DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Suriye’de Kürtlerin hedef alındığını ve son dönemde yaşanan saldırıların “katliam hedefli büyük bir komplo” olduğunu söyledi. Buldan, cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) yönetiminin Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine, ayrıca Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik saldırılarını değerlendirdi.
MA’ya konuşan Buldan, 6 Ocak’tan bu yana yaşanan olayların, Kürt halkının katledilmesini hedefleyen kapsamlı bir planın parçası olduğunu belirtti. SDG ile HTŞ arasında varılan mutabakat ve ateşkesin bu nedenle önemli olduğuna dikkat çeken Buldan, sürecin yalnızca diplomatik görüşmelerle değil, Kürt halkının sahadaki direnişi ve sahiplenmesiyle bu noktaya geldiğini vurguladı.
Buldan, anlaşmanın yeterli olup olmadığı yönündeki tartışmalara da değinerek, “Yaşananlar bize çok açık biçimde büyük bir komplo olduğunu gösterdi. Bu komplo Kürt halkının katledilmesine yol açabilirdi. Dolayısıyla böyle bir anlaşmanın ortaya çıkmasını önemsiyoruz” dedi.
Mutabakatta Öcalan rolü
DEM Parti temsilcisi, mutabakatın oluşmasında Abdullah Öcalan’ın rolüne özel vurgu yaptı. Öcalan’ın Suriye’deki gelişmeler karşısında büyük bir kaygı ve öfke duyduğunu aktaran Buldan, 17 Ocak’ta yapılan son görüşmede çatışmaların devam ettiğini ve bu nedenle müzakere ve diyalog kanallarının açılması yönünde önemli tespitler yapıldığını ifade etti. Buldan, “Sayın Öcalan’ın mesajlarının iletilmesiyle birlikte sürecin bu aşamaya gelmesi tesadüf değil. Onun rolü, Kürt halkının bir kez daha katliamdan geçirilmemesi açısından belirleyici oldu” dedi.
Öcalan’ın Kürtlerin yeni bir komployla karşı karşıya olduğu yönündeki değerlendirmesini aktaran Buldan, “Sayın Öcalan, bunun yeni bir ‘15 Şubat komplosu’ olduğunu söylüyor. Kürtler bir kez daha katliamın eşiğine getiriliyor. Bu nedenle güvenlik, gelecek ve kazanımların korunması hayati önemde” ifadelerini kullandı.
Buldan, Şam yönetimi ile SDG arasında varılan uzlaşının önemli olduğunu ancak mücadelenin bununla sınırlı olmadığını belirtti. Kürt halkının Rojava’dan Bakur’a kadar tarihsel varlığını sürdürdüğünü vurgulayan Buldan, “Anlaşmaya dair tartışmalar elbette var. Ancak meseleye sadece ‘yeterli-yetersiz’ diye bakılamaz. Kürt halkının mücadelesi sürecek” dedi.



