‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalarda yeni bir aşamaya geçiliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşturulan komisyonun hazırladığı yol haritası çerçevesinde, hukuki düzenlemeler için Ramazan Bayramı sonrasında adım atılması planlanıyor. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, AK Parti kaynakları, teklif hazırlıklarının başlayacağını, ancak yasalaşma sürecinin Milli İstihbarat Teşkilatı’nın sahada “kritik eşiğe” ulaşıldığına ilişkin raporundan sonra başlatılacağını aktardı.

Suça karışmayanlara adli kontrol

Sahadan gelen son değerlendirmelerde, PKK’lıların silah bırakma sürecinin devam ettiği belirtiliyor. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın son çağrısının ardından silah bırakma yönündeki hareketliliğin artmasının beklendiği ifade ediliyor.

AK Parti kaynaklarına göre, suça karışmamış örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönüşü için yeni bir yasal düzenlemeye gerek olmayabilir. Bu kapsamdaki kişilerin, haklarında suç kaydı bulunmaması halinde cezaevine girmeden adli kontrol hükümlerine tabi tutulacağı belirtiliyor. Türkiye’ye giriş yapanların kayıt altına alınacağı, istedikleri yerde ikamet edebileceği ve belirli aralıklarla karakola imza vereceği kaydediliyor.

Bu kişiler için rehabilitasyon ve topluma kazandırma programı hazırlanacağı, ilgili kurum temsilcilerinin yer alacağı bir mekanizmanın oluşturulacağı da ifade ediliyor.

Suça karışanlar için ayrı düzenleme

Suça karışmış örgüt mensupları için ise ayrı bir yasal düzenleme planlanıyor. Örgüt üyeliği, örgüte yardım ve propaganda gibi suçların, örgütün ortadan kalkması halinde düşebileceği değerlendiriliyor. Ancak adam öldürme, tehdit, gasp ve bombalama gibi fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamındaki karşılıkları üzerinden yargılama yapılacağı belirtiliyor.

Bu kapsamda kamu davası açılacağı ve işlenen suçun TCK’daki karşılığı neyse o cezanın verileceği ifade ediliyor. Güvenlik güçlerine yönelik saldırılar nedeniyle hüküm giymiş kişilerin cezalarını çekeceği vurgulanıyor. Ceza İnfaz Kanunu’ndaki infaz sürelerinde değişiklik yapılmadığı sürece, cezaevinde kalış sürelerinde şu aşamada bir indirim öngörülmediği kaydediliyor.

Yöneticiler ve Avrupa’dakiler

Örgüt yöneticileri için ayrı bir düzenleme planlanmadığı, Türkiye’ye dönmek isteyen yöneticilerin de örgüt üyeleri için yapılacak hukuki düzenlemelere tabi olacağı belirtiliyor. Avrupa’da bulunan ve Türkiye’ye dönmek isteyen örgüt mensupları için de aynı prosedürün uygulanacağı ifade ediliyor.

Öcalan’ın hukuki durumu

Ceza İnfaz Kanunu’nun Geçici 2’nci maddesi uyarınca, ölüm cezası müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları şartlı salıverilme hükümlerinden yararlanamıyor. Bu kapsamda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların cezaları hayat boyu sürüyor.

Abdullah Öcalan’ın şartlı salıvermeden yararlanabilmesi için ilgili geçici maddenin yürürlükten kaldırılması ve diğer maddelerde buna uygun düzenleme yapılması gerektiği belirtiliyor. Hukuki düzenlemelerle “terör” suçlamasının düşmesi halinde Öcalan’ın ömür boyu cezaevinde kalma durumunun değişebileceği ifade ediliyor. Mevcut infaz süreleri korunursa, Öcalan’ın 2035 yılında şartlı salıverme kapsamında tahliye olabileceği değerlendiriliyor.

Özgür Özel’den Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına ilk tepki
Özgür Özel’den Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına ilk tepki
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Haber Merkezi