MEE’ye konuşan uzmanlar, Türkiye’ye F-35 Lightning II savaş uçaklarının satışının gerçekleşebilmesi için, uzun yıllardır Ankara’ya mesafeli yaklaşan Kongre üyelerinin en azından bir kısmının desteğinin gerekeceğini belirtti.

NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya karşı caydırıcılığı artırmak isteyen birçok Avrupa ülkesi nezdinde ittifak içinde yeniden önem kazanırken, ABD Kongresi’nde aynı ölçüde destek görmüyor.

Analizde, Trump için siyasetin kişisel ilişkilerle de şekillendiği vurgulanırken, Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yakın ilişkiler bulunduğu ifade edildi. Trump’ın NATO Zirvesi’ne yalnızca Erdoğan’a bir jest olarak katıldığını söylediği hatırlatıldı.

Türkiye, 2020’de Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle CAATSA yaptırımlarına tabi tutulmuştu. Türkiye’ye silah alımından sorumlu Savunma Sanayii Başkanlığı’na (SSB) uygulanan yaptırımlar, olası F-35 satışının önündeki temel başlıklardan biri olarak görülüyor.

Foreign Policy Research Institute Başkanı Aaron Stein, MEE’ye yaptığı açıklamada, “Yasa esas olarak Rusya’nın 2016 ABD seçimlerine müdahalesine yanıt olarak çıkarılmıştı. Ancak Türkiye, Rusya ile bu önemli işlemi gerçekleştirdi ve kendisini hedefte buldu” dedi.

Eski ABD Ankara Büyükelçisi ve Washington Institute for Near East Policy uzmanı James Jeffrey ise “Trump’ın CAATSA yaptırımları konusunda manevra alanı var” değerlendirmesinde bulundu.

Trump yönetimi haziran sonunda Kongre’ye, Türkiye’ye 700 milyon dolar değerinde jet motoru satmayı planladığını resmen bildirmişti. CAATSA yaptırımlarına rağmen gündeme gelen satışın, SSB’yi devre dışı bırakmak amacıyla doğrudan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile yapılması bekleniyor. Türkiye’nin bu motorları beşinci nesil savaş uçağı KAAN programında kullanmak istediği belirtiliyor.

"Motor satışı ve F-35 satışı aynı şey değil"

Ancak MEE’ye konuşan uzmanlara göre, yaptırımları aşarak motor satışı yapmak ile F-35 anlaşmasını Kongre’den geçirmek aynı şey değil.

Türkiye, S-400 alımından önce F-35’in ortak üretim programının parçasıydı. Savaş uçağının yaklaşık 900 parçasının Türkiye’de üretilmesi bekleniyor, Ankara da 100 adet F-35 satın almayı kabul ediyordu. Trump yönetimi, S-400 teslimatlarının ardından Temmuz 2019’da Türkiye’yi F-35 programından çıkardı ve satışı iptal etti. Bir yıl sonra da CAATSA yaptırımları uygulandı.

Middle East Institute kıdemli uzmanı Gönül Tol, MEE’ye yaptığı açıklamada, “Motor satışı kolay ulaşılabilecek hedef. Yaptırımlar açısından en zorlu unsur, Türkiye’nin yeniden F-35 üretim hattının parçası haline gelmesi” dedi.

Analize göre, 2020 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na (NDAA) eklenen bir değişiklik de Türkiye’nin F-35 almasının önündeki üçüncü engeli oluşturuyor. Yasa, Türkiye’nin S-400’lere sahip olduğu sürece F-35 satın almasını açıkça yasaklıyor ve başkana bu yasağı kaldırma yetkisi tanımıyor.

Uzmanlara göre bu durum, Trump yönetiminin Türkiye’nin artık S-400’lere sahip olmadığını doğrulamak zorunda kalacağı anlamına geliyor. Stein, “Bu temelde, S-400’e ‘sahip olmanın’ ne anlama geldiği konusunda varılacak bir uzlaşmayla ilgili” dedi.

Stein, Trump’ın satış yapmak istediğini ancak üzerinde kontrolü olmayan yasal düzenlemeler nedeniyle engellendiğini belirterek, “Seçeneklerden biri, değişiklik yapılması için Kongre’ye baskı kurmak. Ayrıca Türkiye’nin S-400’e sahip olmadığını teyit edip Kongre’nin buna onay vermesini sağlayabilir” ifadelerini kullandı.

Üçüncü ülkeye gönderme çözümü

MEE’nin analizinde, Türkiye’nin S-400’leri hiçbir zaman aktif hale getirmediği, hava savunma sisteminin birçok parçasının hâlâ kutularda durduğu belirtildi. Mevcut ve eski ABD’li yetkililere göre, Türkiye’nin S-400’leri üçüncü bir ülkeye göndermesi ya da sistemi kullanılamaz hale getirmesi halinde bir uzlaşma zemini oluşabilir.

Jeffrey, “Başkan, NDAA değişikliğini tek başına kaldırma yetkisine sahip değil. Trump ve Erdoğan’ın perde arkasında S-400’leri kullanılamaz hale getirecek bir tür anlaşma üzerinde konuştuğundan şüpheleniyorum” dedi.

Trump’ın Türkiye’ye yönelik yaptırımları kaldırma vaadi bazı çevrelerce ABD açısından önemli bir diplomatik açılım olarak değerlendirilse de, Tol’a göre Türkiye’nin 2,5 milyar dolarlık silah sistemini işletme konusunda bugüne kadar isteksiz davranması zaten Washington’a verilmiş bir taviz niteliği taşıyor. Tol, Türkiye’nin sistemi kullanılamaz hale getirmeyi kabul etmesinin ise geri adım anlamına geleceğini belirtti.

Tol, “Asıl hikâye Erdoğan’ın S-400 konusundaki tutumu. İkinci parti S-400 almayı planladığını söyledikten sonra Erdoğan bu konuda geri adım attı ve mevcut sistemi kutusunda tuttu” dedi.

Ancak Trump ile Erdoğan arasında varılacak olası bir uzlaşmanın Kongre’yi ikna edeceğinin garantisi bulunmuyor. ABD’de uzun süredir uygulanan teamüle göre, Senato ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler komitelerinin başkanları ya da kıdemli üyeleri silah satışlarını askıya alabiliyor.

Türkiye'nin savunma devi milyonlarca dolara satıldı!
Türkiye'nin savunma devi milyonlarca dolara satıldı!
İçeriği Görüntüle

Trump yönetimi geçen ay Türkiye’ye savaş uçağı motoru satışına ilişkin Demokrat Kongre üyesi Gregory Meeks’in koyduğu engeli aşmıştı. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli üyesi Meeks, Beyaz Saray’ın satışa ilişkin ayrıntı taleplerini görmezden geldiğini söylemişti.

MEE’ye göre Trump, Türkiye’ye F-35 satışı konusunda ciddiyse çok daha sert bir Kongre direncini aşmak zorunda kalacak. Stein, “Bu çok karmaşık bir mesele. Trump sihirli değnek sallayamaz” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi