Aralık 2024’te İspanya’nın Barselona kenti yakınlarındaki Montserrat Dağları’nda yaklaşık 100 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybeden Andiç’in ölümüne ilişkin dosyada, olay sonrası yapılan acil yardım çağrısının ses kaydı kamuoyuna yansıdı.
Soruşturma kapsamında paylaşılan kayıtlara göre, olay anında bölgede bulunan oğlu Jonathan Andiç’in yaklaşık üç dakika süren bir acil çağrı gerçekleştirdiği duyuldu. Kayıtta Jonathan’ın “Babam düştü, yardıma ihtiyacım var” ifadelerini kullandığı, sesinin ise yoğun panik ve ağlama içinde olduğu belirtildi.
Operatörün, İsak Andiç’in bilincinin açık olup olmadığına yönelik sorusuna Jonathan’ın, babasını göremediğini söylediği aktarıldı. Görüşmenin devamında Jonathan’ın yerel itfaiye birimlerine yönlendirildiği ve kısa süre içinde bölgeye arama kurtarma ekiplerinin sevk edildiği bildirildi.
Ancak mahkemeye sunulan iddialar arasında, acil yardım çağrısının düşüşten yaklaşık sekiz dakika sonra yapıldığı yönünde değerlendirmeler yer aldı. İddialara göre Jonathan Andiç’in ilk dakikalarda acil yardım hattını aramak yerine, babasının sevgilisi Estefania Knuth ile iletişime geçtiği öne sürüldü. Bu gecikme, soruşturmanın kritik başlıklarından biri olarak inceleniyor.
Dosyada ayrıca baba-oğul arasında miras kaynaklı ciddi anlaşmazlıklar yaşandığı iddiası da yer aldı. Polis kayıtlarına göre Jonathan Andiç’in, babasının vasiyetinde değişiklik yapıldığını öğrenmesinin ardından tepki gösterdiği ve bazı mesajlarında ilişkinin geri dönüşsüz şekilde bozulduğunu ifade ettiği öne sürüldü.
Soruşturma dosyasında dikkat çeken bir diğer detay ise Jonathan Andiç’in olaydan önce Montserrat Dağları bölgesine birkaç kez gittiği, bu ziyaretlerden birinin ise ölümden dört gün önce gerçekleştiği bilgisi oldu.
Olay sonrası gözaltına alınan Jonathan Andiç, 1 milyon dolar kefaletle serbest bırakılmıştı. Pasaportuna el konulan Andiç’in suçlamaları reddettiği ve masumiyetini kanıtlamaya odaklanmak için Mango bünyesindeki başkan yardımcılığı görevinden ayrıldığı belirtildi.
Soruşturma İspanya’da farklı iddialar ve teknik incelemeler üzerinden sürerken, savcılık makamlarının özellikle ses kayıtları, zaman çizelgesi ve telefon trafiği üzerine yoğunlaştığı ifade ediliyor. Olayın kaza mı yoksa başka bir durum mu olduğu sorusu ise soruşturmanın merkezinde yer almaya devam ediyor.




