CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Ataşehir’de düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özel, konuşmasında Macaristan’daki seçim sonuçlarına atıfta bulunarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi. Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın seçimlerde kaybettiğini hatırlatan Özel, benzer bir sonucun Türkiye’de de yaşanacağını öne sürdü.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Orta Doğu’ya ilişkin açıklamalarına da değinen Özel, söz konusu ifadeleri eleştirerek Türkiye’nin dış müdahalelere karşı duracağını dile getirdi.

Soruşturma eleştirisi

İçişleri Bakanlığı’nın belediyelere yönelik soruşturma verilerine de değinen Özel, açıklanan rakamlar üzerinden uygulamaları eleştirdi. Özel, farklı siyasi partilere mensup belediyelere yönelik işlemler arasında eşitsizlik olduğunu savunarak, yürütülen soruşturmaların uygulama biçimini sorguladı.

Özel'in konuşmasından satır başları şu şekilde:

"CHP'ye iktidar yolunda çelme çakılsın diye yapılan bir operasyon"

"Birileri karşımıza çıkmış, İstanbul'da Ekrem olmaz, kayyum olsun diyor. Ataşehir'i kendimize ayırdık diyor. Siz bilemezsiniz diyor. Korkuturum, sindiririm diyen, bak bu meydana da biraz daha kudur! Onursal Adıgüzel, 18 yaşından beridir partimizin bir neferidir. Gençlerin desteği ile ön seçimle milletvekili adayı olmuş, genelbaşkan yardımcısı olmuş, Ataşehir'de önemli işler yapmış, Ata'nın şehrinde çalışan, topluma önderlik eden bir başkan olarak sizin gönlünüze taht kurmuş bir kardeşiniz. Adıgüzel'e ne bir baz kaydı ki olsa ne yazar İstanbul'da herkesin bir yerlerde baz kaydı var ama ne baz kaydı ne de bir para kaydı var. Ne iz var ne kanıt ona rağmen Onursal'ı sorumlu tutuyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan okul saldırıları sonrası yeni tedbir mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan okul saldırıları sonrası yeni tedbir mesajı
İçeriği Görüntüle

Sırf 19 Mart darbesi devam etsin diye, CHP'ye iktidar yolunda çelme çakılsın diye yapılan bir operasyon. Büyük bir özgüvenle, Onursal'ın abisi ve partisinin başkanı olarak diyorum ki bunun hesabı sorulacaktır. Sırf seçim kazanamayacakları için nelere tenezzül edildiğini görsün. AKP'nin, kaldıysa, makul insanlarına sesleniyorum, Onursal'a tek bir suçlama yok, Onursal'a örgüt şemasındasın diyorlar. Yarın bunu Konya'ya Kayseri'ye de yaparlar. 23 yıllık iktidarın sonunda bu yolu açıp da giderse birileri, bu yoldan kim geçer, geriye kim kalır hesap edemezsiniz. Onun için aklınızı başınıza toplayın, kul hakkına girmeyin, arkadaşlarımıza haksızlığın arkasında değil karşısında durun.

Aklınızı başınıza alın. Yarın keser döner sap döner, yarın seçim olur iktidar değişir. Bu açtığınız yolda bir savcı bulan, bir tane meczup iftiracı bulan, elinde kanıtı olmayan ama açtığınız yoldan yürümeye kalkan biri çıktığında dışarıda ve geriye dönük ne bir AK Partili belediye başkanı kalır, ne bir AK Partili belediye meclis üyesi kalır, ne bir AK Partili siyasetçi kalır. Herkes nasıl bir yol açtığını, sırf seçim kazanamayacağı için nelere tenezzül edildiğini görsün.

"591 AKP'liden hangisinin evine gece 1'de gittiniz, hangi AKP'liyi nezarete koydunuz, hangisi hakkında tutuklama kararı verdiniz?"

AKP'li olanlara sesleniyorum, sizi bizle korkutmasınlar, bizler iyi insanlarız. Trafikte kalan, toplu taşımada olan insanlar var ötede. Bu insanlar yürekli güzel insanlar, bu meydandan kötülük çıkmaz.

CHP, hatası, kusuru olanların partisi değil olduğunda onları ayıranların partisi. Adıgüzel'i örgüt kurmakla suçluyorlar, amaisnat yok kanıt yok. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum, Onursal hangi örgütü kurduysa o örgüte beni de yazın! Adıgüzel'in evine gidildi, hiçbir şey bulunmadı. O gün yapılan işlem hukuksuzdur, buradan İçişleri Bakanı'na sesleniyorum, diyorsunuz ki 591 AKP'liye 321 CHP'li belediyeye soruşturma izni verdik. Peki 591 AKP'liden hangisinin evine gece 1'de gittiniz, hangi AKP'liyi nezarete koydunuz, hangisi hakkında tutuklama kararı verdiniz? AKP'li belediyede, CHP'li belediyeden iki katı fazla iddia var. Yapılan işlem yüzde biri bile değil. Bizim arkadaşlarımıza iftiracıyla tek bir kanıt bulamayanlardır. Ankara Büyükşehir'deki Gökçek zamanı 90'dan fazla dosyayı karartanlardır.

Bu memlekette Ankara’yı parsel parsel sattığını partisini kuranlar, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare kurulu üyeleri söylerken, AK Parti’nin aksaçlılar divanında oturanlar söylerken, Melih Gökçek belediyenin makam arabasını zimmetine geçiren, belediyenin konutunu vermemek için yıllarca direnen, hiçbir kuruşun hesabını vermeyenler orada dururken tertemiz, bir soru, bir şüphe bile söyleyemedikleri gencecik arkadaşlarımıza bunları yapanlara bir kez daha hatırlatıyoruz: Adalet Bakanlığı bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir.

Siz Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasını takip eden gece, beş gazeteciye, canlı yayınlardaki beş gazeteciye aynı anda Onursal hakkında yalan ifadeler yolladınız, kayıtları elimizde. Eninde sonunda o gazeteciler o yalan bilgiyi, 'Onursal Adıgüzel'in 7 milyon dolarlık rüşveti kanıtlandı' denen bilgiyi TGRT’de, A Haber’de, orada burada aynı anda nasıl konuştular? Bu bilgi Adalet Bakanlığı’ndan nasıl servis edildi? Bunun da bir gün iddianamesi olacak. Ertesi gün iktidara yakın gazeteler hepsi aynı manşetle nasıl çıktı? Bir gün bunun da iddianamesi olacak. Haysiyet cellatlarına, vicdansızlara, iftiraları eş zamanlı yazdıranlara meydan okuyorum. Gün gelecek bunu teker teker hesabını verecek. Bu alçaklığın fitil fitil burnunuzdan getireceğim, söz veriyorum.

Ve buradan bir kez daha söylüyorum: Bu kadar haksızlığın, bu kadar edepsizliğin bir sınırı olur. Eğer eline gelen, Adalet Bakanlığı’ndan gelen WhatsApp’ı doğruymuş gibi televizyondan anlatanlara, gazetelere basanlara; ama bugün sorguda bir kelimesi bile doğru çıkmayanlara sesleniyorum: Bu iftiranın, bu kumpasın parçası olmayın. Birazcık vicdanınız olsun diye sesleniyorum.

"Macaristan'ın diktatörüne 'kardeşim' diyen Erdoğan, aman Orban canım Orban dedi, yüzde 65 ile aşağı indi Orban"

Onursal gibi tertemiz bir çocuğun ailesine bunları yaşatanlara söylüyorum: karıncanın kardeşi var. O da bütün Cumhuriyetçilerdir, bütün demokratlardır.

Halk da Allah da sizden hesap soracak. Yaz boyunca iftiracıları okuduk. Daha bugün Silivri'de Beşiktaş davasında attığı iftiradan vazgeçti, yalan söyledim dedi. Hakim bile 'bunu nasıl yaparsın, senin ifadenle tutuklananlar oldu' dedi. Atılan her adım CHP'nin siyasi yolculuğunu engellemek içindir. Güya geçmişte CHP'li olup, parayla satın alınanlar, bugün de başka bir iftirayla benimle, sizinle Onursal'ın arasına nifak sokacaklar. Haftasonu herkes sevdikleriyle birlikteydi, ben Pedro Sanchez ile ilerici liderlerle Barselona'daydım. Macaristan'ın diktatörüne 'kardeşim' diyen Erdoğan, aman Orban canım Orban dedi, yüzde 65 ile aşağı indi Orban. Aynı olacak sonunuz!

Tom Barrack, küstah küstah, 'Buralarda demokrasi işlemiyor, yumuşak monarşiler, tek adamlar lazım' diyor. Biz senin gibi bütün emperyalistlerin alnını karışlarız. 'Trump çok akıllı, Trump Erdoğan'a meşruiyet veriyor' diyor. Erdoğan, senin arkanda, Tom Barrack mı var, Trump'ı var? Benim arkamda millet var. Deli Trump'ın küstah elçisi 'istenmeyen kişidir' gitsin meleketine. Bize diyorlar ki, böyle konuşma, Trump yanında olmazsa seçimi kazanamazsın. Biz onları denize dökenlerdeniz. Alayınızı yenmek için tek ihtiyacımız olan, seçimi kazanmaktır."

Kaynak: Haber Merkezi