İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Menderes Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan isimlerin İl Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemleri devam ederken, İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek ve avukatı Atalay Aksay, sosyal medyada yayılan iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Melek Çiçek, sosyal medya üzerinden paylaşılan içeriklerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, ailesinin yaşadığı sürece dikkat çekti. Çiçek, "Ben öncelikle bir anneyim ve eşim. Sosyal medya üzerinden yapay zekâyla hazırlanan yalan yanlış haberlerin son bulmasını istiyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. İki tane evladım var. Onları düşünün. Adaletin yerini bulmasını istiyorum, eşime güvenim sonsuz" ifadelerini kullandı.

Ahbap Derneği’ne yapılan bağışlar incelenecek!
Ahbap Derneği’ne yapılan bağışlar incelenecek!
İçeriği Görüntüle

Avukattan sahte yazışma iddiası

İlkay Çiçek'in avukatı Atalay Aksay, soruşturmanın gizli olması nedeniyle dosyanın içeriğine ilişkin detaylı açıklama yapamayacağını belirtti. Aksay, müvekkilinin henüz ifade vermediğini ve hakkında herhangi bir hüküm bulunmadığını vurgulayarak, kamuoyunda bir linç süreci yaşandığını savundu. Aksay, açıklamasında şunları söyledi:

"Üç gündür çeşitli basın organlarında müvekkilimin en savunmasız hâlinde, kendini savunamayacak, gözaltında olduğu bir durumda, henüz ifadesi alınmamışken, iddianame düzenlenmemişken, bir hüküm mevcut değilken kamuoyu önünde resmen infaz edildi. Özellikle yaratılmış, hatta emek sarf edilmeden, eğer diline, tekniğine bakarsanız bir kişi tarafından oluşturulmuş sahte yazışmalardan dolayı tüm kamuoyunda linç edildi. Bu konuyla alakalı olarak 12 Haziran 2026'da müvekkile Irak ülkesine ait bir telefondan gelen şantaj mesajı üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştuk. Akabinde delilleri de ibraz edip bir bilirkişi raporu talep ettik. Ancak soruşturma devam ederken gözaltı sürecinden sonra sanki salt bu sebeple gözaltına alınmışız gibi, sanki soruşturmanın özü bu mesajlarmış, bu yazışmalarmış gibi bir algı oluştu. Henüz müvekkilim ifade dahi vermedi. Dosya gizli olduğundan dosyanın içeriğine de hâkim değiliz. Bildiğimiz tek şey var. Teknik bir kişi olmadan herhangi biriniz, herhangi bir vatandaş da bu mesajlara baktığında karşılıklı, aynı gün içerisinde, içinde bir zaman damgası olmadan, sadece 'bugün' yazan 461 karşılıklı yazışmanın ve aynı dil bilgisi hatalarıyla oluşturulmuş sahte bir delildir. Herkesin yapabileceği şekilde 'de, da' ların iki tarafta da aynı şekilde yanlış yazılması, 'mısın, musun' soru eklerinin yanlış yazılması ama en spesifiği, içerisinde 'mahvederim' kelimesinin her iki tarafta da aynı şekilde yanlış yerden bölünmesi ikinci bir kişiye zahmet bile edilmeksizin aynı taraf, bir kişi, her iki yazışmayı da, 461 yazışma metnini aynı gün aralığında yapıp aynı gün içerisinde de bunu kayda almış. Bunun gibi teknik anlamda bir bilirkişinin ortaya çıkaracağı birçok daha hata varken maalesef tüm kamuoyunda linç edildik ve kendimizi savunamayacak, hatta soruşturmaya odaklanmamız gereken bir anda."

Kaynak: Haber Merkezi