AFAD’ın "taşkın riski" uyarısına rağmen Antalya’da dere yatağına 4 bin konutluk proje yapmak isteyen TOKİ’ye yargı "dur" dedi. ÇED onayını durduran mahkeme kararında idarenin hem usulü çiğnediği hem de yetkisini aşarak telafisi güç zararlara yol açacağı vurgulandı.

Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi’nde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından planlanan konut projesi yargı kararıyla durduruldu. Boğaçayı’nın kolu olan Çandır Çayı yatağında yapılması planlanan proje için verilen 10 Aralık 2025 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın açtığı dava sonucu Antalya 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Savcı Yavuz Engin'e 'Tehdit' davasında karar: 5 yıl 6 ay hapis cezası
Savcı Yavuz Engin'e 'Tehdit' davasında karar: 5 yıl 6 ay hapis cezası
İçeriği Görüntüle

Sel riski yaratır, içme suyunu tehlikeye sokar

Halk TV'nin haberine göre TOKİ’nin 6 etaptan oluşan projesi, yaklaşık 563 bin metrekarelik bir alana yayılıyor. Toplam 4 bin 574 konut, 70 dükkan, 2 ilkokul ve 1 cami inşa edilmesi planlanan proje alanı, sadece dere yatağında olmasıyla değil, kentin yaşam kaynaklarını tehdit etmesiyle de gündemde.

Mahkeme dosyasına giren bilirkişi itirazlarına göre proje alanı; Antalya’nın içme suyu havzası niteliğini taşıyor. Bölgenin karstik (erimeye müsait, çökme riski olan) ve alüvyon zemin yapısına sahip olduğu, ayrıca yoğun tarımsal üretimin yapıldığı bir alan olduğu vurgulandı. Ancak idarenin, tüm bu riskleri göz ardı ederek, havza bazlı su yönetimi ilkesini ihlal ettiği ve projenin yaratacağı "kümülatif (birikimli) çevresel etkiyi" hesaplamadığı ortaya çıktı.

AFAD risk var dedi, bakanlık raporunda 'sel yok' yazıldı

AFAD’ın 2021 yılında hazırladığı Antalya İl Afet Azaltma (İRAP) Raporu, bölgenin taşkın riski altında olduğunu ortaya koydu. Raporda, Boğaçayı için yapılan hesaplamalarda bin 620 hektar alanın taşkın riski altında olduğu belirtiliyor. Ancak TOKİ’nin proje tanıtım dosyasında, "Planlanan proje sahasında sel söz konusu değildir" ifadesinin yer aldı.

Halk TV'nin haberine göre idarenin bu prosedürleri atlayarak, basit bir "Proje Tanıtım Dosyası" üzerinden doğrudan "ÇED Olumlu" kararı verdiği tespit edildi. Mahkeme, bu yöntemi açıkça hukuka aykırı buldu.

Bakanlık yerine İl Müdürü imzası

Mahkeme kararında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise "yetki gaspı" oldu. Yönetmeliğe göre "ÇED Olumlu" kararını verme yetkisi devredilemez şekilde Bakanlığa ait. Ancak dava konusu projenin onayının, Bakanlık yerine Antalya Valisi adına İl Müdür Vekili tarafından imzalandığı belgelendi. Mahkeme, İl Müdürlüğü'nün Bakanlık yetkisini kullanarak imza atmasını hukuksuz buldu.

Antalya 2. İdare Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihinde verdiği kararda, işlemin uygulanması halinde çevrenin korunması açısından "telafisi güç veya imkansız zararların doğacağını" belirtti. Mahkeme, idarenin işleminin yürütmesini durdururken, kararı "itiraz yolu kapalı" olmak üzere oybirliğiyle aldı.

Kaynak: Haber Merkezi