Okulların açılmasına kısa süre kala bazı çocuklarda "okul endişesi" de yeniden gündeme geliyor. Ancak bu endişenin nedeni her zaman sınav stresi veya akademik başarı kaygısı olmayabiliyor. Akran zorbalığı, çocukların okula yönelik kaygılarının önemli nedenleri arasında yer alıyor.

Türkiye Gazetesinde yer alan haberde, PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) verilerine göre Türkiye'de 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 25'i kız, yüzde 28'i erkek olmak üzere yaklaşık dörtte biri ayda en az birkaç kez zorbalığa maruz kaldığını belirtiyor. Bu oran, Avrupa ortalamasının üzerinde bulunuyor.

PISA sonuçlarında dikkat çeken bir diğer nokta ise akran zorbalığının çoğu zaman fiziksel şiddet şeklinde yaşanmaması. OECD'nin değerlendirmelerine göre sözel ve ilişkisel zorbalık, fiziksel zorbalıktan daha yaygın.

Öğrencilerle alay edilmesi, dışlanmaları ve haklarında kötü söylentiler çıkarılması, fiziksel saldırılardan daha sık görülüyor. Bu nedenle "alay edilme", "dışlanma" ve "dedikodu" akran zorbalığının en yaygın biçimleri arasında öne çıkıyor.

"Okula gitmek istemiyorum" diyen çocuklara dikkat

Türkiye'de akran zorbalığının bu yönü özellikle önem taşıyor. Bir öğrencinin sürekli alay konusu yapılması, arkadaş grubundan dışlanması veya hakkında dedikodu çıkarılması, yetişkinler tarafından zaman zaman "çocuklar arasında olur" denilerek küçümsenebiliyor.

Ancak bu davranışların çocuk üzerindeki etkileri çok daha ağır olabiliyor. Uzmanlar, akran zorbalığının yalnızca iki öğrenci arasındaki sıradan bir anlaşmazlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikolog Buse Başakgil, okulların açılmasına az bir süre kala bazı çocuklarda ağlama, karın ağrısı, baş ağrısı ve okula gitmeyi reddetme gibi davranışların arttığını belirtti.

Her "okula gitmek istemiyorum" ifadesinin arkasında "okul fobisi" bulunmadığını vurgulayan Başakgil, bu şikâyetlerin altında akran zorbalığının önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

PISA verilerine göre Türkiye'de yaklaşık her 10 öğrenciden 3'ü kendisini yalnız, dışlanmış veya okula ait değilmiş gibi hissettiğini bildiriyor.

Öğrencilerin yüzde 18'i okula giderken güvende hissetmiyor

Türkiye'deki öğrencilerin okul güvenliğine ilişkin algıları da dikkat çekiyor. Araştırmalara göre öğrencilerin yüzde 18'i okula giderken kendisini güvende hissetmediğini belirtiyor. OECD ülkelerinde ise bu oran yüzde 8 seviyesinde.

Sınıfta kendisini güvende hissetmediğini söyleyen Türk öğrencilerin oranı yüzde 13 olurken, OECD ülkelerindeki öğrencilerde bu oran yüzde 7'de kalıyor.

Koridor, kantin ve tuvalet gibi okulun diğer alanlarında kendisini güvende hissetmediğini belirten öğrencilerin oranı ise yüzde 20'ye kadar çıkıyor. Başka bir ifadeyle her 5 öğrenciden 1'i okul içerisinde kendisini güvende hissetmiyor.

Okulların açılmasına sayılı günler kala kırtasiye ürünleri ve formalara dev zam!
Okulların açılmasına sayılı günler kala kırtasiye ürünleri ve formalara dev zam!
İçeriği Görüntüle

Siber zorbalık da giderek yaygınlaşıyor

Akran zorbalığı artık yalnızca okul ortamıyla sınırlı kalmıyor. 2026'da Türkiye'de yayımlanan bir sistematik derlemeye göre farklı araştırmalarda siber zorbalık yapma oranlarının yüzde 7 ile yüzde 44,94 arasında değiştiği görülüyor.

WHO Avrupa'nın HBSC (Okul Çağındaki Çocukların Sağlık Davranışları) araştırmasına göre ise yaklaşık her 6 çocuktan 1'i, yani yüzde 15'i siber zorbalığa maruz kalıyor. Araştırmada 2018'e kıyasla siber zorbalık vakalarında artış görüldüğü de belirtiliyor.

Siber zorbalık; WhatsApp, Instagram, TikTok, Snapchat ve Discord gibi platformlarda çocuğa doğrudan hakaret edilmesi, küçümsenmesi veya tehdit edilmesi şeklinde ortaya çıkabiliyor. Çocuğun fotoğraf veya videosunun izinsiz paylaşılması, bu içeriklerin altına aşağılayıcı yorumlar yazılması ve sosyal medya üzerinden küçük düşürülmesi de siber zorbalık kapsamında değerlendiriliyor.

Özellikle çocuğun mahremiyetini ihlal eden veya onu utandırabilecek görüntülerin izinsiz paylaşılması, çocuğun adı ya da fotoğrafı kullanılarak sahte profil oluşturulması ve bu hesap üzerinden onun adına paylaşım yapılması ise adli sonuçlar doğurabilecek siber zorbalık yöntemleri arasında yer alıyor.

Güvenli okul ortamı başarıyı da etkiliyor

OECD'nin PISA analizinde, zorbalığın azaldığı eğitim sistemlerinde özellikle dezavantajlı öğrencilerin matematik performansında daha fazla iyileşme görüldüğü ortaya konuluyor.

Bu durum, okul güvenliğinin yalnızca çocukların ruhsal ve sosyal iyilik hâli açısından değil, akademik başarı açısından da önemli olduğunu gösteriyor.

Klinik Psikolog Buse Başakgil, okul başarısı ve sınav sonuçları konuşulurken öğrencilerin okulda kendilerini nasıl hissettiğinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Başakgil, bir çocuğun matematik sorusunu çözemediğinde bunun telafi edilebileceğini ancak sürekli aşağılanan, dışlanan veya arkadaşları tarafından hedef gösterilen bir çocuğun yaşadığı deneyimin yalnızca bir sınav sonucuyla ölçülemeyeceğini ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi