Bir süredir aynı evin içinde adeta iki yabancı gibi yaşadıklarını belirten genç kadın, Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açtı. Kadın, evlilik birliğinin sürdürülemez hale geldiğini ifade ederek eşinin davranışlarını gerekçe gösterdi.
Davacı kadın, eşinin sürekli alkol kullandığını, kendisine hakaret ve küfür ettiğini, evin maddi ihtiyaçlarını karşılamadığını ileri sürdü. Ayrıca kayınvalidesini suçlayarak çevreye hakkında olumsuz söylemlerde bulunduğunu ve eşinin sürekli iş değiştirdiğini iddia etti.
Davalı erkek ise söz konusu iddiaları kabul etmedi. Tarafların aynı evde yaşamaya devam ettiğini belirterek boşanma talebinin reddedilmesini istedi. Mahkeme, kadının talebini yerinde bulup çiftin boşanmasına hükmetti.
Davalı erkek de kararı temyiz etti. Devreye giren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşine ilgi göstermemek ve sürekli iş değiştirmenin boşanma sebebi olduğuna dikkat çekti.
Erkeğin ağır kusurlu olduğu vurgulanan Yargıtay kararında Aile Mahkemesi’nin hükmünün yerinde olduğuna dikkat çekerek, erkeğin temyiz müracaatının reddine hükmetti.
Kararda, "Davalı erkeğin evliliğin fiilen devam ettiği sürece birlik görevlerini ağır şekilde ihmal ettiği, eşine ilgi göstermediği, sürekli alkol kullandığı, düzenli bir şekilde çalışmadığı ve sürekli iş değiştirdiği ortadadır.
Taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu ve davacı kadının davasının kabulüne hükmeden ilk derce mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir" denildi.



