Öz İplik İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, Eroğlu Moda Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Türkiye’deki tesislerinde yaşanan gelişmeleri ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarının temsilcileriyle paylaştı.
Ay, Eroğlu Moda’nın İstanbul, Aksaray ve Çorlu’daki tesislerinde çalışan işçilerin sendikal hakları ve toplu pazarlık sürecinde yaşanan sorunlara dikkat çekerek, tedarik zincirlerinde yer alan uluslararası markaların da bu süreçlerde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
3 binden fazla işçi işini kaybetti
Eroğlu Moda’nın 2025 yılında Aksaray, 2026 yılında ise Çorlu tesisini kapatmasıyla 3 binden fazla işçinin işini kaybettiğini belirten Rafi Ay, söz konusu kapanmaların Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Üretimin Mısır’a kaydırılmasına da dikkat çeken Ay, “Bizim açımızdan mesele yalnızca bir fabrikanın kapanması değildir. Binlerce işçinin emeği, geleceği ve sendikal hakları söz konusudur. Türkiye’de üretim yapan, ardından yatırımlarını ve üretimini başka ülkelere taşıyan şirketlerin bu süreçte çalışanlara ve sendikal haklara karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.” dedi.
Öz İplik İş’in Eroğlu Moda bünyesindeki işyerlerinde toplu iş sözleşmesi sürecini yürütmek üzere yasal yetkiye sahip olduğunu hatırlatan Ay, İstanbul’daki tesisle ilgili görüşmelerin bir süre sonra tıkanma noktasına geldiğini ifade etti.
Ay, sendika ile çalışanlar arasındaki iletişimin kesildiğini ve işverenle diyalog kanallarının kapandığını belirterek, “Üyelerimizle iletişimimizi kestiler; dolayısıyla onlarla iletişim kuramaz hâle geldik. Ardından bizimle görüşmeyi de bıraktılar. Diyalog ve müzakere yönündeki tekrar eden çağrılarımız yanıtsız kaldı.” ifadelerini kullandı.
Ay ayrıca, Öz İplik İş’in 30 Nisan 2026 tarihinde greve başlamasının ardından işçilere yönelik tutumun sendikal haklar açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
“Greve katılmak üzere dışarı çıkmaları hâlinde işçilerin işten çıkarılacağı yönünde tehditlerde bulunulduğuna ilişkin bilgiler tarafımıza ulaştı. Grev ve sendikal faaliyetler, Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış haklardır. İşçilerin bu haklarını kullanmaktan korkutulması veya caydırılması kabul edilemez.” dedi.
Uluslararası markalara çağrı
Rafi Ay, Eroğlu Giyim’in üretim süreçlerinde yer alan uluslararası markalarla da görüşmeler yaptıklarını belirterek, özellikle H&M Group ve Inditex’e tedarik zincirlerinde örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının korunmasına ilişkin taahhütlerini hatırlattıklarını söyledi.
Ay, markaların konuyu inceleyeceklerini ve şirket yönetimiyle görüşeceklerini ifade ettiklerini ancak bugüne kadar sendikanın beklentisi doğrultusunda somut bir adım atılmadığını belirtti.
“Uluslararası markalar, tedarikçilerinde yaşanan hak ihlallerinden bağımsız düşünülemez. Bir markanın kendi merkezinde çalışan haklarına ilişkin güçlü politikalar açıklaması yeterli değildir. Bu politikaların tedarik zincirlerinde de hayata geçirilmesi gerekir.” diyen Ay, sendikal hakların yalnızca kâğıt üzerinde kalan taahhütlere dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
Eroğlu Giyim’in Mısır’daki yatırımlarına da dikkat çeken Ay, Türkiye’deki üretim süreçleri ile Mısır’daki üretim arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu ifade etti.
Ay, üretim modeline ilişkin, “Buradaki sistem şöyle işliyor: Mısır’a ait olanlar da dâhil bütün siparişleri İstanbul ofisi yönetiyor; tasarım, modelleme ve operasyon süreçleri burada yürütüldükten sonra her şey Mısır’daki fabrikalara gönderiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Sendikal hakların olduğu bir üretim modeli”
Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceğinin yalnızca maliyet rekabeti üzerinden şekillendirilmemesi gerektiğini belirten Rafi Ay, ucuz iş gücü arayışının çalışanların sendikal haklarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi.
Öz İplik İş olarak mücadelelerinin yalnızca Eroğlu Giyim çalışanlarıyla sınırlı olmadığını ifade eden Ay, Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde üretim yapan işçilerin örgütlenme ve toplu pazarlık haklarının korunmasını savunduklarını belirtti.
Ay, “Biz üretime, yatırıma ve istihdama karşı değiliz. Tam tersine, Türkiye’nin üretim gücünün korunmasını istiyoruz. Ancak üretimin olduğu her yerde işçinin hakkı, emeği ve sendikal özgürlüğü de korunmalıdır. Uluslararası markalar da tedarik zincirlerinde bu sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir.” ifadelerini kullandı.
Öz İplik İş Sendikası, Eroğlu Giyim’de yaşanan gelişmeleri takip etmeyi, üyelerinin haklarını korumayı ve konuya ilişkin ulusal ve uluslararası düzeyde girişimlerini sürdürmeyi planlıyor.




