Mühip Kanko, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kamu araçlarının kullanımına ilişkin çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. Bir bölge müdürünün makam şoförüne ait olduğu belirtilen günlük iş programını kürsüden tek tek okuyan Kanko, “Yorum yapmanıza bile gerek kalmayacak” diyerek detayları paylaştı.
Kanko’nun aktardığı programa göre bir makam şoförünün gün içinde yaptığı işler arasında müdürün kızını işe bırakmak, oğlunu havuza götürmek, eşinin halılarını yıkamaya bırakmak, anne ve babasını hastaneye götürmek, ilaçlarını almak ve akşam müdürü restorana bırakmak gibi kişisel işler yer aldı. Günün sonunda aracın yakıtı alınarak kurum otoparkına bırakıldığı belirtildi.
Şoförün notunda ise “Söz olur düşüncesiyle hassasiyet gösteren Bölge Müdürümüz, aracın akşamları kurumda bırakılmasını istemektedir” ifadelerinin yer aldığını aktaran Kanko, yaşanan tabloya sert tepki gösterdi.
“Bu sadece bir araç meselesi değil”
Konuşmasında kamu kaynaklarının kullanımına dikkat çeken Kanko, “Devletin aracı, devletin yakıtı, devletin şoförü… Ama hizmet kime?” sözleriyle eleştirilerini dile getirdi. Kamu aracının aile servisine dönüştürüldüğünü savunan Kanko, vatandaşın ekonomik zorluklarla mücadele ettiği bir dönemde bu tür uygulamaların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Tasarruf tedbirlerinin memur, emekli ve asgari ücretliye önerildiğini belirten Kanko, kamu yöneticilerinin ayrıcalıklarının ise sorgulanmadığını ifade etti. Bu durumun istisna mı yoksa sistematik bir alışkanlık mı olduğunu soran Kanko, kaç makam aracının gerçekten kamu hizmeti için kullanıldığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.
“Bu bir kamu ahlakı meselesidir”
Kanko, yaşananların yalnızca bir araç kullanım meselesi olmadığını, bunun bir “kamu ahlakı” sorunu olduğunu vurguladı. Devlet malını kişisel imkân gibi gören anlayışın adalet duygusunu zedelediğini ve devlete olan güveni aşındırdığını savundu.
“Devlet aracı; çocuk servisi değildir, halı taşıma aracı değildir, aile taksi hizmeti değildir” diyen Kanko, kamu araçlarının yalnızca kamu hizmeti için kullanılması gerektiğini ifade etti.
Denetim mekanizmalarının işletilmemesi halinde ciddi bir yönetim zafiyeti oluşacağını belirten Kanko, tasarrufun gerçekten istenmesi halinde bunun makam araçlarından ve ayrıcalıklardan başlanarak hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Kanko, kamu yönetiminde ciddiyet ve sorumluluk anlayışı güçlenmeden ne tasarrufun ne de toplumsal güvenin sağlanabileceğini sözlerine ekledi.




