Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni Van Gölü’nde bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. DEM Parti Van il yönetimi, milletvekilleri, belediye eş başkanları ve çeşitli demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında dosyadaki son gelişmeler paylaşıldı. Toplantıda konuşan baba Nizamettin Kabaiş ile ailenin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Can Güleç, soruşturmanın ilk döneminden bu yana yürütülen süreçte ciddi ihmaller ve delil karartma iddiaları bulunduğunu vurguladı.

"İntihar algısı yaratıldı ve dosya yeterince araştırılmadı"

Toplantıda söz alan Avukat Abdurrahman Karabulut, yaklaşık iki aydır dosyayı takip ettiklerini ve bu süreçte 30 ayrı konuda başvuruda bulunduklarını ifade etti. Soruşturmanın ilk döneminde "intihar ettiğine dair dosyada hiçbir veri bulunmamasına rağmen" bir intihar algısı oluşturulduğunu savunan Karabulut, bu yaklaşımın soruşturmanın yönünü etkilediğini belirtti.

DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan Ahmet Davutoğlu’na ‘geçmiş olsun’ telefonu
DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan Ahmet Davutoğlu’na ‘geçmiş olsun’ telefonu
İçeriği Görüntüle

Baba Nizamettin Kabaiş ise kızının cansız bedeni bulunduktan sonra dönen süreçte kendisine baskı yapıldığını belirterek, "Vali bana kızın intihar etmiş derken rektör ambulansın kapısına kadar gelip dinliyordu. Otopsi yapılırken vali ve savcı ile birlikte rektör de her iki salona girdi, delilleri kararttılar" iddialarında bulundu. Avukat Karabulut da dönen valinin "Nizamettin efendi kızını bulduk intihar etmiş işte kabul et" şeklindeki baskısının bir suç teşkil ettiğini, bu kapsamda valinin ifadesinin alınmasını talep ettiklerini ancak savcılığın bu talebi reddettiğini aktardı.

Rojin Kabais Sorusturmasi Avukatlar Yeni Bulgulari Acikladi

Yeni bulgular, DNA raporları ve midedeki madde iddiası

Dosya kapsamında yapılan hukuki ve teknik başvurulara dair bilgi veren avukatlar, Van Gölü'ndeki 7 bin 353 deniz aracının incelendiğini, bunlardan 214'ünün olay tarihinde bölgeye giriş yaptığının belirlendiğini kaydetti. Ayrıca Rojin'in midesinde eser miktarda, anestezi sırasında kullanılan bir kas gevşetici olan "rokuronyum" maddesinin tespit edildiğini ve bunun vücuda nasıl girdiğinin araştırılması için uzman görüşü alınarak savcılığa başvurulduğunu açıkladılar.

Adli Tıp Kurumu raporlarında Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiğini hatırlatan avukatlar, toplam 415 kişinin DNA incelemesinin yapıldığını ancak bu kişilerde bir bulguya rastlanmadığını, savcılığın ise 50 kişilik yeni bir liste üzerinden DNA incelemesi başlatacağını belirtti.

235 sayfalık yeni bilirkişi raporu ve diğer detaylar

Mersin’de hazırlanan yaklaşık 235 sayfalık bilirkişi raporunun toplantıdan kısa süre önce ellerine ulaştığını belirten Avukat Şahin Can Güleç, raporda telefonun aktif kullanıldığı bölge ile bulunduğu yer arasında yaklaşık 323 metrelik mesafe bulunduğunu söyledi. Olay gecesi ve ertesi gün bölgede bulunduğu HTS kayıtlarıyla tespit edilen ancak ifadelerinde orada olmadığını söyleyen bir kişinin durumunun da araştırılması istendi.

Avukatlar ayrıca, Rojin'in kaybolduğu noktayı gören 360 derece dönen kameranın olaydan önce arızalı olduğuna dair tutanak bulunduğunu, arama çalışmalarının yapıldığı dönemde yerleşkedeki bazı ağaçların kesildiği iddialarının da soruşturulması gerektiğini dile getirdi. Toplantıda, kesinleşmiş yargı kararı olmayan kişilerin sosyal medyada hedef gösterilmemesi çağrısında da bulunuldu.

Kaynak: Haber Merkezi