Barbadoslu dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna’nın şirketi, Türkiye’de adının haksız ve izinsiz şekilde tescil ettirilmesi üzerine başlattığı hukuki süreçten zaferle ayrıldı. Sanatçının adını tek harf farkıyla "RIANNA" şeklinde tescil ettiren firmanın markası, mahkeme kararıyla tamamen hükümsüz kılındı. Verilen bu karar, uluslararası tanınırlığa sahip isimlerin marka haklarının korunması açısından emsal bir nitelik taşıyor.
Dava sürecinde Rihanna’nın avukatları, sanatçının küresel çaptaki tanınırlığına vurgu yaparak "RIANNA" ibaresinin tescilli marka ile neredeyse birebir aynı olduğunu ifade etti. Aradaki tek harflik farkın markaları birbirinden ayırmaya yetmediği ve tüketicilerde yanılsama yarattığı savunuldu.
Davalı taraf ise söz konusu kelimenin Arapça kökenli olduğunu ve "güzel koku" anlamına geldiğini öne sürerek davanın reddini talep etti. İncelemelerini tamamlayan mahkeme, aradaki küçük harf farkına rağmen ortalama bir tüketicinin iki ismi birbiriyle karıştırabileceğine karar vererek tescilin iptaline hükmetti.
Türkiye'deki marka haklarını korumak amacıyla yargı yoluna başvuran tek küresel isim Rihanna olmadı. ABD'li dünyaca ünlü şarkıcı Beyoncé de benzer bir gerekçeyle isminin Türkiye'de üçüncü kişilerce tescil ettirilmesi üzerine hukuki mücadele başlattı.
Yargı makamları, uluslararası üne sahip isimlerin marka değerinden izinsiz yararlanılmasının haksız rekabet oluşturduğunu ve bu durumun tescilli markaların ayırt edici niteliğine zarar verdiğini vurguluyor.




