Nefes gazetesi yazarı Aytunç Erkin bugünkü köşesinde yeni parti çalışmalarını ve CHP’de devam adaylık tartışmalarını aktardı. Ankara kulislerinde sık sık “Özgür Özel’in yeni parti çalışmasında Mansur Yavaş’sız bir düşüncesi yok ama Yavaş’ın fikri belli değil” cümlesini duyduğunu söyleyen Erkin şunları aktardı;

“Önce Özgür Özel’in 2 Temmuz’da NEFES’teki köşemde yayımlanan röportajına bakalım.

SORU: İmamoğlu’yla aranızda bir ayrılık var mı?

ÖZEL: “Özgür Özel, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ayrılamaz. Bu üçlü Türkiye’nin kaderini değiştirecek. Ekrem İmamoğlu’nu bırakmam, Mansur Yavaş olmadan da yol yürümem.”

Ben, İmamoğlu’nu sordum Özel “Mansur Yavaş” üzerinden yanıt verdi.

6 Temmuz’da aynı soruyu bu kez Halk TV’de İsmail Saymaz sordu. “İmamoğlu’nun yeni parti mesajı diye yorumlanan ‘Az kaldı’ paylaşımı ne anlama geliyor? Özel ile İmamoğlu arasında yeni partinin kuruluş tarihi ve ideolojik doğrultusu bakımından farklılıklar ve ayrılıklar var mı?” sorusuna

Özel, şöyle yanıt verdi: “Ekrem Başkan’la tam bir mutabakatımız var. Hukuki mücadelenin sonuna kadar verilmesi, siyasi bir mücadele olarak sürdürülmesi, çare kalmazsa başka adımlar atma konusunda hiçbir farklı fikrimiz yok. Ekrem Başkan da Mansur Başkan’ın da işin içinde olduğu, bizim de Ekrem Başkan’la hep birlikte olduğumuz ve hiç ayrı düşmeyeceğimiz bir yaklaşımın en doğru yaklaşım olduğunu söylüyor.”

Yine İmamoğlu soruldu Özel, “Mansur Yavaş” üzerinden yanıt verdi.

Yavaş, “Özgür Bey parlıyor” demişti

Soru şu: Peki Mansur Yavaş ne yapacak?

Bu soruya yanıt henüz yok! Bu soruya Yavaş’ın da bir yanıtı yok. Sadece “CHP bölünmesin” üzerinden “izleme” stratejisi uyguluyor. Haklı olarak da “seçimlere daha uzun bir zaman var” çizgisinde. Ama “yeni parti” için günler kaldı ve herkesin sorduğu soru: Bu nereye kadar devam edecek? Sonuçta; Özgür Özel “Türkiye’nin kaderini değiştirecek üçlü” cümlesini kuruyor.

Ankara koridorlarını yakından takip eden bir dostum 17 Temmuz 2025’te, Yavaş’ın, o günlerde hapiste yatan gazeteci Fatih Altaylı’ya verdiği röportajı hatırlattı. Altaylı o röportajda Yavaş’a cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili soru yöneltmişti:

“Ben diyorum ki biri yapsın da kim yaparsa yapsın. Önemli olan kurtulmak. Çocuklarımız için, torunlarımız için, gençler için bu anlayıştan kurtulmak lazım. Kim kurtaracaksa olur. Beni, seni, osu yok. Ekrem başkan olur. Özgür Bey parlıyor. Artık olur. Ben olurum. Birimiz yapsın da kim yaparsa yapsın. Bir Zamanlar Amerika adlı kitapta bir cümle var. Şöyle diyor: ‘Biz Amerikalılar bir sorun ortaya çıkınca masaya oturur sorunu nasıl çözeceğimizi düşünürüz.’Biz de öyle yapmak zorundayız.”

Dostum bu röportajdaki “Özgür Bey parlıyor” ve “Bir Zamanlar Amerika” kitabındaki alıntıya dikkat çekti ve dedi ki:

Özel'den NATO Zirvesi öncesi gözaltılara tepki: 'Paranoyak bir olağanüstü halin içindeyiz'
Özel'den NATO Zirvesi öncesi gözaltılara tepki: 'Paranoyak bir olağanüstü halin içindeyiz'
İçeriği Görüntüle

“Evet uzun zamandır anketlerde Mansur Yavaş hep önde çıktı. İmamoğlu ve Özel’in önündeydi, Erdoğan’a karşı da kazanacak isimdi. Ancak sorun ortaya çıktı. Ne mi sorun? Mutlak butlan kararı verildi, Kemal Kılıçdaroğlu artık CHP Genel Başkanı. Özgür Özel de İmamoğlu’yla parti kuracak. Mansur Bey, ‘masaya oturup sorunu çözelim’ diyor. Önce Kemal Bey’le oturdu ve sorun çözülmedi. Yani kurultay kararı alınmadı ve Özel ayrı bir parti kuracak. Gelinen noktada Yavaş’ın mesafeli tavrına karşılık sahada olan bir Özel var. Zonguldak’ı gördünüz; halkı arkasına almış durumda. Yavaş’ın dediği gibi ‘Özgür Bey parlıyor’. O zaman kitle bu mesafeli durumdan net tutuma yönelebilir. Özgür Özel de belki hiç istemediği halde adaylık konusunda öne çıkabilir. Tarihe bakın; Mustafa Kemal Atatürk, Vahdettin’le karşı karşıya geldi ve mücadele başlattı… Bülent Ecevit, İsmet İnönü’yü karşısına aldı ve 1977 seçimlerinde yüzde 41 aldı… Tayyip Erdoğan da Necmettin Hoca’ya bayrak açtı. Şimdi gelinen noktada Özel’in arkasında gölge bırakmadan sadece kendi gölgesiyle yürüdüğü günler olursa şaşırmayalım.”

Yeni partinin vitrini ve “Ortanın Solu”

CHP’den ayrılıp “Merkez Sol”da “Türkiye İttifakını” hedefleyecekleri konuşulan Özgür Özel’in, Bülent Ecevit’le olan “kasket” benzerliği ve “hakça düzen” vurgusu akla 18-21 Ekim 1966 tarihinde yapılan CHP’nin On Sekizinci Kurultayı’nı getirdi. O gün Ecevit şu konuşmayı yaptı:

“CHP’yi Atatürk ve onun en yakın arkadaşı İsmet İnönü kurmuşlardır. Ortanın solu, bu partiyi Atatürk’le kurmuş olan İnönü’nün CHP’ye yaraştırdığı niteliktir. Atatürkçülüktür. Ortanın soluna karşı olan bir kısım arkadaşlar hem buna karşı görülüyorlar hem de ‘Atatürkçüyüz’ diyorlar. ‘Ortanın solu’ deyimine karşı olanlar, Atatürk ilkeleriyle çelişme halindedirler... Ortanın solu yüzünden seçimi kaybetmedik. İç ve dış sömürücüleri karşımıza aldığımız için kaybettik. Gene bunları karşımıza alacağız. Çünkü Türk halkının kurtuluşu buradadır. Ortanın solu tartışması sona ersin ki, 3 yıl halka bunu anlatabilelim. Tavizci, üstü kapalı politika CHP’ye bir şey kazandırmaz. Biz küskün vatandaşlardan oy alabilmek için daha çok CHP’li olmalıyız. Onlara kendimizi inandırmalıyız. Bunun için projektörleri kendimize ve kendi içimize çevirmeliyiz. Açık olmalıyız. Kol kırılıp yen içinde kalacak, bu politikayla ve kırık kolla iktidara gelinmez. Kendimize düşman seçerek değil, yeni ülküler sunarak iktidara geleceğiz. (İktidar kötüye gidiyor, halk nasıl olsa bize dönecek) diyenler var. Biz, daha az kötü olduğumuz için değil, daha iyi olduğumuz için oy almalıyız. Memleketi felâkete sürüklemeden iktidara gelmenin yolunu bulmalıyız ki, demokrasi tehlikeye düşmesin...”

Soru şu: Özgür Özel ve ekibi “yeni ülküler” sunabilecek mi? Ya da yeni partinin vitrininde AKP’li eski politikacıların çocukları ya da etnik vurgusu öne çıkan akademisyen ve avukatlar da olacak mı?

Kaynak: Haber Merkezi