Mardin Kızıltepe’de 16 yaşındaki Mazlum Turan’ın polis kurşunuyla öldürülmesinin ardından açılan ve 11 yıldır devam eden davanın karar duruşması görüldü. Turan ailesi ile avukatlar Erdal Kuzu, Fevzi Adsız ve Tahar Erdem, Kızıltepe 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nden, sanık polis Süleyman Esenboğa ve avukatları ise Mersin 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.
Yargılama sonucunda mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda sanık polise 1 yıl 6 ay hapis cezası verdi, bir yıl süreyle görevinden uzaklaştırılmasına hükmetti ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
Avukat Erdal Kuzu: Cezasızlık politikası hakim bir politika
Duruşmada söz alan Turan ailesinin avukatı Erdal Kuzu, 11 yılı aşan yargılama sürecine ve cezasızlık politikasına dikkati çekti. Türkiye tarihinin aynı zamanda devlet görevlileri tarafından öldürülen çocukların tarihi olduğunu belirten Kuzu, Mardin ve Van’da son 20 yılda benzer birçok dosyaya tanıklık ettiklerini söyledi. Cezasızlık politikasının sistematik bir durum olduğunu ifade eden Kuzu, "Mazlum Turan’ın Mardinli olması, Kürt olması da bu cezasızlık politikasının bu dosyada kendisini göstermesinin nedenlerinden biridir" dedi.
Kurşunun yerden sekerek araca girdiği yönündeki savunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurgulayan Kuzu, Mazlum Turan’ın hedef gözetilerek kasten öldürüldüğünü düşündüklerini kaydetti. Kuzu, sanık polisin "kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Aile karara itiraz edecek
Kararın açıklanmasının ardından Turan ailesi ve avukatları verilen cezaya tepki gösterdi. Kararın yaşanan olayın ağırlığıyla bağdaşmadığını belirten aile avukatları, hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve karara itiraz edeceklerini açıkladı. 11 yıldır adalet mücadelesi yürüttüklerini belirten Turan ailesi de verilen 1 yıl 6 aylık hapis cezasını kabul etmediklerini ve dosyanın takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti.
Ne olmuştu?
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, daha önce Esenboğa hakkında verilen 10 yıllık hapis cezasını kaldırarak, Turan’ın öldürülmesini “kaçınılmaz hata” kapsamında değerlendirmiş ve “ceza verilmesine yer olmadığına” karar vermişti. Turan ailesinin avukatlarının kararı temyize taşıması üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, kararı hukuka aykırı bularak bozmuştu.
Yargıtay kararında, Esenboğa’nın ölüm sonucunun doğabileceğini öngördüğü, ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak Turan’ın ölümüne neden olduğu belirtilerek, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 27/1, 85/1 ve 22/3’üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine hükmedilmişti.
Dosyada ilk olarak Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Ocak 2019’da Esenboğa’ya “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıl hapis cezası vermiş, “takdiri indirim” ve “iyi hal indirimi” uygulayarak cezayı 1 yıl 10 ay 15 güne düşürmüştü. Turan ailesinin avukatları ile savcının itirazı üzerine karar bozulmuştu. Yeniden başlayan yargılamada dosyanın gönderildiği Mardin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi ise Esenboğa’ya “silahla kasten yaralama sonucu öldürme” suçundan 12 yıl hapis cezası vermiş, ardından cezayı 10 yıla indirmişti.
İstinaf Mahkemesi ise 10 yıllık cezayı kaldırarak, Turan’ın öldürülmesini “kaçınılmaz hata” olarak değerlendirmiş ve Esenboğa hakkında “ceza verilmesine yer olmadığına” hükmetmişti. Bu kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine dosya yeniden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nin önüne geldi.



