Yeni Parti lideri Özgür Özel, kayyım atanan Halk TV binasının önünde gerçekleştirilen Dayanışma Mitingi'nde vatandaşlara ve basın emekçilerine seslendi. Basın özgürlüğünün demokrasinin teminatı olduğuna vurgu yapan Özel, muhalefetin sesini tamamen kesmeye niyetlendiğini belirterek, basına yönelik saldırıların muhalefete yapılan saldırılardan bağımsız olmadığını ve bu organize darbeye karşı omuz omuza direneceklerini söyledi.
Miting alanında toplanan kalabalığın coşkulu sloganları eşliğinde konuşmasını sürdüren Özel, Türkiye'nin karanlık bir dönemden geçtiğini ve halkın gerçekleri öğrenme hakkının sistematik olarak hedef alındığını dile getirdi.
'Bu dört başı mamur darbedir'
Halk TV'ye atanan kayyımı protesto etmek amacıyla bir araya geldiklerini belirten Özel, kanalın 200'e yakın emekçisinin ve onurlu duruş sergileyen gazetecilerin sonuna kadar yanında olduklarını vurguladı. Yaşanan sürecin Cafer Mahiroğlu'yla ilgili basit bir mali soruşturma kisvesi altında yürütüldüğünü, ancak gerçeğin çok daha farklı olduğunu ifade eden Özel, şunları kaydetti:
"Halk TV'ye yapılan iş Cafer Mahiroğlu'yla, bir mali soruşturma değil, o kisve altında Halk TV'nin yayınını susturma, halkın haber alma hakkına el koyma işidir. Bu dört başı mamur darbedir. Kanal yandaş ise yayına devam, muhalif ise iflahını kesiyorlar. Elbette bugün Halk TV'nin önündeyiz, sadece onlar için ses yükseltmiyoruz, T24'ten TELE 1'e kadar tüm kanallara, engellenen tüm mecralara sahip çıkıyoruz. İMECE'yi, Hayat TV'yi unutmuyoruz."
Özel, iktidarın kendi medyasını yaratarak toplumu tek sesli bir yapıya mahkum etmek istediğini, ancak özgür basın geleneğinin bu baskılara boyun eğmeyeceğini belirtti.
Kılıçdaroğlu'na gönderme
Konuşmasında geçmişteki bazı kritik siyasi olaylara ve dönemin genel başkanına da geniş yer veren Özel, Halk TV'nin her zaman en zor koşullarda dahi halkın yanında yer aldığını ve bedel ödediğini belirtti. Medyanın iktidar karşısındaki tutumunu kıyaslayan Özel, konuya ilişkin şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Halk TV kara düzenin dayattığına inat, bütün zorluğuna rağmen basın emekçilerinin mücadele ettiği bir yerdi. Birileri penguen yayını yaparken, Halk TV sokağın nabzını tutmuştu. Birileri Soma sokaklarında madenci tekmelerken bunu gösteren Halk TV emekçileriydi. Bir gün Atatürk'ün koltuğunda oturan Genel Başkan, Çubuk'ta saldırıya uğrarken Halk TV oradaydı. Halk TV yine yakanlardan değil yananlardan taraftı ama ne yazık ki o kişi Halk TV'yi hedef gösterenlerden oldu."
Bu sözleriyle geçmişteki bazı yaklaşımlara sert eleştiriler yönelten Özel, basının fedakarca yaptığı haberlerin unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.
'Mesleğini onuruyla yapanlar için buradayız'
İktidarın kendinden olmayan medya kuruluşlarını hedef aldığını, baskı mekanizmalarıyla bir havuz medyası düzeni oluşturduğunu savunan Özel, gazetecilere yönelik yargı tacizlerine tepki gösterdi. Türkiye'nin geçmişte cesur gazeteciler verdiğini ve bu mirasa sahip çıkacaklarını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Uğur Mumcuları, Hrant Dink'leri, Ahmet Taner Kışlalı'ları unutmadı. AK Parti her zaman basın özgürlüğünün karşısında oldu. Bir havuz düzeni medyası oluşturdu. Karşısında olanla uğraştı, yıldırmaya uğraştı. Gazetecilere 'ya beni savunursun ya da ekmeğinden olursun' dedi. 12 Eylül'de askerler bazı haberleri çıkmadan engelliyordu, gazeteciler o kısmı boş bırakıp protesto ediyordu. Yetmiyor, kendinden olmayan medya kuruluşlarını yok ediyorlar. Yandaşları tarafından savunuluyor. Biz mesleğini onuruyla yapanlar için buradayız. Merdan Yanardağ'dan Murat Ağırel'e, bugün susturulmaya çalışılan İsmail Arı'ya... Tüm tutuklulara selam olsun! İsmini saydığım, sayamadığım bütün gazetecilere selam olsun!"
İktidar kanadından ve yandaş mecralardan gelen eleştirilere de sert bir dille yanıt veren Özel, sokak eylemleri ve hak arama mücadelesi hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
"İktidarın borazanı A Haber diyor ki 'Özel, sokakları karıştırmaya çağırıyor.' Ben kargaşaya, şiddete çağırmam; direnmeye, sokaklara çağırıyorum. Biz sokağa çağrı yaparsak, sen öyle yalan haberlerine devam edemezsin. Gazeteciler cumartesi sokağa iniyor, biz de onlara destek oluyoruz. Gazeteciysen sen de sokağa inersin."





