Halk Savunma Merkezi Komutanlık Üyesi Murat Karayılan, sürece ilişkin Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) sorularını yanıtladı.
DEM Parti Heyeti’nin 1 aydır Abdullah Öcalan ile görüşme yapamamasının sürecin durumuyla bağlantılı olduğunu belirten Karayılan, bu durumun normal olmadığını belirterek, “Hem de hükümet ve AKP yetkilileri tarafından çözüm yasalarının çıkacağı ay olarak belirlenen ve herkesin heyecanla beklediği Nisan ayında Önder Apo ile hiçbir görüşmenin olmamış olması normal olmadığı gibi, sürecin geleceği açısından da bir tehlike işaretidir. En son 27 Mart günü bir devlet heyeti ve DEM Parti heyetinin birlikte Önder Apo ile yaptığı kapsamlı görüşme büyük beklentiler yaratmıştı. Ama anlaşıldığı kadarıyla bu görüşmede gündeme gelen ve tartışılan konular ekseninde iktidar ve devletin üst katı nezdinde sürecin dondurulmasına yol açacak bir sonuca varılmıştır” dedi.
Sürecin iktidar tarafından dondurulduğunu ifade eden Karayılan, “Evet, şu an itibarıyla süreç dondurulmuştur. Bize yansıyan ve bizim gördüğümüz budur. Belirtilen bu tartışma sonrası, yaşanan bölgesel-konjonktürel gelişmelerin ve yine bir takım iç süreçlerin de etkisiyle karar verici güçlerin böyle uygun gördüğü, adım atılmasının durdurulduğu ya da ertelendiği açıkça görülüyor. Aylarca sürdürülen meclis komisyonu faaliyetlerinin sonucu olarak ortaya çıkan resmi bir rapora rağmen sürecin yürütülmemesinin başka bir izahı olamaz” diye belirtti.
'Silahlı mücadelenin sona ermesi sıradan bir karar değil'
İktidar kanadından sürekli olarak Kürt Özgürlük Hareketi’nin adım atmadığı yönünde yaratılan algıya dair de konuşan Karayılan şunları ifade etti:
“Gerçekler ortadayken bazı AKP yetkililerinin ve bazı basın çevrelerinin bizim gereken adımları atmadığımızı söylemesi, uydurulmuş birer siyasi manevra söyleminden başka bir şey değildir. Çünkü biz Hareket olarak bu aşamada üzerimize düşen görevlerin gereğini yaptık. İktidarın adım atması için gerekenlerin hepsini eksiksiz bir biçimde yaptığımız aşikardır. Bunlar kamuoyuna açık olarak yapılan şeylerdir. Bir örgütün 42 yıldır yürüttüğü mücadele tarzı olan silahlı mücadele stratejisini sona erdirmesi ve kendini feshetmesi sıradan bir karar değildir. En stratejik bir karardır. Bu karar ve peşi sıra atılan adımlar duruyorken kimse bizim adım atmadığımızı söyleyemez."



