Özgür Özel, 29 Haziran Pazartesi günü gerçekleştirilen İzmir programına Bayındır ilçesinden başladı. Bayçıkoop Çiçek ve Kadın Kooperatifi ziyaretiyle sahaya inen Özel'e; Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, CHP İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, eski CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Bayındır İlçe Başkanı Arif Uyguner ve Sencer Solakoğlu eşlik etti. Kooperatif girişinde ve sera alanlarında yurttaşlar ile üreticilerin oluşturduğu yoğun kalabalık nedeniyle Özel, alanda ilerlemekte zorlandı. Ziyaret sırasında vatandaşlar, “mutlak butlan” süreciyle ilgili üzüntülerini ve destek mesajlarını doğrudan Özgür Özel'e iletti.
Özel'in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
"Bugün İzmir’de uzun süredir gelmek isteyip uzun süredir davet alıp, yerel seçimlerden sözümün olup gelemediğim ilçelerde hızlı bir program yapıyoruz. Malum partimize karşı büyük bir haksızlık yaptılar. Partimizin son 4 kongresini kazanmış ekibi 6 yıl önceki bir seçimin sonucuna göre partinin başındaki genel başkanı değiştirmeye çalışıyorlar. Dün söylemiş “Ben bu işin hiçbir yerine yokum” diye.
Recep Tayyip Erdoğan ve onun atadığı Adalet Bakanı bu işin tam göbeğindedir. Sandığın insanlarıyız, sandık varsa varız, sandık yoksa yokuz. Cumhuriyet bir ailenin babadan oğula geçmesiyle, tek adamların seçilmeden yönetmesiyle felakete sürüklenmiş bir imparatorluktan sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'milletin seçtiği olur' demiştir ve kendisini millete emanet etmiştir. İnşallah biz de kendini yenilmez sanan Recep Tayyip Erdoğan'ı ilk kez yenen ekip olarak, partide göreve geldiği günden 4 ay sonraki seçimlerde partiyi 47 yıl sonra birinci yapmış olan genel başkan ve onun kadroları olarak en kısa zamanda ya partimizi alacağız, partimizi her ankette olduğu gibi yapılacak ilk seçimde de birinci parti yapacağız ya da iktidar yürüyüşümüzü yargı darbesi engellemeye çalışırsa bir başka yol bulup partiyi tekrar iktidar yapacağız. Başka yol yok.
Ama Gaziantep'teki gibi bir römorktan, ama böyle paletin üstünden konuşalım. Gün gelip iktidar partisinin genel başkanı olarak karşınıza çıktığımda şunu göreceksiniz. Bu ülkenin bizim dönemimizde yöneten cumhurbaşkanı sonuncusu gibi değil birincisi gibi, yani çiftçiye 'al ananı da git' diyen değil, 'çiftçi milletin efendisidir' diyen bir cumhurbaşkanı olacak."





