Stand-up sanatçısı Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına karşı Ankara’da bir araya gelen sanatçılar, tiyatro toplulukları, kültür-sanat kurumları ve meslek örgütleri ortak bir dayanışma metni yayımladı.

“Mizah suç değildir” denilen metinde, Göktaş’ın tutuklanmasının sanat ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların bir parçası olduğu vurgulandı. İktidarın sanatçıları “apolitikliğe ve söylemsizliğe” mahkûm etmeye çalıştığı belirtilerek, baskılara karşı mücadelenin ve dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı.

Görevden alınan Vali Çiçekli için imza kampanyası
Görevden alınan Vali Çiçekli için imza kampanyası
İçeriği Görüntüle

İmzaya açılan metne Anadolu Müzik Kültürleri Derneği, Mülkiye Sahne, Tiyatro Üreticileri ve Yapımcıları Derneği’nin de aralarında bulunduğu 16 kurumun yanı sıra Bülent Ortaçgil, Nur Sürer, Erdal Erzincan, Mercan Erzincan, Vedat Sakman, Taner Öngür ve Ayşe Tütüncü gibi çok sayıda sanatçı destek verdi.

Göktaş’ın yaklaşık üç yıldır sahnelediği “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisi, 24 Haziran’da YouTube üzerinden ücretsiz ve reklamsız biçimde yayımlandı. Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda kaydedilen yaklaşık 90 dakikalık gösteri kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaştı.

Gösterideki ifadeleri nedeniyle iktidara yakın isimler tarafından hedef gösterilen Göktaş hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı.

Hakkındaki soruşturmayı öğrendikten sonra yurtdışından Türkiye’ye dönen Göktaş, 2 Temmuz’da İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. Göktaş, bir gün sonra çıkarıldığı hâkimlik tarafından tutuklandı.

Göktaş, savcılık ifadesinde gösterisini 2023 yılından bu yana Türkiye’nin farklı kentlerinde yaklaşık 100 bin kişinin karşısında sahnelediğini belirterek suçlamaları reddetti. Sözlerinin siyasi eleştiri ve mizah kapsamında olduğunu söyleyen Göktaş, Cumhurbaşkanı’na hakaret etme veya inançlı kişileri aşağılama kastı taşımadığını ifade etti.

Tutuklanan Göktaş, Tekirdağ’daki Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na, kamuoyunda kullanılan ifadeyle “kuyu tipi” cezaevine sevk edildi.

Sanatçıların yayımladığı ortak açıklamada, Göktaş hakkında verilen gözaltı ve tutuklama kararlarının anayasal ifade özgürlüğü ve sanatın özgürlüğü ilkeleriyle çeliştiği belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Deniz Göktaş hakkında verilen bu kararlar tamamen hukuksuzdur; anayasal ifade özgürlüğüyle ve sanatın özgürlüğü ilkesiyle doğrudan çelişmektedir. Mizah suç değildir.

Tek adam iktidarının üzerimize çöken baskısını, toplumu sindirmek için hukuku nasıl ayaklar altına aldığını artık biliyoruz. Sanatın ve sanatçının apolitikliğe, söylemsizliğe mahkûm edilmek istendiği bu günlerde Deniz, uzun süredir yapılamayanı yapmıştır. Ancak zaman, yalnızca 'ne büyük cesaret' diye yerimizde oturma zamanı değildir. Çünkü Deniz'in açtığı kapı, bir kahramanlık öyküsü değil; haklı ve meşru mücadelemizde omuz omuza saf tutmanın kapısıdır.

İktidar, kendi faşizmini inşa ederken Deniz'i ve daha nice dostumuzu tutsak ederek bize boyun eğdireceğini sanıyor. Gözaltılarla, yasaklarla bizleri korkutmaya çalışanlara verilecek tek yanıt mücadelemizi büyütmek olmalıdır."

Ankara'da başlayan ve yayılan dayanışma metni kısa sürede birçok sanatçı, tiyatro, dernek ve topluluk tarafından imzalandı. Çağrı, 17-18 Temmuz tarihlerinde sosyal medya hesapları üzerinden de paylaşıldı. İmza kampanyasının sürdüğü belirtilirken, yalnızca sanatçı ve sanat emekçilerine açık olan metnin Google Formlar aracılığıyla imzaya açık olmaya devam ettiği ifade edildi.

Kaynak: Haber Merkezi