CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde düzenlenen “Geçmişin Değerlendirilmesi ve Gelecek Vizyonunun Tespiti” toplantısında konuştu.
Kılıçdaroğlu, konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü bir siyasi hareket olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyet Halk Partisi, satın alınamayacak kadar büyük; satın almak isteyenleri de milletin ve tarihin vicdanında mahkûm edecek kadar köklü bir yürüyüştür” dedi.
"CHP satın alınamaz"
Kılıçdaroğlu’nun konuşması şöyle:
“Bu partinin damarlarında Cumhuriyet vardır. Bu partinin hafızasında Mustafa Kemal Atatürk vardır. Bu partinin vicdanında millet vardır.
Bu nedenle açıkça ifade ediyorum, söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi, satın alınamayacak kadar büyük; satın almak isteyenleri de milletin ve tarihin vicdanında mahkûm edecek kadar köklü bir yürüyüştür.
Hiç kimse, hiç kimse bu partinin yüz yıllık tarihini kendi kişisel hesabına teslim edemez. Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisini kendi makamının mürşidi yapamaz.
Çünkü bu parti hiç kimsenin yükü değildir. Bu parti milletindir. Adı Halk Partisi'dir, halkın partisidir, 85 milyonun partisidir. Onun da hakkı, hukuku ve adaleti de sağlamak bizim boynumuzun borcudur. Onu da yapacağız.
Birbirimizi düşmanlaştırmayacağız. Çünkü biz aynı tarihin çocuklarıyız, aynı vatanın insanlarıyız. Ve bugün ihtiyacımız olan şey, birbirimizi tüketmek değil, birbirimize yeniden güvenmektir.
Dolayısıyla CHP'nin kapısı halka açık olacaktır, gençlere açık olacaktır, kadınlara açık olacaktır, işçiye açık olacaktır, çiftçiye açık olacaktır, emekliye açık olacaktır, bilim insanına açık olacaktır. Kısacası Türkiye'nin bütün evlatlarına Cumhuriyet Halk Partisi'nin kapıları açık olmalıdır.
Sevgili dostlarım, mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz yoksulluğu yenme mücadelesidir, hukuksuzluğu yenme mücadelesidir, yolsuzluğu yenme mücadelesidir, liyakatsizliği yenme mücadelesidir, halkın üstüne karabasan gibi çöken gelme mücadelesidir ve bağımlılığı yenme mücadelesidir.
Bizim mücadelemiz Türkiye'yi yeniden kendi ayakları üzerinde doğrultma mücadelesidir. Bizim mücadelemiz güzel Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma mücadelesidir.
Şimdi sizlerden bir şey isteyeceğim. Kısa bir metin var. Ben cümleleri okuyacağım, lütfen hep beraber tekrar edeceğiz. Çünkü bunu sadece ben değil, hepimiz de yüreğimize nakşetmeliyiz.
"Adaleti yeniden ayağa kaldıracağız"
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda verilmiş bir söz gibi, milletimizin huzurunda bir kez daha söz veriyoruz:
Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyacağız. Cumhuriyeti büyüteceğiz. Demokrasiyi güçlendireceğiz. Adaleti yeniden ayağa kaldıracağız. Devleti yeniden yöneteceğiz. Öğreten Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. Çiftçimizin toprağına, işçimizin emeğine, emeklimizin alın terine sahip çıkacağız ve Türkiye'nin bağımsızlığından bir santim bile geri adım atmayacağız.
Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvayı Milliye'nin cesaretidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in teminatıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, köy okullarında parmak kaldıran kız çocuğudur. Cumhuriyet Halk Partisi, işçinin alın teridir. Cumhuriyet Halk Partisi, çiftçinin toprağıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, vatan sevgisidir. Cumhuriyet Halk Partisi, tam bağımsız Türkiye ülküsüdür. Cumhuriyet Halk Partisi, bir kere ölmek ama bir kere vatanı satmamak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi, satın alınmayacak kadar kutlu, satın almak isteyenleri ise tarihin huzurunda mahkûm edecek kadar büyük bir yürüyüştür.
"Atatürk'ün bize bıraktığı en büyük görev, geçmişten ders çıkararak geleceği inşa etmektir"
Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, bugün size yalnızca geçmişimizle gurur duyun demiyorum; size geleceği kurun diyorum. Çünkü Atatürk'ün bize bıraktığı en büyük görev, sadece geçmişi anlatmak değil, geçmişten ders çıkararak geleceği inşa etmektir.
Cumhuriyeti emanet almak, Cumhuriyeti daha ileriye taşımak demektir. Türkiye'yi olduğu yerde tutmak değil, Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak demektir. İşte bizim yolumuz budur. Yolu Gazi Mustafa Kemal Atatürk belirlemiş, çağdaş uygarlığı açmıştır.
Bugün buradan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, Kuvayı Milliye kahramanlarına, İstiklal Mücadelemizin şehitlerine, Cumhuriyeti omuzlarında yükselten bütün kuşaklara bin selam olsun.
Cumhuriyet Halk Partisini kuranlara, bu partiye alın terini, emeğini, ömrünü verenlere, milletin hakkını ve hukukunu savunan bütün Cumhuriyet Halk Partililere bin kere selam olsun. Ve bugün bu salonda Türkiye'nin geleceği için yüreği çarpan herkese binlerce selam olsun.
Sevgili dostlarım, makamlar gelip geçer, isimler değişir, kişiler değişir, hükümetler değişir. Ama vatan kalır, millet kalır, bayrak kalır, Cumhuriyet kalır. Türkiye Cumhuriyeti kalır.
Ve biz biliyoruz ki Cumhuriyet sahipsiz değildir. Türkiye sahipsiz değildir. Çünkü bu milletin tarihinden gelen bir irade var. O iradenin adı bağımsızlıktır. O iradenin adı Cumhuriyet'tir. O iradenin adı millet egemenliğidir. O iradenin siyasi damarlarından birisi de Cumhuriyet Halk Partisidir.
Bugün 9 Eylül. 103 yıl önce bu büyük yürüyüşün siyasi örgütü doğdu. Biz bugün yalnızca bir kurtuluş yıl dönümünü değil, bir milletin bağımsızlık iradesinin siyasal mirasını tanıyoruz.
"Türkiye'den vazgeçmeyeceğiz"
Başta kurucumuz, ilk Genel Başkanımız, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; Kuvayı Milliye'nin bütün kahramanlarını, İstiklal Savaşı'nın bütün şehitlerini, Cumhuriyet için çalışan bütün isimsiz kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Onların emaneti bizlerin omuzlarındadır. Ve söz veriyoruz: O emaneti koruyacağız. O emanet bizim namusumuzdur.
Cumhuriyet'ten vazgeçmeyeceğiz. Bağımsızlıktan vazgeçmeyeceğiz. Türkiye'den vazgeçmeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar yaşatacağız.
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!
9 Eylül kutlu olsun!”





