TÜİK’in Haziran 2026 İnşaat Üretim Endeksi verileri, sektördeki daralmanın derinleştiğini gösterdi. Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hamza Can, özellikle bina inşaatındaki yüzde 7,5’lik düşüşün sektörün geleceği açısından ciddi bir uyarı olduğunu söyledi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran 2026 dönemine ilişkin açıkladığı İnşaat Üretim Endeksi verileri, inşaat sektöründe yaşanan yavaşlamanın derinleştiğini ortaya koydu. Verilere göre inşaat üretimi haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6, bir önceki aya göre ise yüzde 0,5 azaldı.
Bina inşaatındaki düşüş düşündürücü
Verileri değerlendiren Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hamza Can, özellikle konut üretimindeki gerilemenin sektör açısından önemli bir uyarı olduğunu belirtti.
Can, “TÜİK’in açıkladığı rakamlar, inşaat sektöründe özellikle konut üretimi tarafında ciddi bir yavaşlama yaşandığını gösteriyor. Toplam inşaat üretiminin yıllık yüzde 6 gerilemesi, bina inşaatındaki düşüşün ise yüzde 7,5’e ulaşması sektörün içinde bulunduğu şartların açık bir göstergesidir” dedi.
İnşaat sektörünün yalnızca müteahhitlerden oluşmadığına dikkat çeken Can, yaşanan daralmanın yüzlerce farklı iş kolunu doğrudan etkilediğini ifade etti.
Can, “Bir binanın yapılması; müteahhitten mimara, mühendislik firmalarından yapı malzemesi üreticilerine, demir ve çimentodan kapı, pencere, mobilya ve tesisat sektörüne kadar çok geniş bir ekonomik zinciri harekete geçiriyor. Dolayısıyla konut üretimindeki her düşüş, beraberinde istihdamdan sanayi üretimine kadar birçok alanı etkiliyor” diye konuştu.
Maliyetler ve satış fiyatları arasındaki makas daralmayı büyütüyor
Sektörün en önemli sorunlarından birinin yüksek finansman ve üretim maliyetleri olduğunu belirten Can, mevcut koşullarda yeni proje başlatmanın müteahhitler açısından giderek zorlaştığını söyledi.
Hamza Can, “Bugün müteahhit açısından en önemli sorunlardan biri finansmana erişim. Arsa maliyetleri, yapı malzemeleri, işçilik ve finansman giderleri yüksek seviyesini koruyor. Diğer taraftan vatandaşın konut satın alma gücü de sınırlı. Müteahhit yüksek maliyetle üretim yapmak zorunda kalırken, ortaya çıkan konutu aynı oranda fiyatlandırıp satamıyor. Bu durum yeni yatırımların ertelenmesine neden oluyor” değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle küçük ve orta ölçekli müteahhitlerin finansman maliyetlerinden daha fazla etkilendiğini belirten Can, sektörün sürdürülebilirliği için finansmana erişimin kolaylaştırılması ve konut talebini destekleyecek mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.
Konut ihtiyacı ortadan kalkmadı
İnşaat üretimindeki düşüşün Türkiye’nin konut ihtiyacının azaldığı anlamına gelmediğini vurgulayan Hamza Can, sağlıklı bir konut piyasası için üretim ile talebin yeniden dengelenmesi gerektiğini ifade etti.
MİMDER Başkanı Can, “Türkiye’nin konut ihtiyacı devam ediyor. Nüfus artışı, yeni hane oluşumu, kentsel dönüşüm ve eski yapı stokunun yenilenmesi önümüzde önemli bir konut ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Ancak ihtiyaç olması tek başına üretimin gerçekleşmesi için yeterli değil. Vatandaşın konuta erişebilmesi, müteahhidin de sürdürülebilir maliyetlerle üretim yapabilmesi gerekiyor” dedi.
Sektörde üretim düşerken konut ihtiyacı büyümemeli
İnşaat sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Hamza Can, üretimdeki düşüşün uzun süre devam etmesi halinde hem konut arzı hem de fiyatlar açısından yeni sorunların ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.
Can, ekonomik koşullar nedeniyle konut üretiminde yaşanan daralmanın sektörün geleceği açısından ciddi bir uyarı olduğunu belirterek, üretim kapasitesinin korunması ve konut piyasasında arz-talep dengesinin yeniden sağlanması gerektiğine dikkat çekti.





