TBMM’deki grup toplantısına katılmaktan vazgeçen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. CHP'de yaşananlara değinen Kemal Kılıçdaroğlu, "Bana diyorlar ki ‘sarayın adamı’ ya arkadaş, sen sarayı ne zaman eleştirdin? Ne zaman eleştirdin? Beş bin seferlerin üzerine ne zaman gittin? Bu milletin hakkını hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam da namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim." dedi.

“Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz”

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Arınacağız. Söyledim. Arınacağız, arınacağız. Kirlikten arınacağız kirlilikten. Temiz siyaset yapacağız temiz siyaset. Bakınız, kirlilikten arındıracağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Bu parti sıradan bir parti değildir. Bu parti devlet kuran, devlet inşa eden bir partidir. Bu parti ahlakı dokularına kadar koruyan, yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur. Beraber özveriyle çalışacağız. Çıkar için çalışmayacağız. Birlikte çalışacağız. Birlikte mücadele edeceğiz.

“CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır”

Arınma, arınma. Tarihin hiçbir döneminde, CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar niye böyle konuşuyorsun diye. Ahlak ahlak, erdem erdem, adalet adalet, temizlik temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz. Sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama ben sana para vereyim, sen bana oy ver. Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar, bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır da.

Tülay Hatimoğulları’ndan ‘mutlak butlan’ tepkisi: Mahkemeler yetkilerini aştı
Tülay Hatimoğulları’ndan ‘mutlak butlan’ tepkisi: Mahkemeler yetkilerini aştı
İçeriği Görüntüle

“Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip ‘bize niye yardım yapmıyorsunuz’ diyemez”

Hep iyi niyete davrandım. Herkesi dinledim. Hiç kimseye kötü gözle bakmadım. Herkese saygı duydum. Kim ne söylediyse dikkatle dinlemeye özen gösterdim. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Partiyle ilgili, başka alanlarda, dış dünyada, iç dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip bize niye yardım yapmıyorsunuz diyemez. Ne demek ya? Yedi düvele karşı mücadele etmiş. Bu topraklardan Yunan’lıları, Fransız’ları, İngiliz’leri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de bizi yalnız bırakıyorsunuz diyebilir. Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz.

“CHP Genel Merkezinin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz”

CHP Genel Merkezinin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonalin bayrağı var. Diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezinin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Olmaz böyle şey. Bakınız, Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki sarayın adamı. Ya arkadaş sen sarayı ne zaman eleştirdin ya? Ne zaman eleştirdin? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim.

“Partiyi kirlikten arındıracağım”

Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir arkadaşlar. Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni hepimiz korumak zorundayız. Bakın bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. CHP'nin ahlaki değerleri tartışılmamıştır. Bize tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiştir CHP'ye komünist parti demişlerdir. Yeri gelmiş CHP'ye faşist parti demişlerdir. Yeri gelmiş CHP'ye dinsiz parti demişlerdir. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır. Buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil. Bütün İslam dünyası da bize bakar. Bütün Avrupa'da bize bakar. Ahlaki değerler, toplumun çıkarlarını savunmak, halkın, vatandaşın çıkarlarını savunmak, eğitim düzeni hangi halde? Nedir politikamız eğitim düzeninde? Nedir politikamız dış politikada? Ne yapacağız? Sabah akşam bir yere takılıp kalma olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Bir daha söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse gidip de talimat alıp Genel Başkan düzeyinde gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel Başkan yapar bunu. Genel Başkan söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma konusu noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlikten arındıracağım.

“Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim”

Bunun için ön yargılı olmayacağım. Yani işte bu böyledir hemen partiden atalım. Böyle bir düşüncem de yok. Kim? Bakınız mutlak butlan davasına da değineyim. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Mutlak Butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umunduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz. Hiç, güle güle diyeceğiz.

Rahmetli babam derdi ‘Oğlum sen doğrudur eğri belasını bulur’ diye. Bakınız, bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onu da bilmenizi isterim. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır. O karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır. Hiç kimse endişe etmesin.

“Gerilim dolayısıyla sizlerin Meclise girmesine izin vermedi”

Efendim bu sıcak ortamda beraber olduk. Ben isterdim ki bunu Mecliste yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis Başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin Meclise girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var. Güzelliklerimiz var. Partiye sahip çıkma var. Kadın erkek bir arada kardeşçe yaşamak var. Huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Bundan hiç ama hiç endişe etmeyin. Hiç endişe etmeyin. Hep iyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için zaman zaman iyi niyetim istismar edildi. Ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar. O noktaya gelince kusura bakmayın diyeceğiz. Kesip atacağız.

Diyorlar ya Kılıçdaroğlu sarayın adamı. Öyle diyorlar. Kılıçdaroğlu sarayın adamı. Ya arkadaş Erdoğan Meclise geldiğinde Kılıçdaroğlu mu kalktı, hizalandı? Efendim biz müzakere ediyoruz diyorlardı. Kılıçdaroğlu dedi ki sarayla müzakere edilmez. Mücadele edilir mücadele.

Dolayısıyla hiç endişe etmeyin beraber güzel şeyler yapacağız. Birlikte yapacağız. Sizin iradenizle yapacağız. Siz mücadele ettiğinizde unutmayın Ankara'da bir Kemal abiniz var. Bir Kemal babanız var. Size destek verecek.

“Bizim söylediğimiz gerçek değişim üç aşamadan oluşacak”

Gençlere de bir çift sözüm var. Biraz onların derinlikli düşünmelerini istiyorum. Sosyal medyanın, trollerin ya da adını tanımlayamadığım bazı kişilerin dolduruşuna gelmesinler. Akıllarını kullansınlar ve sorgulamayı öğrensinler sorgulamayı. Sorgulamayı öğrendiğimizde siyaseti güzel bir zemine oturtmuş oluruz. Bunu yapmamız gerekiyor. Bunun mücadelesini vermemiz gerekiyor.

Değerli arkadaşlarım, gerçek bir değişim var. Bir de gerçek değişim var. Bir değişim var. Bir de gerçek değişim var. Değişim geriye doğru da olabilir. Ama bizim söylediğimiz gerçek değişim üç aşamadan oluşacak. Birincisi şu: Arınma ve temiz siyaset. Arınma ve temiz. Birinci değişimimiz o.

İkinci değişim: Ekonomik kurtuluş ve üretimci kalkınma. Kalkınmayı üreterek yapacağız. Faiz baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Beşli çetelere karşı mücadele edeceğiz. Halkı soyanlara karşı mücadele edeceğiz. Uyuşturucu baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Kara para cenneti, Türkiye'yi kara para cenneti yapanlarla mücadele edeceğiz.

Üçüncüsü ise değerli arkadaşlarım, iktidarın yarattığı tahribatın düzeltilmesi lazım. Yani devletin yönetiminin ahlak zeminine oturması lazım. Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz. Hepimiz.

Göreceksiniz inşallah iktidara geldiğimizde ilk yapacağımız iş devlete çöken mafyayı temizlemek olacaktır. Parayı gasp edenlere çökmek olacaktır.

Arkadaşlar şöyle güzel bir özdeyiş hazırlamışlar onu size okumak isterim. ‘Ay ve güneş herkesin lambasıdır. Hava herkesin havası, su herkesin suyudur. Neden ekmek herkesin ekmeği değildir’. Bizim kavgamız bu.

“Devletin dini adalettir”

Bu üç sözcüğü unutmayın. Hak, hukuk ve adalet. Devletin dini adalettir. Toplumun temeli adalettir. Adaletin kardeşi ahlaktır. Onun kardeşi liyakattir. Hakkın, hukukun ve adaletin, liyakatin mutlaka sağlanması lazım. Devlet dediğiniz kurum bir siyasal partinin rahat at koşturacağı bir alan değildir. Devlette liyakat olmazsa ülke düzelmez. Devlette huzur ancak liyakatle gelir. Emekle gelir, bilgiyle gelir, birikimle gelir. Bunun mücadelesini vereceğiz. Önümüzdeki günlerde, önümüzdeki toplantılarda sizlere çok daha farklı Türkiye'nin temel sorunlarını nasıl çözeceğimizi anlatacağım. Çünkü şu var. Efendim herkes eleştirir ama biz çözüm de üreteceğiz. Bir şey söylüyorsak bu yanlıştır diye doğrusu nedir onu da söyleyeceğiz. Bu bizim görevimiz. Bu bizim görevimiz değerli arkadaşlar.

Bakınız, bir konuya da değineyim. Kürt sorunun parlamentoda çözülmesi gerektiğini söyleyen ilk parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Ve bu soruna en sıcak yaklaşan, arşivinde onlarca raporu olan bir partiyiz biz. Bu sorununu çözmek parlamento dışında mümkün değildir. Biz bunu söylediğimizde vay efendim parlamento başka işler, şöyle çözeriz böyle çözeriz. Dikkat buyurunuz bizim söylediğimiz noktaya geldiler. Parlamentoda bu sorun çözülür dediler. Bakın, CHP öngörüsü olan, sorunların çözümünde öngörüsü olan, önerisi olan bir partidir. Sıradan bir parti değildir o nedenle. Aydınlarla, bu ülkenin aydınlarıyla beraber olmak zorundadır. Bu ülkenin aydınlarının bize yaptığı katkılardan yararlanmak zorundadır. Ve sizler de sokaklarda bunu anlatmak zorundasınız. Biz ahlaki üstünlüğümüzü alacağız. Ahlaki üstünlüğümüzü koruyacağız. Kirli kimse onları kapının önüne koyacağız. Hiç kimse endişe etmesin.

“Benim koltuk derdim yok”

Efendim sizlere selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Beraber mücadele edeceğiz, birlikte mücadele edeceğiz. Ahlaklı siyaseti, erdemli siyaseti yeniden getireceğiz. Yeniden, yeniden getireceğiz.

Bir şey daha söyleyeyim. Benim koltuk derdim yok. Ben bir köşeye çekilip huzur içinde de yaşayabilirim. Ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Ben kurultayı toplayacağım. Hiç kimse endişe etmesin. Kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette yapacağız. Elbette Genel Başkanımızı erdemli, bilge oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak. Kimse zenginleşme aracı olarak kurultayı kullanmayacak. Dolarlar havada savrulmayacak. Bunların tamamını yapacağım. Endişe etmeyin. Hepinize en işten sevgiler, saygılar sunuyorum. Hoşça kalın.”

Kaynak: Haber Merkezi