Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevinden mahkeme kararı ile alınan Özgür Özel, İstanbul’da Garip Dede Cemevi’nde gerçekleştirilen On Muharrem Orucu programına katıldı. Programda Alevi toplumunun hak mücadelelerine, eşit yurttaşlık taleplerine ve CHP’nin içinde bulunduğu siyasi sürece dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Özel, hukuki ve siyasi baskılara karşı sonuna kadar mücadele edeceğini vurguladı.

İstanbul Garip Dede Cemevi'ndeki on Muharrem sofrasında canlarla bir araya gelen Özgür Özel, toplumsal barış, adalet ve eşitlik vurgusu yaptığı konuşmasında, Kerbela’dan günümüze uzanan tarihsel sürece ve Alevi toplumunun yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekti.

"Kerbela’da başlayan zulüm, Çorum’la, Maraş’la, Sivas’la devam etti"

Konuşmasının ilk bölümünde yakın zamanda katıldığı bir kongreye ve "Rıza Şehri" felsefesine değinen Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Bu özel günde yası ve sofrasına bizi ortak eden cümle canları sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Geçtiğimiz haftalarda Çorum’da Uluslararası Alevilik Çalışmaları Kongresi’ne katıldım. O kongre kapsamında Rıza Şehri Buluşması vardı. Rıza Şehri, sömürünün, adaletsizliğin olmadığı bir dünya inancı için ortaya konulan en önemli gayret; canı cana, malı mala katarak sömürüsüz bir yaşam biçimine yürüyüş. Mülkün kimsenin olmadığı, zengin ve fakirin olmadığı bir şehir Rıza Şehri. Bu şehir, rızalık ve razılık üzerine kurulmuş. Üç can bir cem olmuş. Adı bu yüzden de Rıza Şehri olmuş. Bugün başta uzun süredir ülkeyi yönetenlerin ama hepimizin Alevi toplumuna bir rızalık borcu var. Aleviler bu topraklarda çok acı dönemler yaşadı, çok acılar çekti. Yüzyıllardır kan, gözyaşı, zulüm bir durduysa, üç yürüdü. Kerbela’da başlayan zulüm, Çorum’la, Maraş’la, Sivas’la devam etti.”

"Cami ne kadar ibadethaneyse cemevi o kadar ibadethanedir"

Alevi toplumunun maruz kaldığı haksızlıklara karşı duruşunu öven ve devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede yaklaşması gerektiğini belirten Özel, cemevlerinin statüsü ve Madımak Oteli ile ilgili talepleri şu sözlerle destekledi:

"Sizler her çağın Kerbela’sında mazlumun yanında oldunuz. Mağdur oldunuz ama hiçbir zaman zalim olmadınız. Bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında dimdik duran canlara yürekten teşekkür ediyorum. Sizler kurtuluşta vardınız, kuruluşta vardınız. Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıkıp, daha sonra kongreleri başlatıp, Anadolu topraklarında kurtuluşu örgütleyip, daha başkent olmayan Ankara’ya doğru giderken Hacı Bektaş’a uğradı. Hacı Bektaş’tan maddi ve manevi destek aldı. Arkasında canların desteği, cesareti ve varlığının kendisine kattığı gücü hissederek Ankara’ya girdi. Biliyoruz ki bu ülkenin sizlere borcu çok. Aynı vergiyi verip, aynı hakkı ve hizmeti alamamak… Cami ibadethaneyken, cemevini ibadethane saymayanların yaptıkları haksızlıkları bir kenara bir kez daha not etmek isterim. Buradan bir kez daha söylüyorum. Alevilik bir kültür değildir, bir inançtır. Semah bir müzik, folklor değil; ibadettir. Cami ne kadar ibadethaneyse cemevi o kadar ibadethanedir. Madımak utancıyla bu devlet mutlaka yüzleşmelidir. Madımak bir utanç müzesi olarak tarihe kazınmalıdır. Eğer bu ülkenin temel kurucu unsuru olan Aleviler “Devlet bana eşit davranmıyor” diyorsa, son can bunu söylemeyene kadar eşitlik için çalışmak, hakkaniyet için çalışmak hepimizin boynunun borcudur. Çünkü her bir yurttaşımız eşitliği kalbinde hissetmeli, bizim sözümüz ‘Ayrımcılığa uğruyorum’ diyen tek bir yurttaşımız kalmayana kadar eşit vatandaşlık için mücadele etmeliyiz."

"Bu 86 milyon için hep birlikte vermemiz gereken bir mücadeledir"

Mahkeme kararı sonrasında yaşanan gelişmeleri değerlendiren ve CHP'nin sistematik bir baskı altında olduğunu savunan Özel, iktidarın dayatmalarına karşı ortak bir mücadele yürütülmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

CHP’den istifa ederek AK Parti’ye geçen Mesut Özarslan’dan ilk açıklama
CHP’den istifa ederek AK Parti’ye geçen Mesut Özarslan’dan ilk açıklama
İçeriği Görüntüle

“Yaşadığımız saldırılar; bu ülkenin demokratik yaşamını, adalet sistemini, barışını ve 86 milyonun kim tarafından yönetilmek istiyorsa onun tarafından yönetilmeyi seçme hakkını hedef almakta, iktidarın demokratik yollardan değiştirilebilir olmasını gündemden çıkarmaya çalışmakta, rıza yerine zoru, zorbalığı dayatmaya çalışmaktadır. O yüzden bugün verdiğimiz mücadeleyi asla bir parti mücadelesi, parti içi mücadele olarak görmüyoruz. Bu mücadele ülkenin birliğine, beraberliğine, huzuruna ve refahına kasteden bir kara düzeni karşı 86 milyon için hep birlikte vermemiz gereken bir mücadeledir. Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’nin şu sözünü asla unutmuyoruz: ‘Hararet nardadır, sacda değildir; keramet baştadır, tacda değildir.’ Biz bu yolculukta taçları, makamları geride bıraktık. Sadece ve sadece milletimize inanarak yürüyoruz.”

"Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum"

Özgür Özel, konuşmasının son bölümünde ise cemevindeki katılımcılara ve kamuoyuna seslenerek siyasi mücadelesini her ne pahasına olursa olsun sürdüreceğini şu güçlü cümlelerle ilan etti:

“Biz bir yola çıktık. Bilirsiniz ki en iyi de sizler bilirsiniz ki yol cümleden uludur. Aslolan yolda olmaktır. Biz o zorla, şiddetle, genel merkezimizden atılıp da düştüğümüz yolda, Gazi’nin kurduğu Meclis’e doğru yürürken her türlü kötülüğü arkamızda bırakıp iyiliğe doğru yürümeye, kararlılıkla yürümeye, barışla ve sevgiyle yürümeye karar verdik ve milletimize, size sığındık. Bu yolda sizlerle birlikte sonuna kadar yürümeye söz veriyorum. Boyun eğmemeye söz veriyorum. Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum. Hacı Bektaş’ın ektiği tohuma su vereceğime, su verenlere yoldaş olacağıma bir kez daha söz veriyorum. İncinsem de incitmemeye söz veriyorum.”

Kılıçdaroğlu programını iptal etmişti

CHP'nin mahkeme kararıyla göreve gelen genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katılmayı planladığı Muharrem Orucu programını iptal ederek, "Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız." ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak: Haber Merkezi