20-21 Haziran’da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na bu yıl 2 milyon 425 bin 560 aday başvurdu. Son üç yıldır gerileyen başvuru sayıları, 2023’te görülen rekor seviyenin ardından belirgin biçimde düşüş gösterdi. Böylece sınava başvuran aday sayısı altı yıl önceki düzeye geri dönmüş oldu.
Türkiye gazetesine konuşan eğitim uzmanı Salim Ünsal, başvuru verilerindeki değişimin yalnızca nüfus hareketleriyle değil, son yıllarda alınan eğitim politikası kararlarıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Ünsal’a göre kırılma noktalarından biri 2022 yılında YKS puan barajlarının kaldırılması oldu. 2021’de baraj uygulaması devam ederken yaklaşık 2,6 milyon adayın başvurduğu sınavda, barajların kaldırılmasıyla birlikte 2022’de başvuru sayısı yaklaşık 635 bin artarak 3,2 milyona yükseldi.
Deprem sonrası rekor, ardından hızlı düşüş
2023 yılında ise Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afet bölgesindeki 11 ilde sınav ücretinin alınmaması kararı, başvuru sayılarında yeni bir zirve oluşturdu. O yıl 3 milyon 527 bin aday başvuruda bulunarak YKS tarihinin en yüksek seviyesine ulaşıldı.
Ancak bu yükseliş kalıcı olmadı. Sonraki süreçte başvuru sayıları önce 3,1 milyona, ardından 2,5 milyon bandına geriledi. 2026 verileriyle birlikte başvuru sayısı yeniden 2020’deki düzeye inmiş oldu.
Diploma algısı değişiyor
Uzmanlara göre üniversite sınavına yönelik ilginin azalmasında en önemli nedenlerden biri yükseköğretim diplomasına duyulan güvenin zayıflaması. Mezuniyet sonrası iş bulma sürecinde yaşanan güçlükler, gençlerin üniversite yerine kısa sürede gelir sağlayabilecek alternatif eğitim modellerine yönelmesine yol açıyor.
Mesleki eğitim programları, sertifika odaklı kurslar, dijital beceri alanları ve doğrudan iş gücüne katılım sağlayan kariyer yolları, son dönemde gençler açısından daha cazip görülüyor.
Ekonomik koşullar da tercihleri etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle büyük şehirlerde artan barınma, ulaşım ve beslenme giderleri, ailelerin üniversite kararını yeniden değerlendirmesine neden oluyor.
Başvurularda mezun adaylar ağırlıkta
2026 başvuru dağılımı incelendiğinde adayların yaklaşık yüzde 30’unu ilk kez sınava girecek son sınıf öğrencileri oluşturuyor. Yaklaşık yüzde 70’lik bölüm ise daha önce sınava girmiş mezun adaylardan meydana geliyor.
Her yıl ortalama 800 bin ile 900 bin arasında son sınıf öğrencisinin ilk kez sınav sistemine dahil olduğu belirtilirken, toplam başvuru sayısının esas olarak mezun adayların kararlarıyla şekillendiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre mezun adayların yeniden sınava girme eğilimi, hem yerleşemeyen aday sayısını hem de tercih edilen bölümlere ilişkin beklentileri ortaya koyuyor.
Kontenjan azaltılması etkisini sürdürebilir
Geçen yıl üniversite kontenjanlarında yaklaşık 190 bin kişilik azaltmaya gidilmesi de sınav havuzundaki mezun aday sayısını artırabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor. Kontenjanların önümüzdeki yıllarda da sınırlı biçimde azaltılması halinde toplam başvuru sayısının uzun süre 2,5 milyon bandında kalabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre yükseköğretim sistemi hâlâ gençler için ana kariyer rotası olmayı sürdürüyor ancak geçmişteki kadar güçlü bir gelecek garantisi algısı taşımıyor.
Ailelerin üniversiteye bakışı değişti
Eğitim çevreleri, değişimin sosyolojik boyutuna da dikkat çekiyor. Bir dönem aileler için üniversite eğitimi çocukların geleceğini güvence altına alan en önemli yatırım olarak görülüyordu. Uzmanlara göre geçmişte çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak için birikimlerini harcayan, hatta ziynet eşyalarını bozduran aileler bugün aynı kararlılığı göstermiyor. Bunun temel nedeni, üniversite mezuniyetinin artık doğrudan iş fırsatı yaratmaması. Kontrolsüz kontenjan artışı, bazı bölümlerde kalite tartışmaları ve artan mezun işsizliği, üniversite diplomasına yönelik beklentileri önemli ölçüde değiştirmiş durumda.





