CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da 'Milletle Birlikte, Milletin Emrinde' programında iktidar vaatlerini açıkladı.
Özel, dört ana başlıkta toplanan vaatleri şu şekilde sıraladı;
“En kısa sürede demokratik parlamenter sisteme geçilecek”
“İlk başlığımız, demokrasi. Değerli arkadaşlarım, demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Asıl mesela seçildikten sonra gücün nasıl kullanıldığı ve nasıl denetlendiğidir. Kalıcı istikrar, güçlü bir Meclis, bağımsız kurumlar ve dokunulmaz haklar üzerine inşa edilir. Ülkemizin 2018’den beri yaşadığı sistem krizinden çıkışının yolu yetkinin sınırsızlaşmasıyla değil, hukukun ve demokrasinin kurumsallaşmasıyla mümkündür. Biz güçlü ve eksiksiz bir demokrasi kurmaya talibiz. Hiçbir soruna deva olmayan ve aslında yaşadığımız her soruna temel oluşturan bu yönetim sistemini mutlaka değiştireceğiz. Türkiye’yi çoğulcu, demokratik bir ülke haline getireceğiz. Bir daha hiç kimse bugünkü Cumhurbaşkanının yetkilileriyle donatılmayacak. Cumhurbaşkanı tarafsız ve kapsayıcı olacak. Cumhurbaşkanı dahil herkes denetlenecek. Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek. Meclis hak ettiği güce kavuşacak. Meclis’in yasama ve denetim yetkileri tahkim edilecek. En kısa sürede demokratik parlamenter sisteme geçilecek. Temel hak ve özgürlükler dokunulmaz olacak. Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılacak. Devlet bir partinin değil, milletin devleti olacak.”
“Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü egemen olacak”
“Kıymetli yol arkadaşlarım adalet bir devletin temelidir. O temel çatladığında bina ayakta görünse bile içten içe çürümeye başlar. Yargıya güvenin yüzde 20’lerin altına düştüğü bu ülkede ne ekonomi güçlenir, ne demokrasi kök salar, ne de toplumsal barış kalıcılaştırılır. Hiçbir reform adalet tesis edilmeden başarıya ulaşamaz. Hukukun üstünlüğü sağlanmadan hiçbir üstünlük sürdürülemez. İşte bu nedenle ülkemizin geleceğini güvence altına almanın ilk şartı, bağımsız ve tarafsız bir yargı düzenini inşa etmektir. Biz bağımsız, tarafsız, adil, hızlı bir yargı sistemi için kapsamlı bir adalet reformu hazırlıyoruz. Yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan, bir partiden emir alır halde olmaktan mutlaka kurtaracağız. Bağımsız yargı karşısında eşit olacak ve eşit muamele görecek. Yargıç ve savcılara her türlü yer ve kürsü güvencesi sağlanacak. Yıllarca süren yargılama çileleri bitecek, yargıda üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü egemen olacak. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına tam bir uyum sağlanacak. Kişilerin adil yargılanmadıklarına, yanlı, talimatlı mahkemelerde hak ihlaline uğradıklarına yönelik iddialarının değerlendirilmesine ve gereğinde yeniden yargılama hakkının tanınmasını imkan veren düzenlemeler hayata geçirilecek. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında adalete erişilemediği için toplumsal travma yaratmış olan tüm davaların yeniden görülmesinin önü açılacak. Haklarında hiçbir yargı kararı olmayan ya da yargılanıp da beraat edenlerin, işlerine iadeleri konusunda ortaya konulan hukuk tanımaz tutum derhal terk edilecek, yaratılan mağduriyetler giderilecek.”
“İlk hedef; dolaylı vergi oranının düşürülmesidir”
“Değerli arkadaşlar bu millet çalışıyor ama kazanamıyor. Üretiyor ama karşılığını alamıyor. Emek veriyor ama ayın sonunda getiremiyor. Bir avuç azınlık zenginleşirken, milyonlar fakirleşiyor. Bu adaletsiz düzeni mutlaka değiştireceğiz. Vergi adaleti için kapsamlı bir vergi reformunu hayata geçireceğiz. İlk olarak dolaylı vergilerin, toplam vergileri içindeki payını OECD ülkeleri seviyesine indireceğiz. Yani bugünkü yüzde 65 seviyesinden yüzde 30’lu seviyelere düşeceğiz. Dünyanın en adaletsiz vergi biçimi olan, zengin ve fakir ayırt etmeden herkesten eşit alınan dolaylı vergiler yerine; çok kazananın çok, az kazananın az, kazanmayanların ise vergi ödemeyeceği, kazancı ancak kendine yetenlerin ise vergiden büyük oranda muaf tutulacağı adil bir vergi sistemi kuracağız. Temel tüketim ürünlerini vergiden muaf tutacağız. Doğalgazdan, mutfak tüpünden, tırnak makasından, zaruri ev aletlerinden özel tüketim vergisi alınmayacak. Ancak elmastan, pırlantadan, lüks kol saatinden özel tüketim vergisi alınacak. Çalışanlar üzerindeki ağır gelir vergisi yükü mutlaka azaltılacak. Gelir vergisi dilimleri, yoksulluk sınırı hesabıyla yeniden güncellenecek. Orta ve düşük gelirlilerin vergi yükü hafifletecek. Kayıt dışı ile etkin mücadele edilerek vergi gelirleri artırılacak. En düşük emekli maaşı, asgari ücrete yükseltilecek. Emeklilerimize söz verdiğimiz bayramlarda bir asgari ücret ikramiyeyi derhal hayata geçireceğiz. Gerçek intibak yöntemiyle emekliler arasındaki gelir adaletsizliğini ortadan kaldıracağız. Kamuda israfı mutlaka bitireceğiz. Tasarruf edilen bütçeyi işsize, çalışana ve emekliye aktaracağız.”
“İktidarımız, dünyadaki hiçbir lidere boyun bükmeyecek”
“Değerli arkadaşlar dış politika hamasi söylemlerin değil; ülkeye refah, güvenlik ve itibar kazandıran akılcı stratejilerini alanıdır. Güçlü bir ekonomi ve sağlam bir demokrasi etkili bir dış politika ile tamamlandığında kalıcı hale gelir. Aynı şekilde güvenlik, korku siyasetinin değil; güçlü kurumların, adil düzenin ve sosyal politikanın ürünü olmalıdır. Türkiye’de, hem dünyada saygın, hem kendi içinde huzurlu bir ülke olma potansiyeli vardır. Mesele bu potansiyeli doğru yönetmektir. Biz refah üreten bir dış politika ile güçlü, etkili, itibarı yüksek bir Türkiye için yola çıkıyoruz. Dış politikayı yatırım çeken, istihdam yaratan bir kalkınma aracına dönüştüreceğiz. İktidarımız, dünyadaki hiçbir lidere karşı boynu bükmeyecek. Dış politikamız mahdumlarla, damatlarla kurulan ilişkilerle ciddiyetsiz bir yöne evrilmeyecek. Demokrasisi ve ekonomisi gelişen, Ortadoğu’da da barışın, kardeşliğin ve refahın liderliğini yapan bir Türkiye’ye dönüşeceğiz. Türkiye’nin pozisyonu dışarıdaki güçlü ülkelere, Amerika’ya, Rusya’ya ve onlarla kurulan kişisel ilişkilere göre değişmeyecek. Demokrasi, adalet ve ekonomide atacağımız adımlar, dış politikada elde edeceğimiz saygınlık, bizi lideri ile pazarlık edilen bir ülke olmaktan çıkarıp ciddiye alınan, vazgeçilmez, stratejik bir ortak olarak görülen, çağdaş dünyanın ayrılmaz bir parçası kalacak. Dünyanın her yerinde vatandaşlarımız devleti yanında hissedecek. Pasaportumuz saygınlık kazanacak. Avrupa Birliği’ne tam üyelik için tüm adımları hızlı ve etkili şekilde atacağız. Yasaksız bir Türkiye’ye, vizesiz Avrupa’ya kavuşturacağız.”
“Savunma sanayimiz daha da güçlenecek”
“İktidarımızda devletimiz güçlü ve ülkemiz güvende olacak. Tüm Cumhuriyet hükümetlerinin ve milletimizin ortak eseri olan savunma sanayimiz; etkin, adil ve denetlenebilir proje yönetimi ile kayırmacılıktan uzak, personel yönetimi ile daha da güçlenecek. Kendisine tevdi edilen görevleri etkin biçimde yerine getiren, barışta caydıran, savaşta kazanan bir Türk Silahlı Kuvvetleri hedefine ulaşmak için gerekli tüm tedbirler alınacak. Krizlerle çevrili bir coğrafyada görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerini başarıyla icra edebilmesi için askeri sağlık sistemi yeniden tesis edilecek. Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük ve sosyal haklarında bulunan adaletsizlikler giderilecek. Gerekli iyileştirmeler yapılacak. Kıdemli binbaşılarla, astsubaylara makam ve görev tazminatları, emeklilik haklarını da kapsayacak şekilde verilecek. Lojman kapasiteleri artırılacak, kira yardımları mutlaka sağlanacak. Şehit aileleri ve gazilerin temel sorunlarının çözümü için 18 kanun teklifi hazırlamış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne göndermiştik. Tüm girişimlerimize rağmen bunların hayata geçmesi mümkün olmadı. İktidarımızda ortak akılla bu kanun teklifleri derhal yasalaştırılacak. Yine en önemli güvenlik sorunlarından biri olan uyuşturucu ve organize suç örgütleri ile etkin mücadele için gerekli tüm tedbirler alınacak. Finansal ağları çökertilecek, suç ekonomisi kaynağında kurtulacak. Eğitim, rehabilitasyon ve toplum temelli programlar yaygınlaştırılacak. Kolluk ve sosyal hizmetler ve yerel yönetimler eşgüdüm içinde çalışacak.”
“Türkiye Planlama Teşkilatı’nı kuracağız”
“Ekonomide kalıcı refah, günübirlik kurallarla değil; akılcı planlama, kurumsal kapasite ve üretim gücüyle sağlanabilir. Üretimi yüksek katma değerle buluşturmadan, nitelikli istihdamı artırmadan ve teknolojik dönüşümü başarmadan güçlü bir ekonomi inşa edilemez. Bu nedenle ticaret ve sanayide yeni bir kalkınma hamlesini planlı, şeffaf ve stratejik bir anlayışla başlatacağız. Ülke kaynaklarının ihtiyaçlar ve öncelikler doğrultusunda, öngörülebilir, hesap verebilir, verimli şekilde planlamasını sağlamak için Türkiye Planlama Teşkilatı’nı kuracağız. Küresel ticarette aktif, kural koyan bir ülke olacağız. İhracatçıyı en etkin şekilde koruyacağız. Temel hedefimiz iktidarımızın ilk döneminde Avrupa Birliği’ne tam üye olmaktır. Ancak bu sağlanana kadar Gümrük Birliği başta olmak üzere tüm uluslararası anlaşmaları güncelleyeceğiz. Tarım, hizmetler ve dijital ticareti Gümrük Birliği’ne dahil edeceğiz. Ulusal teknoloji stratejisi ile üniversite sanayi işbirliğini güçlendireceğiz. 1 milyon üretim uzmanı seferberliğini başlatacağız. Organize sanayi bölgeleri, teknoparklar ve eğitim kurumlarıyla entegre edilecek. Bilgiyi üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuyla, beyin göçünü tersine çevirmeyi hedefliyoruz.”
“Alım garantili üretim modelini hayata geçireceğiz”
“Ülkemizin sağlıklı ve ucuz gıdaya ihtiyacını karşılayan bir tarım politikası, hem geçim derdi ile ilgilidir hem de ulusal bir beka sorunudur. Bir ülke toprağını ve çiftçisini kaybederse geleceğini kaybeder. Ancak bugün çiftçilerimiz belirsizlik içinde üretim yapmaktadır. Çiftçi ekim zamanı fiyat bilmiyor, hasat zamanı ise maliyetini bile kurtaramıyor. Bu anlayışı mutlaka düzelteceğiz. Alım garantili üretim modelini hayata geçireceğiz. Çiftçi ürününü satacağı fiyatı ekimden önce bilecek. Planını yapacak, ona göre ekecek. Alıcı ne alacağını, üretici ne üretmesi gerektiğini bilecek. Arz - talep dengesi planlı şekilde kurulacak. Bu sistemle hem fiyat istikrarı sağlanacak hem de çiftçi korunacak. Tarım Kanunu, milli gelirin yüzde birinin çiftçiye destekleme olarak ödenmesini öngörürken, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı bunun ancak beşte birini veriyor. Bütçeye da sadece beşte birini koyuyor zaten. Biz kanuna uyacağız, desteklemeyi eksiksiz vereceğiz. Çiftçi borçlarının faizini sileceğiz. Ana parayı beş yıla bölerek çiftçimize bir kez daha yeniden başlama imkanını yaratacağız. Elektrik borçlarını her ay değil, hasattan hasada tahsil edeceğiz. Çiftçinin kullandığı mazottan vergiyi tamamen kaldıracağız. Süt üretimini doğru süt-yem paritesi ile garanti altına alacağız. Bir kilo sütün en az 1,6 kilogram yem alabildiği adil bir fiyat belirleyeceğiz ve uygulayacağız. Hayvancılık destekleriyle yurtdışından et ithalatını bitireceğiz, et üretimini artıracağız. Ette ithalatçı değil, ihracatçı olacağız. Yanlış politikalar balıkçılığımıza büyük zarar verdi. Bilimsel yöntemler ve çalışmalarla balık stoklarını takip ederek sürdürülebilir bir balıkçılığı hedefliyoruz. Gıda fiyatlarındaki fahiş artışlara karşı denetimleri sıklaştıracağız. Zincir marketlerle yerel üretici arasındaki aracıların azaltılması veya tamamen kaldırılmasını sağlayacağız.”
“İftara gittiği evde soba yanına oturmaktan çekinmiyor”
“Değerli arkadaşlar, nasıl ki geçmişteki ‘Cumhuriyet Halk Partisi gelirse sosyal yardımları keser’ kara propagandası Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin sosyal yardımları dört - beş katına çıkarmasıyla çöktüyse, gerçek bir sosyal devlet de partimizin iktidarında kurulacak. İlk 100 günde temel vatandaşlık geliri uygulamasını başlatacağız. Bu ülkenin vatandaşı olmak onurlu bir yaşam için yeterli olacak. Herkese belli bir gelir desteğini sağlayan sosyal devleti mutlaka kuracağız. Yardımlar sürekli kılınacak, amaç yoksulluktan tam bir çıkış olacak. Barınmayı temel bir insan hakkı olarak görüyoruz. Gerçek bir sosyal devlet seferberliğini başlatacağız. TOKİ’nin yıllık konut üretimi 45 binden 120 bine çıkarılacak. Üretilen konutların en az yüzde 25’i kiralık sosyal konut olacak. Sosyal konut kira bedeli, hane gelirinin yüzde 25’ini geçmeyecek. Ülkemizde insanlar artık kombiyi açmaya korkuyorlar, ışığı yakarken de iki kere düşünüyorlar. Sayın Erdoğan ise iftar için gittiği doğalgazı olan mahalledeki evde, soba yanında oturmaktan çekinmiyor. Biz Sosyal Enerji Destek Fonunu kuruyoruz. İhtiyaç sahiplerine her ay 300 kilovat saate kadar elektrik, kışın 80 metreküp ve yazın 30 metreküpe kadar ücretsiz doğalgaz sağlayacağız. Kalıcı yaz saati uygulamasına ilk elden son vereceğiz.”
“Öğrencilere bir öğün okul yemeği vereceğiz”
“Eşit, parasız ve nitelikli eğitim devletin görevidir. İktidarımızda devlet okullarında okuyarak liseyi bitiren her genç, en az bir yabancı dili iyi seviyede konuşacak ve dünya ile rekabet edecek kadar teknolojik becerilere sahip olacak. Kaliteli eğitim sadece zenginin ulaştığı bir imkan olmaktan çıkacak. Okullarımız temiz ve güvenli olacak. Öğrencilere bir öğün ücretsiz okul yemeği ve içme suyu vereceğiz. Kamuda mülakatı kaldıracağız, liyakatı getireceğiz. 100 bin öğretmen, 100 bin temizlik görevlisi ve ataması yapılmamış uzman çavuşlar arasından 65 bin güvenlik görevlisi ile 75 bin okul sağlığı hemşiresini ilk yıl atayacağız. Her okula temel ihtiyaç bütçesi tahsis edeceğiz. Okullarda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı kararlı ve etkili önlemler alacağız.”
“Beş yılda 200 bin sağlık çalışanı istihdam edeceğiz”
“Sağlık, piyasanın insafına bırakılmayacak kadar hayati bir bütçe kalemidir ve bütçe kalemi olarak görülmeyecek kadar da değerlidir. Vatandaşlarımız hastaneye giderken cebini düşünüyorsa orada sosyal adalet eksiktir. Nitelikli sağlık hizmeti, güçlü bir devletin en temel sorumluluğudur. Biz herkes için güven veren bir sağlık sistemini inşa etme hedefindeyiz. En büyüğünü yapayım diye şehir içindeki hastaneleri kapatıp, herkesi uzaktaki şehir hastanelerine mecbur eden bu sistem yerine, elbette mevcut hastaneleri koruyarak ama yenilerini şehre en yakın, en uygun yerde ve ihtiyaç olan büyüklükte, erişilebilir şekilde yapacağız. Kapatılan devlet hastanelerini ihtiyaca göre yeniden açacağız. Beş yılda 200 bin sağlık çalışanı istihdam edeceğiz. Performans sistemini kaldıracak, emekliliğe yansıyan temel ücret, liyakat esaslı atama ve terfi sistemini getireceğiz. Sağlık çalışanlarına şiddete gerçek bir caydırıcılık sağlayacak düzenlemeleri vakit kaybetmeden yapacağız. Tedavi ve ilaçta katkı payı, ilave ücret, fark ücretlerini kaldıracağız. Ortez, protez ve tıbbi cihazlarda en ucuzunun ödendiği, daha iyisinin talep edildiği durumda ise aradaki farkı hastanın karşıladığı bu vicdansız uygulamadan vazgeçeceğiz. Aile hekimlerinde ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulacak. Diş Hekimleri Birliği ile Diş Hekimleri Odası’yla birlikte ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmetini herkesin erişebileceği bir hizmet olarak arz edeceğiz. ‘Paran kadar sağlık’ dönemi son bulacak. Herkes için eşit, ücretsiz, ulaşılabilir sağlık sistemi kurulacak.”
“Her bölgeden bir ürünü dünya markası yapacağız”
“Değerli arkadaşlar, turizm yalnızca gelir değildir. Turizm kültürdür, istihdamdır, yerel kalkınmadır, dünya ile bağdır. Biz turizmi bacasız sanayi olarak değil, stratejik bir ihracat alanı olarak konumlandırıyoruz. Turizmi ihracatçı statüsüne alacağız. Güvenli turizm yatırımlarına uygun finansman desteği ve KDV istisnası getireceğiz. Konaklama vergisi gelirlerini yerel yönetimlere ve turizm altyapısına aktaracağız. Her bölgeden en az bir ürünü dünya markası yapacağız. Turizmde yerel kalkınmayı destekleyeceğiz. Kültürü rantın değil, toplumun ortak değeri olarak göreceğiz. Sanatın özgürce yapıldığı bir kültür iklimini yaratacağız. Turizmi yalnızca sahillerde değil, bütün ülkede geliştireceğiz. Bu turizm anlayışına Anadolu’yu dahil edeceğiz. Anadolu’yu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu yüksek turizm potansiyeli ile yeniden güçlendirecek ve kalkındıracağız. Ulaştırma ve altyapıda yeni ve güçlü adımlar atacağız. Organize sanayi bölgeleri ve lojistik merkezlerini doğrudan demiryolu ağına bağlayacağız. Bölünmüş yolları ilk beş yılda 40 bin kilometreye ulaştıracağız. 9 bin kilometre olan elektrikli ve konvansiyonel anahat demiryolu ağımızı ilk beş yılda toplam 14 bin kilometreye çıkaracağız. Alternatif ulaşım sistemlerini güçlendireceğiz. Demiryollarını tüm ulaşımdaki yüzde 3,5’luk payını ilk beş yılda yüzde 6’ya, ikinci beş yılda ise yüzde 17’ye çıkaracağız. İlk beş yılın sonunda 5G’den 6G’ye geçişi tüm yurt genelinde tamamlayacağız. Ucuz ve hızlı internete erişim hakkını halkımızın, bilhassa gençlerimizin hizmetine sunacağız.”
“Her mahallede devlet kreşleri açacağız”
“Bir ülkenin yarınını görmek istiyorsanız kadınların hayatına, gençlerin gelecek umutlarına bakmak yeterlidir. Biz kadınların korkusuzca yaşadığı, gençlerin umutla yarına baktığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Kadına yönelik şiddetin cezasız kalmasını önleyeceğiz. Yeni ve etkin düzenlemeleri hayata geçirip eksiksiz uygulayacağız. Kadını siyasi ve sosyal ekonomik hayatta güçlendireceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olacağız. Her mahallede devlet kreşleri açacağız. Aile gelirinin yüzde 6’sını aşan kreş giderlerini devlet olarak biz karşılayacağız. ‘Eşit işe, eşit ücret’ uygulamasını hayata geçireceğiz. Kamu alımlarını, kadın girişimcileri desteklemek için kullanacağız. Adil burs ve kredi sistemi gelecek. Barınmayan genç kalmayacak. Bir yılda öğretim burslarını 1,5 çeyrek altın seviyesine getireceğiz. Cumhuriyet yurtları ile barınma sorununu kökten çözeceğiz. Kiralık sosyal konut uygulamasını gençlerin kullanımına öncelikle sunacağız. 25 yaş altı her gence eğitimini tamamladıktan sonra dört ay içinde iş, staj veya eğitim sunulmasını garanti eden Genç İstihdam Garantisi Programını hayata geçireceğiz. Hangi marka ve model olursa olsun gençlerin aldığı ilk bilgisayar ve ilk cep telefonundan tüm vergileri kaldıracağız.”



