ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesi, İranlı ve Batılı üst düzey yetkililere dayandırdığı kapsamlı bir haberde, Tahran’daki yönetim modelinin köklü bir değişimden geçtiğini iddia etti. Mart ayında göreve gelmesinden bu yana kamuoyu önüne çıkmayan Mücteba Hamaney’in, dış dünyayla iletişimini kısıtlı tuttuğu ve devlet yönetimini Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) komutanlarından oluşan bir danışma kuruluna devrettiği savunuldu.
İranlı siyasetçi Abdolreza Davari’nin görüşlerine yer verilen haberde, Mücteba Hamaney’in pozisyonu bir "yönetim kurulu başkanı"na benzetildi. Davari’ye göre Hamaney, özellikle savunma ve dış politika gibi kritik alanlarda yetkiyi tamamen güvendiği IRGC generallerine bırakmış durumda. Chatham House uzmanlarından Sanam Vakil ise bu durumu, kararların Hamaney’e "hazır paketler" halinde sunulması ve liderin bu süreçte pasif bir onay makamı olarak konumlanması şeklinde yorumladı.
Sağlık durumu ve iletişim yöntemleri
Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin belirsizliklerin de altının çizildiği haberde, liderin halka hitaplarını yalnızca yazılı açıklamalar üzerinden gerçekleştirdiği ve bilgileri el yazısı notlarla aldığı belirtildi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, Hamaney’in bir saldırı sonucu ağır yaralanmış olabileceğine dair iddiaları da bu belirsizliği güçlendiren unsurlar arasında gösterildi.
Diplomaside görev değişimi iddiası
Haberde dikkat çeken bir diğer nokta ise ABD ile yürütülen müzakere süreçlerindeki aktör değişimi oldu. Meclis Başkanı Muhammed Bagır Galibaf’ın diplomatik temaslarda daha aktif bir rol üstlendiği, buna karşın Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin kritik süreçlerde geri planda tutulduğu öne sürüldü.
Bu durumun, Tahran’daki geleneksel dini ve sivil yönetim dengesinin, Devrim Muhafızları’nın merkezde olduğu askeri ağırlıklı ve kolektif bir yapıya evrildiğinin işareti olduğu değerlendiriliyor.




