Konut piyasasında bir evin fiyatını belirleyen unsurlar her geçen gün çeşitleniyor. Aynı semtte, hatta birbirine çok yakın konumda bulunan ve benzer özelliklere sahip daireler arasında büyük fiyat farkları oluşabiliyor. Bu farkın arkasında evin fiziksel özelliklerinin yanı sıra sitenin yönetimi, aidatları, ortak alanların durumu ve geçmişten kalan borçlar da bulunuyor.

Özellikle site içerisindeki konutlarda alıcılar, yalnızca dairenin satış fiyatına değil, ev sahibi olduktan sonra karşılaşacakları düzenli ve olası ek giderlere de bakıyor. Bu nedenle satın alma kararı öncesinde sitenin mali yapısını ve yönetim biçimini araştırmak önem kazanıyor.

Satın almadan önce siteye bakılıyor

Alıcılar, dairenin satış bedelinin yanında aidat tutarını ve gelecekte karşılaşabilecekleri masrafları da hesaplıyor. Yüksek aidatlar, geçmiş dönem borçları, planlanan büyük bakım ve yenileme çalışmaları ile site sakinlerinden talep edilebilecek ek ödemeler, ilk bakışta uygun görünen bir konutun gerçek maliyetini önemli ölçüde artırabiliyor.

Bu nedenle bazı alıcılar karar vermeden önce sitenin bütçesini, aidat geçmişini, mevcut borçlarını, devam eden hukuki süreçlerini ve önümüzdeki dönemde yapılması planlanan harcamaları araştırıyor.

Bir evin yalnızca bugünkü fiyatına bakmak, ileride karşılaşılabilecek mali yüklerin gözden kaçırılmasına neden olabiliyor. Özellikle büyük sitelerde asansör yenilemesi, dış cephe bakımı, otopark düzenlemesi veya sosyal tesislerin onarımı gibi yüksek maliyetli çalışmalar ev sahiplerinin karşısına ek ödeme olarak çıkabiliyor.

Kötü yönetim değeri düşürüyor

Ekonomim'de yer alan habere göre, site yönetiminin yüksek aidat toplamasına rağmen temizlik, güvenlik ve bakım hizmetlerinin yetersiz kalması da konutun cazibesini azaltıyor.

Çalışmayan asansörler, bakımsız ortak alanlar, sık yaşanan elektrik veya su sorunları ve kullanılmayan sosyal tesisler yaşam kalitesini düşürürken, satış sırasında alıcının daha fazla pazarlık yapmasına da yol açabiliyor.

Gelir-gider hesaplarının şeffaf biçimde paylaşılmaması ve geçmiş dönemlerden kalan borçların yeni ev sahibine ek mali yük oluşturması ihtimali de alıcıların çekinceleri arasında yer alıyor.

Bu nedenle aynı bölgede, aynı büyüklükte ve benzer özelliklere sahip iki daire arasında fiyat farkı oluşurken, sitenin yönetim kalitesi önemli bir belirleyici haline gelebiliyor.

Düzenli yönetilen siteler öne çıkıyor

Güvenliğin sağlandığı, ortak alanların bakımlı olduğu, otopark ve sosyal imkanların düzenli işletildiği siteler özellikle aileler açısından daha fazla tercih edilebiliyor.

'Sıfır faizle' kredi veren bankalar muslukları açtı!
'Sıfır faizle' kredi veren bankalar muslukları açtı!
İçeriği Görüntüle

Buna karşılık gürültü sorunlarının yaşandığı, kısa süreli kiralamaların yoğun olduğu veya ortak yaşam kurallarının uygulanmadığı sitelerde dairelerin satış süreci uzayabiliyor.

Sektör temsilcilerine göre konut alırken sorulan sorular da değişiyor. Artık alıcılar yalnızca “Bu daire nasıl?” diye sormuyor; “Bu site nasıl yönetiliyor?”, “Aidat ne kadar?”, “Geçmiş borç var mı?” ve “Yakında ek ödeme çıkacak mı?” sorularına da yanıt arıyor.

Kısacası bir evin gerçek maliyetini anlamak için tapudaki metrekareden ve satış fiyatından daha fazlasına bakmak gerekiyor. Özellikle site içerisinde konut satın alacakların, karar vermeden önce aidat ve yönetim geçmişini incelemesi, ileride karşılaşabilecekleri beklenmedik masrafların önüne geçebilir.

Kaynak: Haber Merkezi