Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen ölümüne ilişkin soru işaretleri yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla soruşturmanın yeniden başlatıldığı duyuruldu.

Gürlek, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, 10 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Bir şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu belirlendi.

Bakan Gürlek, hiçbir dosyanın unutulmasına ve hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına izin vermeyeceklerini belirtti.

Cezaevi görevlisinin hareketleri mercek altında

Soruşturmayı yürüten savcılığın dosya kapsamındaki güvenlik kamerası kayıtları ve diğer delilleri yeniden incelediği belirtildi.

Kozinoğlu’nun fenalaşmasının ardından koğuştaki acil durum butonuna basıldığı, ancak Mayıs 2011’de göreve başlayan ve Kozinoğlu’nun bulunduğu koğuşta özel olarak görevlendirilen infaz koruma memuru Ferhat Veysi Gül’ün alarma müdahale etmek yerine odadaki radyonun sesini yükselttiği kayıtlara yansıdı.

Telsiz ve radyo sesinin yükseltilmesinin, diğer görevlilerin yaşananları geç fark etmesine neden olduğu ve bu nedenle kritik dakikaların kaybedildiği soruşturma dosyasına girdi.

Üsküdar Belediyesi'nde başkan vekili seçimi başladı
Üsküdar Belediyesi'nde başkan vekili seçimi başladı
İçeriği Görüntüle

Ferhat Veysi Gül’ün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Fransa’ya kaçtığı de tespit edildi.

Soruşturmanın bu aşamasında özellikle yardım çağrısına ne kadar sürede müdahale edildiği, görevlinin davranışının Kozinoğlu’nun sağlık durumuna etkisi ve yaşanan gecikmenin ölüm sürecinde rol oynayıp oynamadığı üzerinde duruluyor.

Dosyanın yeniden açılmasına neden olan iki şüphe

Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin 2012 yılında verilen takipsizlik kararının ardından dosyada yeni soru işaretleri ortaya çıktı.

Bunlardan ilki, Kozinoğlu’nun hayatını kaybetmeden kısa süre önce cezaevi yönetiminden ısrarla Coraspin ve bir vitamin hapı istemesi oldu. Kozinoğlu’nun avukatları, daha önce gerçekleştirilen otopsi sırasında kullandığı vitamin ilacı yönünden ayrıntılı toksikolojik ve kimyasal inceleme yapılmamış olmasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.

Dosyadaki ikinci dikkat çekici unsur ise ölümün ardından Kozinoğlu’nun avukatına gönderilen e-posta oldu.

Kendisinin Kozinoğlu ile aynı dönemde tutuklu bulunduğunu belirten bir kişi, gönderdiği mesajda Kozinoğlu’nun kalp krizinden ölmediğini öne sürdü. O dönemde güvenlik gerekçeleri nedeniyle bu iddianın ve e-postanın yeterince araştırılamadığı belirtildi.

Bu iki ayrıntı, yeniden yürütülen soruşturmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.

Ailesinin ifadeleri sağlık geçmişine ışık tuttu

Kozinoğlu’nun ölümünden yaklaşık bir ay önce, 19 Ekim 2011’de kız kardeşi Fügen Bıçaklıoğlu ile yaptığı kapalı görüşmede sağlık durumundan söz ettiği tutanaklara yansıdı.

Kozinoğlu, görüşmede daha önce ciddi bir kalp rahatsızlığı yaşadığını ve doktorların kendisine "kırık kalp sendromu" teşhisi koyduğunu anlattı. Kendisinin aktarımına göre, yaşadığı yoğun psikolojik baskının ardından kalbi durmuş, daha sonra yeniden hayata döndürülmüştü.

Kozinoğlu’nun eşi Yeşim Kozinoğlu da 2011 yılında verdiği ifadede benzer bir sağlık sorununun 2004 yılında yaşandığını anlattı. Eşinin MİT bünyesinde görev yaptığı dönemde rahatsızlandığını belirten Yeşim Kozinoğlu, sonrasında kendisine "kırık kalp sendromu" teşhisi konulduğunu söyledi.

Aile üyelerinin ifadeleri, soruşturmanın Kozinoğlu’nun mevcut sağlık geçmişi ile cezaevinde yaşanan son saatleri birlikte değerlendirmesini gerekli kılan unsurlar arasında yer aldı.

Ölüm gününde dakika dakika yaşananlar

Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği 11 Kasım 2011’de yaşananlar, cezaevi kayıtları ve soruşturma dosyasındaki bilgilere göre şöyle gelişti:

03.56: Gece boyunca uyumayan Kozinoğlu üst kattaki odasına girdi.

07.58: Sabah sayımı için odasından çıktı.

07.59: Sayımın ardından odasına döndü ve yaklaşık 8 saat boyunca dışarı çıkmadı.

15.59: Odasından çıkarak ortak alana indi.

16.07: Koğuş arkadaşlarıyla birlikte havalandırmada ağır spor yapmaya başladı.

17.02: Sporunu tamamlayarak havalandırmadan ayrıldı.

17.56: Odasına çekilen Kozinoğlu aniden fenalaştı.

18.05-18.07: Koğuş arkadaşları durumundan şüphelenerek odaya girdi ve sağlık durumunun ciddi olduğunu fark etti.

18.08: Acil durum çağrı butonuna basıldı.

18.08-18.25: Sedye koğuşa ulaştırıldı. Kozinoğlu, 163 metrelik koridor ve güvenlikli 7 kilitli kapı geçilerek mahkum kabul kapısına taşındı. Bu sırada bilincinin yarı açık olduğu görüldü.

18.37: 112 Acil Sağlık ekibi cezaevine ulaştı. İlk müdahalenin ardından hastaneye sevk başlatıldı. TEM Otoyolu Kınalı Gişeleri bölgesinde destek ambulansı ekibe katıldı. Kozinoğlu entübe edildi ve adrenalin uygulandı. Kalp masajı için TEM Otoyolu'nda yaklaşık 10 dakika duruldu.

19.10: Kozinoğlu, Silivri Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne ulaştırıldı.

19.30: Yapılan tüm canlandırma müdahalelerine rağmen yanıt alınamadı ve Kozinoğlu’nun saat 19.30 itibarıyla hayatını kaybettiği açıklandı.

Yıllar sonra yeniden açılan soruşturmayla birlikte Kozinoğlu’nun ölümünde cezaevinde yaşanan dakikalar, kullanılan ilaçlar, sağlık geçmişi ve soruşturma sürecinde daha önce yeterince incelenmediği belirtilen ayrıntılar yeniden mercek altına alındı. Soruşturmanın sonucunda, dosyadaki şüphelerin ölümün nedenine ve olay günü yaşananlara ilişkin ne ölçüde açıklık getireceği ortaya çıkacak.

Kaynak: Haber Merkezi