Dijital platformların medya tüketimindeki ağırlığı her geçen gün artarken, geleneksel medya kuruluşları ile dijital mecralar arasındaki denetim ve yükümlülük farkı da tartışmaların merkezine yerleşiyor.

Televizyon kanalları içerik, reklam süreleri, yayın politikaları ve lisans yükümlülükleri açısından kapsamlı denetimlerden geçerken, başta YouTube olmak üzere dijital platformların farklı kurallara tabi olması sektörde haksız rekabet eleştirilerini beraberinde getiriyor.

Geleneksel yayıncılıkta program içeriklerinden reklamlara kadar çok sayıda alan yasal düzenlemeler kapsamında denetleniyor. Reklamların süresi ve içeriği konusunda belirli sınırlamalar uygulanırken, yayın kuruluşları lisans ve diğer mali yükümlülükleri de yerine getirmek zorunda.

Dijital platformlarda ise benzer içeriklerin çok daha farklı bir denetim sürecinden geçtiği belirtiliyor. Sosyal medya ve video platformlarında şiddet, uyuşturucu, suç, aile yapısı ve toplumun genel değerleriyle bağdaşmayan içeriklerin kısa sürede geniş kitlelere ulaşabilmesi, mevcut denetim mekanizmalarının yeterliliği konusunda soru işaretleri oluşturuyor.

Reklam gelirlerinde büyük adaletsizlik tartışması

Milliyet’te yer alan habere göre medya sektöründeki dönüşümün en önemli başlıklarından biri de reklam yatırımlarının yön değiştirmesi. Reklam pastasından dijital platformların aldığı payın artması, başta televizyonlar olmak üzere geleneksel medya kuruluşlarının gelirlerini doğrudan etkiliyor.

Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital mecraların reklam gelirlerinden aldığı payın yüzde 75’e çıktığını, geleneksel televizyon kuruluşları ve geleneksel medyanın toplam reklam payının ise yüzde 25’te kaldığını belirtiyor.

Kırık, reklam gelirlerinin yüzde 75’inin yurt dışına gittiğini, yüzde 25’inin ise Türkiye’de kaldığını ifade ediyor. Geleneksel yayın kuruluşlarının reklam konusunda ciddi sınırlamalarla karşı karşıya olduğunu belirten Kırık, televizyonlarda reklam süresinin saatte 12 dakika ile sınırlandığını, sosyal medya platformlarının ise daha geniş bir hareket alanına sahip olduğunu dile getiriyor.

Türkiye'nin en çok vergi ödeyen isimleri belli oldu
Türkiye'nin en çok vergi ödeyen isimleri belli oldu
İçeriği Görüntüle

Geleneksel medya kuruluşlarının vergi yükümlülüklerine de dikkat çekilirken, televizyon ve diğer yerli medya kuruluşlarının Türkiye’de istihdam oluşturduğu, küresel dijital platformların Türkiye’deki operasyonlarının ise daha sınırlı bir çalışan yapısıyla yürütüldüğü belirtiliyor.

Reklam gelirlerinin önemli bölümünün küresel şirketlerin yurt dışındaki merkezlerine aktarılması, yalnızca medya kuruluşlarının gelirleri açısından değil, sektördeki istihdam açısından da tartışma yaratıyor. Yerli medya kuruluşlarının gelir kaybının artmasının, çalışan sayısı ve yeni istihdam olanakları üzerinde de baskı oluşturabileceği ifade ediliyor.

Vergi ve lisans yükümlülükleri de gündemde

Dijital platformlar ile geleneksel medya arasındaki fark yalnızca içerik ve reklam denetimiyle sınırlı kalmıyor. Vergilendirme ve lisans ödemeleri de sektörün önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor.

Sektör temsilcilerinin aktardığı verilere göre dijital hizmet vergisi yüzde 5 seviyesinde bulunurken, televizyon kuruluşlarının yıllık kârları üzerinden daha yüksek oranlarda ödeme yaptığı ifade ediliyor. Televizyon kanallarının lisans, yayıncılık ve diğer operasyonel maliyetleri de geleneksel medyanın üzerindeki finansal yükü artırıyor.

Dijital platformların büyümesiyle birlikte medya sektöründeki rekabet dengeleri önemli ölçüde değişirken, sektör temsilcileri dijital mecraların tamamen denetim dışı bırakılmasını değil, geleneksel ve dijital medya arasında daha dengeli bir düzenleme yapılmasını istiyor.

Özellikle içerik denetimi, reklam kuralları, vergilendirme ve istihdam konularında ortak bir çerçeve oluşturulmasının rekabet açısından daha adil bir ortam sağlayacağı belirtiliyor.

Dijital platformların medya tüketimindeki payı arttıkça, önümüzdeki dönemde tartışmanın yalnızca hangi platformun daha fazla kullanıcıya ulaştığı üzerinden değil, bu platformların faaliyet gösterdikleri ülkelerde hangi sorumlulukları üstlenmesi gerektiği üzerinden de şekillenmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi