Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a diplomasını mahkemeye sunma çağrısı yapan Özgür Özel, söz konusu davada hakimin diplomanın dosyaya eklenmesini istemesinin ardından “reddi hakim” talebinde bulunulduğunu açıkladı.

Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Özel, Erdoğan’ın diploması varsa mahkemeye ibraz etmesi gerektiğini belirterek, sürecin yargı üzerinden ilerlediğini vurguladı. Özel, “Sayın Erdoğan; varsa diploman o mahkemeye sunacaksın” dedi.

Özel’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Yumurtlayan tavuğu yabancılara satmak istiyorlar”

“Buradan, bu mübarek Ramazan gününde Türkiye’deki bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum: Köprülerinin satılacağından haberdar olan vatandaşlarımızın oranı anketlere göre yüzde 35-40. Bir kere bunu duyan, duymayana duyursun. Haberdar olup da köprü satışını destekleyenlerin oranı yüzde 10; yüzde 90 karşı. Altın yumurtlayan tavuğu yabancılara satmak istiyorlar. Dediğim gibi, adam fiyatı 5 katına çıkardığı gün bir yılda bütün parayı toplayacak; 25 yıl boyunca gelecek bu gelirden hepimiz mahrum kalacağız.

Benim ona itirazım şudur: O para bana lazım, o para Cumhuriyet Halk Partisi’ne lazım, o para Türkiye İttifakı’na lazım. Seneye yaparsan 24 sene, öbür sene yaparsan 23 sene o paranın geleceği Cumhuriyet iktidarlarına lazım. Biz o parayla en düşük emekli maaşını asgari ücrete çıkaracağız, sonra bir buçuk asgari ücret yapacağız. Biz o parayla asgari ücreti yükselteceğiz; oradan zorlanacak olan küçük esnafa, KOBİ’ye, sanayiciye sosyal güvenlik destekleme yardımı yapacağız, destekleme primi vereceğiz. O parayla biz, kanunda 5 yazarken 1 verdiğiniz çiftçiye hakkı olan 5 desteklemeyi ödeyeceğiz. O parayla biz, bu telefonu almak isteyen öğrenciye, ilk telefonunda, ilk bilgisayarında ‘Vergi yok kardeşim, bu telefon sana 50.000 lira.’ diyeceğiz.

O yüzden, öyle gider ayak; bundan sonra göreceksiniz bir iktidarın gidişini. Muhalefet köylerde, sağ olsunlar, uzun süredir o şekilde gidiyor; iş muhtarın karşıdan gelişinden anlar, bürokrasiden gelen bilgilerden anlar. Seçmen de iktidar da gidişini gider ayak yaptıklarıyla gösterir. Şimdi gider ayak, 25 yıllık parayı hemen alayım; ha seçim öncesi bir şeyler yapayım, belki milleti kandırırım. Milletin o işlere karnı tok. ‘Kış geçer, kurt yediği ayazı unutmaz’ demişler.

Bu zor günler geçecek ama bu emekli, bu emekçi, bu öğrenci, bu esnaf, bu çiftçi ettiklerinizi unutmayacak; sandıkta hesabı soracak.

Özgür Özel’den Erdoğan’a diploma tepkisi

19 Mart’tan sonra meydanlarda üniversite öğrencileri ‘Diplomasız Erdoğan’ sloganı attı. Ben de bir mitingde buna eşlik ettim. Bunun üzerine bana dava açıldı. Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, davacı taraf diplomanın var olduğunu söyledi. Hakim, ‘Varsa dosyaya sunun’ dedi. Davacı vekilleri, diplomanın dosyaya sunulmasının zorunlu olmadığını ifade etti. Hakim diplomanın dosyaya sunulmasında ısrar edince, davacı taraf hakimin reddini talep etti ve hakimin konuya ilişkin kişisel şüphe taşıdığı gerekçesini ileri sürdü.

Özgür Özel’den Akın Gürlek’e: 'Süre bu akşam doluyor'
Özgür Özel’den Akın Gürlek’e: 'Süre bu akşam doluyor'
İçeriği Görüntüle

Sonuç olarak reddi hakim talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildi ve dosya mahkemesine iade edildi.

“Bu diploma mahkemeye sunulmalı”

Şu noktada söylenecek söz şudur: Eğer ‘diplomam var’ deniliyorsa, bu diploma mahkemeye sunulmalıdır. Varsa sunulur, yoksa tartışma devam eder.

Biz bugüne kadar Ekrem İmamoğlu’nun diploma meselesiyle ilgili hem kendi açtığı idare mahkemesi davalarına hem de hakkında açılmış sahtecilik gibi suçlamalara ilişkin davalara gittik. Ekrem Başkan neredeyse bu kürsü büyüklüğünde beyaz panolara diplomasını bastı, diploma almak için yazdığı dilekçeyi bastı, olur yazısını bastı, kendisiyle birlikte yatay geçiş yapanların listesini bastı. Kıbrıs’taki üniversiteden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne yatay geçiş yapmış, iki dersi hariç diğer dersleri kabul edilmiş; inkılap tarihi ve Türkçe gibi dersleri yeniden almış. Çünkü üniversite ‘bizim müfredatımız daha kapsamlı’ demiş. Dört yıl boyunca tüm dersleri tamamlamış, mezun olmuş. Diplomasını anasının ak sütü gibi helal olduğunu söyleyerek kürsüde kaldırıp ‘Hakim Bey, diplomam burada’ demiş.

Karşısında ise diplomasını mahkemeye sunması gereken ama diplomasını hiç görmediğimiz birisi var ve o kişi diplomasını dosyaya koyamıyor. Bundan sonra milletin vicdanında durum nettir: Ekrem İmamoğlu’nun diploma meselesi nasıl düştüyse, Recep Tayyip Erdoğan’ın diploması da görülmediği sürece milletin vicdanında tartışılmaya devam edecektir. Dünya kadar hakaret bu gerçeği örtmez.

“‘CHP kuşatılmış’ diyorsunuz; bu memleketi FETÖ ile kuşatan kimdi?”

Sayın Erdoğan, Ramazan mübarek gün; yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, çeteler, beceriksizlik, liyakatsizlik diyerek CHP’yi kuşatılmış göstermek istiyorsunuz. CHP’yi kuşatan bir şey varsa, o da sizden kurtulmak isteyen milletin evlatlarının iradesidir. Geçen yıl bize saldırdığınızda üyelik kampanyası başlattık, ‘oy kullanmak için üyelik gerekir’ dedik, 500 bin kişi geldi üye oldu. 23 Mart’ta dayanışma sandıkları kurduk, 15,5 milyon vatandaş gelip oy verdi. Üç aylık hamile kadın bebeği için koştu, bastonuyla yürüyen teyzeler memleketin yarınları için sandığa gitti.

Siz dönüp ‘CHP kuşatılmış’ diyorsunuz. Bu memleketi FETÖ ile kuşatan kimdi? Bu Meclis’i bombalayanlara F-16’ları kim verdi? Tankların mazotunu kim doldurdu? 17-25 Aralık’ta ortaya saçılan paralar ne oldu? Bütün o dosyalar dokunulmazlık zırhıyla kapatıldı.

Şimdi diploması ortada olan, yaptığı işlerde kamu zararı bulunmayan bir belediye başkanını sırf yenemeyeceğinizi düşündüğünüz için Silivri’de tutuyorsunuz. Sonra da dönüp ‘CHP kuşatılmış’ diyorsunuz. Gelin sandığı ortaya koyalım. Millet karar versin. Sizi mi yönetimde görmek istiyor, bizi mi? Çıkın meydana, sandıklar kuşatılsın, kararı seçmen versin.

Önümüzdeki pazartesi 350 çalışma arkadaşımızla milletimizin huzuruna çıkıyoruz. Önce parti programımız vardı, şimdi Cumhurbaşkanlığı aday ofisinde hükümet programımız var. Politika kurullarımızın çalışmaları, 135 uzmanın hazırlıkları, bunları sahaya taşıyacak 350 kişilik ekip ve 81 il başkanımızla yola çıkıyoruz. Türkiye’nin en büyük propaganda ordusunu kuruyoruz. Milletimize yapacağımız çağrıyla dünya siyaset tarihinin en uzun ve en kalabalık seçim kampanyasını başlatacağız.

19 Mart’ta da söyledim: Gerekirse bir gün bile kampanya yaparım ama arkadaşlarımı size teslim etmem.”

Kaynak: Haber Merkezi