Cumhuriyet Halk Partisi Özgür Özel, Emek Partisi heyetini partisinin genel merkezinde kabul etti. Görüşmenin ardından konuşan CHP Lideri Özgür Özel, Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın gözaltına alınmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özgür Özel, “Haberi ben de şimdi basın toplantısı sırasında öğrendim. Kendisi önceki dönemden de milletvekilimiz. Manavgat’ın çok sevilen bir doktoru. Değer verdiğimiz bir arkadaşımız. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgim şudur: Recep Tayyip Erdoğan’ın bundan 10 gün önce ‘Sadece İstanbul değil, diğer yerlerde de benzer operasyonlar olacak’ demesidir” dedi.
Tunç Soyer başta olmak üzere, İzmir’de tutuklamaya sevk edilen 99 isim hakkında da konuşan Özel, özetle şunları söyledi:
“Haberi ben de şimdi basın toplantısı sırasında öğrendim. Kendisi önceki dönemden de milletvekilimiz. Manavgat’ın çok sevilen bir doktoru. Değer verdiğimiz bir arkadaşımız. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgim şudur: Recep Tayyip Erdoğan’ın bundan 10 gün önce ‘Sadece İstanbul değil, diğer yerlerde de benzer operasyonlar olacak’ demesidir. Ama bu operasyonlar, zaten soruşturma, kanunlara göre gizlidir. Kimseye haber verilmez bir soruşturma yapılırken. Ama Akın Gürlek’in her gün gece, saat gözetmeksizin doğrudan telefonla Cumhurbaşkanı’na bilgi verdiğini, hatta gelip doğrudan Cumhurbaşkanı ile görüşme imkanı bulduğunu, Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’a uçakla gittiğindeki karşılamalar sırasında baş başa bilgiler verdiğini hep biliyorduk. Ardından da Cumhurbaşkanı evveli gün ve bugün gerçekleşen operasyonları 10 gün öncesinden söyledi. Bu kadar gazetecisiniz, bu kadar tecrübeli muhabirler var. Kuvvetli büroları var gazetelerin ve televizyonların. Sizin alamadığınız her haber, 10 gün öncesinden Cumhurbaşkanı’nın elinde. Demek ki açık kaynaklardan elde edilebilecek bir haber yok. Olsa birinizden birisi diğerlerinden önce bunu bulur, öğrenir. Ama gizli kaynaklar, başsavcılıklar doğrudan Cumhurbaşkanı’na bu konuda bilgi veriyor. O da onun siyasi iletişimini yapıyor. Tabii ki bir kez daha söyleyelim. Hiçbir siyasetçi ve yerel yönetici yargılanmaktan muaf değildir. Ama bu yargılamanın hukuka uygun, adil, açık, çok istisnai şekilde tutuklu ama genel kaide olarak tutuksuz olarak gerçekleştirilmesi lazım.”
“Ekrem İmamoğlu’nu risk olarak ortadan kaldırmak için her yolu deniyorlar”
Özgür Özel, Silivri Cezaevindeki Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na açılan diploma davası hakkındaki soruya şu yanıtı verdi:
“Şimdi diploma davası ile ilgili; 8 yıl 9 ay zincirleme olarak usulsüzlük yapmaktan. Bu davanın eklerine üniversitenin cevabı girdi arkadaşlar. ‘Niye siz üniversite yönetim olarak diplomayı iptal ettiniz?’ Bir önceki hakim sordu ya bunlara. ‘Diploma iptali sizin işiniz mi?’ diyor. Bunun işi ağaçları falan zehirlemek ve zehir satın almak, duvarları boyamak, ring seferi düzenlemek, üniversitenin yönetim kurulu bu. Onlar öğrenci okutmuyorlar. Öğrencileri fakülteler okutuyor, sınav yapıyor ve diploma veriyor. Üniversite, fakültelerin bulunduğu yere fiziki hizmet veriyor, koordinasyon sağlıyor. ‘Niye diplomayı veren okul değil de siz iptal ettiniz?’ ‘Daha önce 15 kez toplanıp ‘Bir usulsüzlük yoktur’ dedikleri için, hata, noksan yoktur dedikleri için fakülteye değil üniversite yönetim kurulunu toplayıp iptal ettik’ diyor. Eskiden fakülte dekanı ‘sağlık sebebiyle’ diye bir dilekçe vermişti. Diyorlardı ki dekanın istifa sebebi sağlık. Yazıda açıklık getiriyor. ‘Sağlık sebebini ileri sürerek istifa etti’ diyor. İki paragraf altta diyor ‘Bu dekan bu iptali yapmadığı için istifayı tercih etmişti. Yerine de atama yapılamadı, yeni dekan gelmedi. O yüzden yönetim kurulu toplanamadığı için biz toplandık’ diyor. Bir başka gerekçe olarak da. Oysa ki çarşamba günü toplanacaklardı. Apar topar salı günü yaptılar bunu. Ve bu belgeleri isteyen mahkemeyi de heyeti değiştirdi AK Parti. Yani burada nasıl bir kötülük olduğu ortada. Efendim, üniversite ilan vermiş çağırmış Ekrem İmamoğlu’nu. Onunla bir giden 27 kişinin de diplomasi yazık zayi oldu. Sorbonne’dan doktoralı, üniversitenin dekanı lise mezununa dönüştü. Bir de organize olarak usulsüzlük yapmaktan dava açıyorlar. Bakın fakültenin ve üniversitenin cevabı o kadar net ki. ‘Bize iptal et dediler, onlar etmeyince bize ettik. Toplanmadılar, biz yaptık. 15 kere sorduk usulüne uygun dediler diye biz ettik’ diyorlar. Yani mesele doğrunun araştırılması değil, İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi olduğu çok açık. Saray rejimi Ekrem İmamoğlu’nu kendine risk görmüş, imha etmek için ne gerekiyorsa yapıyor. Bakın daha hiçbir şeyden, diplomadan sonuç alamadı, bu davadan alamadı, ahmak davasından alamadı. En son böyle omuz üstünden roket atacaklar Ekrem İmamoğlu’na. Başka çaresi yok. Ekrem İmamoğlu’nu risk olarak ortadan kaldırmak için her şeyi deniyorlar. Yok, en son bir roketatarla saldıracaklar demek ki. Başka bir çare yok. Böyle bir şey olabilir mi?”