Denizli’de meydana gelen trafik kazasında, ehliyetsiz bir sürücünün kullandığı araçta hasar oluştu. Araç sahibi, kazanın ardından hem araçta oluşan maddi zararın hem de aracı kullanamadığı süreye ilişkin araç mahrumiyet bedelinin karşılanmasını istedi. Yerel mahkeme ise sürücünün ehliyetsiz olmasını gerekçe göstererek davayı reddetti.
Dosya, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Yüksek mahkeme, ehliyetsiz araç kullanmanın idari yaptırıma konu bir fiil olduğunu ancak bu durumun kazadaki kusur oranını doğrudan etkilemeyeceğini değerlendirdi.
Kazadaki kusur oranı temel kriter!
Kararda, tazminat sorumluluğunun belirlenmesinde temel kriterin kazadaki kusur oranı olduğu vurgulandı. Buna göre, sürücünün ehliyetinin bulunmaması tek başına tazminat talebini ortadan kaldırmıyor. Eğer sürücü kazada kusursuz ise, karşı tarafın maddi hasarı ve araç mahrumiyet bedelini ödemesi gerekiyor.
Yargıtay, yerel mahkemenin ret kararını bozarak, tazminat hesaplamasında sürücü belgesinin varlığının değil kusur durumunun esas alınması gerektiğini ortaya koydu. Karar, benzer davalar açısından emsal niteliği taşıyor.





