Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) verileri, iklim krizinin kapımızda değil, tam olarak hayatımızın merkezinde olduğunu kanıtladı. Yapılan analizlere göre, geçtiğimiz haziran ayında küresel kara yüzeyi sıcaklığı 16,54 dereceye ulaşarak normallerin çok üzerine çıktı. Bu değer, sanayi öncesi dönem ortalamasına göre tam 1,39 derecelik bir artış anlamına geliyor. Dünyamız, 2024 yılının ardından tarihinin en sıcak ikinci haziran ayını yaşayarak adeta bir küresel ısınma kıskacına alındı.

Batı Avrupa nefes alamıyor

Sıcaklık artışını en derinden ve en acı şekilde hisseden bölge ise Batı Avrupa oldu. Bölgede nefes almayı bile zorlaştıran sıcak hava dalgaları, haziran ayı kara yüzeyi sıcaklığını 20,74 dereceye kadar çıkardı. Geçmiş yılların ortalamasını 3,05 derece aşan bu kavurucu sıcaklık, henüz bir yıl önce (Haziran 2025) kırılan rekoru da altüst etti. Avrupa genelinde ortalama sıcaklıklar normallerin 1,78 derece üzerinde seyrederken, Batı Avrupa tarihinin en sıcak haziran ayıyla mücadele etmek zorunda kaldı.

Dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31’e 80 bin kişi katılacak: Muafiyetler tamam
Dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31’e 80 bin kişi katılacak: Muafiyetler tamam
İçeriği Görüntüle

Denizler ısıyı hapsediyor

Kriz sadece karadaki yaşamı değil, okyanuslardaki ekosistemi de felakete sürüklüyor. Küresel deniz yüzeyi sıcaklığı haziran ayında 20,86 dereceye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, bu korkutucu tablonun iklim sisteminin durmaksızın ısı biriktirdiğini gösterdiğini vurguladı. Burgess, kalıcı olarak sıcak kalan okyanusların ve şiddetli sıcak hava dalgalarının; başta Avrupa olmak üzere dünya genelindeki insanlar, altyapılar ve tüm canlı ekosistemleri için geri dönülemez riskler barındırdığı konusunda uyardı.

Kaynak: Haber Merkezi