İBB davasında tutuklu yargılanan Fatoş Ayık’ın avukatı Uğur Güner, duruşmanın 50. gününde yaptığı savunmada müvekkili hakkındaki suçlamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güner, Ayık’ın çalışma geçmişinin iddianamede ortaya konulan örgüt yapılanması iddialarıyla örtüşmediğini öne sürdü.
İBB davasının 50. gününde söz alan avukat Uğur Güner, müvekkili Fatoş Ayık’ın Medya AŞ’deki görev sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
İddianamede İBB bünyesinde bir örgüt yapılanmasının tarif edildiğini ve bu yapıya insan kaynağı sağlandığı yönünde iddialar yer aldığını hatırlatan Güner, müvekkilinin bu tanımlamaya uygun bir profil çizmediğini savundu.

"Bu tarife uymuyor"
Fatoş Ayık’ın Medya AŞ’ye sonradan özel bir görevlendirmeyle getirildiği yönündeki iddialara karşı çıkan Güner, müvekkilinin 2010 yılında, Kadir Topbaş’ın belediye başkanlığı döneminde göreve başladığını söyledi.
Ayık’ın Medya AŞ’nin kurulduğu ilk günden bu yana şirkette çalıştığını belirten Güner, “İddianamede örgüt tariflenirken ya Murat Ongun’un şirketlerin kritik noktalarına insanları yerleştirdiği ya da Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü döneminden isimleri göreve getirdiği ifade ediliyor. Müvekkilim bu tanımlamaların hiçbirine uymuyor” dedi.
"Tek bir irtibatı yok"
Müvekkilinin iddianamede adı geçen kişilerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ileri süren Güner, Ayık’ın örgüt üyesi olarak değerlendirilmesine gerekçe oluşturacak somut bir verinin dosyada yer almadığını savundu.
Güner, “Müvekkilimin örgütte yönetici olduğu iddia edilen Murat Ongun’la tek bir irtibatı bulunmuyor. Bir telefon görüşmesi ya da iletişim kaydı dahi yok. Aynı şekilde Ekrem İmamoğlu ile de herhangi bir irtibatı bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.
"Dosyada hiçbir delil yok"
Savunmasında Emrah Bağdatlı ile kurulan iletişimlere de değinen Güner, söz konusu temasların görev kapsamındaki iş ilişkilerinden kaynaklandığını belirtti.
Bağdatlı’nın bir dönem Medya AŞ’den ihaleler aldığını hatırlatan Güner, satın alma ve ihale süreçlerinde görev yapan bir çalışanın bu kişilerle iletişim kurmasının doğal olduğunu ifade etti. Güner, müvekkilinin adı geçen kişilerden talimat aldığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını öne sürdü.





