KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu, Türkiye'deki sürece ve Suriye'deki çatışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Medya Haber'e konuşan Karasu, Şeyh Maksud'dan Kuzey Doğu Suriye’ye yayılan çatışmaların "süreci sabote etmek" ve "süreci tıkatmak" anlamına geldiğini söyledi.

"Bir komisyon da kuruldu. Meclis'in devreye girmesi bu bakımdan çok olumluydu, önemliydi. Çünkü bu sorun ancak Türkiye toplumu iradesi olduğunu söyleyen, Türkiye toplumu adına karar veren, öyle iddia edilen, yasa çıkaran, anayasa değiştiren Meclis'tir" diyen Karasu, şöyle devam etti:

"Fakat oradan da çok fazla bir sonuç çıkmadı. O komisyonun kamuoyunu hazırlama, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü konusunda öneriler sunma gibi bir yaklaşımı olmadı. Fakat bu komisyonun görevi, görüşmeler, bu tartışmalar sonucu bazı demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü konusunda yasa önerisi sunmasıydı. Ama oyalıyor.

Cumhurbaşkanlığı koruma harcamaları tartışma yarattı
Cumhurbaşkanlığı koruma harcamaları tartışma yarattı
İçeriği Görüntüle

İşte uzattılar ömrünü yine Şubat'ın sonuna kadar. Bu komisyon, evet iddialıydı ismiyle. Kardeşlik, dayanışma ve demokrasi dedi. Fakat ismine de uygun, beklentilere de uygun bir cevap vermedi. Bu tabii önemli. Toplumda eğer bu sürece karşı hâlâ bazı kuşkular varsa, nedeni hem hükümetin yaklaşımları, hem de bu komisyonun, çok önemli rol üstlenen komisyonun, üzerine düşen sorumluluğu gerektiği üzere yapmamasıdır."

"Süreci sabote etmektir, süreci tıkamaktır"

Karasu, Suriye'deki çatışmalara ilişkin ise şunları söyledi:

"Şimdi bütün Kürt bölgelerinde saldırı var. Şimdi bu başlı başına bir sürece karşı gayri ciddi yaklaşımdır. Süreci sabote etmektir, süreci tıkamaktır. Bu kesinlikle bu anlama geliyor. Zaten herkes söylüyor, Suriye'de Kürtlere düşmanlık, içeride nasıl barış olacak? Bunu söylüyorlar. Şimdi bu yönüyle, Rojava'ya bu yaklaşım gerçekten sürecin geleceğinin ne olacağı yönünde kaygılar oluşturuyor. Rojava saldırısı bir yönüyle de sürece saldırıdır. Sürece provokasyondur."

Kaynak: Haber Merkezi