'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Ersoy’un 'Suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ile 'Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti. Liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un yaptığı öne sürülen davanın ilk duruşması bugün İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmanın başlangıçta basına kapalı yapılmasına karar verilirken, daha sonra basın mensuplarının salona alınmasına izin verildi. Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşma salonunda hazır bulunurken, bazı sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla katıldı.
Ersoy, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ben buradaki kızlarla buluşuyordum. Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır."
"Ben kendime o kadar dikkat ediyorum ki kimse beni görmesin diye"
"Veyis Ateş bana iftira ediyor."
"Benim kullandığım doğrudur. Dedektiflik yapan olursa beni görmüştür doğrudur. Bunların pek çoğu Ahmet’in getirdiğidir. Benim zaten böyle şeyi almam mümkün değil."
"Çok üzgünüm çok mahçubum. Özür diliyorum."
"Ben uyuşturucuyu almıyordum. Ortamda olunca kullanıyordum. Melekler mi gönderdi bunu?"
"Ben ilk olarak Veyis Ateş ile kullandım o getirdi. Serap diye bir arkadaşım düzenli olarak alıyordu. Ahmet getiriyordu. Para alışverişi yoktu. Biri getiriyor bulduğumuz zaman kullanıyorduk. "
"Kimseye zorla kullandırmadım. Kullandığını bildiğim insanların yanında bile kullandığımı söylemiyordum. Sorana ne münasebet diyordum.”
"Uyuşturucuyu reddettim"
Mağdur M.A.Ö., "Böyle utanç verici bir olaydan karşınızda olduğum için özür diliyorum. Meslek hayatımda hep liyakatli bir şekilde iş sahibi oldum, finans alanında. Nurullah Mahmut Dündar ile 2022’de tanıştım. 36 yıllık hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Mehmet Akif Ersoy’un bulunduğu ortamda uyuşturucu kullanmayı reddeden tek kişi benim. 2022’de Nurullah ile tanıştım. Sonra ofisine gittim. Home office'miş. Beni işe aldıracaktı. Nurullah Mahmut Dündar ve Mehmet Akif ile iki kez bir araya geldim. Üçüncü kez Akif’in gelmesini istemedim. Çünkü bana yapılan teklifler çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımıydı. Üç görüşmenin hepsinde doğruluk cesaret oyunu oynandı. Nabız yoklamaya yönelik sorular soruldu. Sorulan sorular arasında 'Ne kadar rahatsın, yakın kız arkadaşların var mı, telefondaki en açık fotoğrafını göster, fantezin nedir anlatır mısın?' gibi sorular vardı. İlk gün ofise gittiğimde gizli kamera fark ettim. Salondaki kameranın fişini çektirdim. Yine ikinci gittiğimde de eve girer girmez kameranın fişini çektirdim. Üçüncü kez gittiğimde Dündar’ın beni kaydettiğini gördüm. Galerisine girdim. O geceye ait videolar vardı, hepsini sildirdim. Dördüncü kez de iş görüşmesine çağrıldım. Kendisi beni referanslarını çekmekle tehdit etti. 'Mehmet Akif gelecek, sana iş konusunda yardımcı olacak' dedi. Ben kendisini reddettim. Dündar sürekli kokain içiyordu. Bana teklif etti. Son görüşmemizde dişime sürmeye çalıştı, sonra ben geri kaçtım. Ersoy ile ikinci görüşmemdeki birlikteliğim kendi irademle olmuştur. Mehmet Akif’e operasyon düzenlendiğinde Dündar’ı gördüm. Bana rüşvet teklif edildi, 'Kocamın adını verme, maddi manevi ne gerekiyorsa yaparız' diye teklifler geldi. Çok zor durumda olduğum için iş istedim. İşim sebep gösterilerek ben o girdaba çekildim. Dördüncü görüşmeye kendi irademle gitmedim. İş vaadiyle ortama davet edilmemden şikayetçiyim" dedi. Mağdur Dilek Olgun ise, "Ben kendileri tarafından cinsel saldırıya uğramadım. Hoşlandım, görüştüm, beraberliğim oldu. Uyuşturucu madde etkisi altında değildim. Şikayetçi olduğum bir konu yok. Uyuşturucu madde kullandıklarını gördüm. Kimsenin kimseye zorla kullandırdığı yoktu. Ben zorlanmadım. Akif ketum bir adam. Mutfak kapalı alan. Ben evde 'Bunlar ne yapıyor?' diye baktım. Mutfakta içerken bana yakalandılar. Aleni olan bir durum değildi. Şikayetçi değilim" dedi.
Burcu Akyüz: Şikayetçi değilim
Mağdur B.A., "Ahmet Göçmez erkek arkadaşımdı. Sonrasında bu kişilerle tanıştım. Ayrıldıktan sonra da görüşmeye devam ettim. O gün doğum günümdü. Mustafa’nın evinde görüştük. Alkol içtik, uyuşturucu da kullandık ama şikayetçi olacağım herhangi bir durum olmadı. Uyuşturucunun nasıl getirildiğini görmedim, evde vardı. Akif’le cinsel birlikteliğim oldu ama kendi isteğimle. Ahmet ile kendisi erkek arkadaşım olduğu için birliktelik yaşıyordum. Mehmet başka odadaydı. Bazı yakınlaşmalar oldu ama herhangi bir birliktelik olmadı. Uyuşturucu kullandım ama zorla değil" dedi.
"Her şey rızamla yaşandı"
Mağdur B.Ö., "Toplu cinsel ilişkide kesinlikle dahlim olmadı. Uyuşturucu kullandığım doğrudur. Maddeyi Ahmet, Mehmet, ben ve Gizem, Gizem’in evinde kullandık. Maddenin ne şekilde alındığını bilmiyorum. Her şey kendi rızamla yaşandı" dedi. Mağdur Dilara Yıldız ise, "Taner’in teknesine Buse ve Mehmet Akif’le seyahat amaçlı gittim. İlk gün uyuşturucu kullandım. Mehmet Akif getirmişti. Her şey rızamla oldu. Şikayetçi değilim" dedi.
İddianamede 'mağdur' olarak yer alan 11 kadından sadece biri iş vaadi ile kandırıldığını söyleyerek şikayetçi olduğunu söyledi. Dosyadaki hiçbir 'mağdur' kadın, cinsel saldırı ve zorla uyuşturucu kullandırma suçlamalarından şikayetçi olmadı.





