Tutuklu bulunan okul saldırganı İsa Aras'ın babası Polis Müfettişi Uğur Mersinli'nin mahkemede verdiği ifadenin detayları netleşti. İfadede yer alan bilgiler, saldırıya giden süreçte failin silahlara nasıl erişim sağladığını ve öncesinde yaşananları ortaya koydu.
İşte Uğur Mersinli'nin tam ifadesi
‘Silahlar ve mermiler bana ait’
* Oğlum İsa Aras’ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait yedi tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, iki tane de av tüfeğim vardır. Bunlar mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan beş tanesini alıp götürmüş.
* Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarırım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır.
‘İsa Aras nasıl açıldığını öğrenmiş’
* İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir. Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir.
‘Emniyetteki psikolog arkadaşlar oğlumun çok zeki olduğunu söyledi’
* Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı kendisine ait VPN’i bile varmış, ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır. Çok zeki bir çocuktur. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı.
* Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler.
* Yaklaşık iki aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikologsa oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebilir dedi. En son üç hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı.
‘Bilgisayarda neyle meşgul olduğunu takip edemedim’
* Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda neyle meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını gördüm.
* Ben kendisine ne yaptığını sorduğumdaysa bana “Öf ya” tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım.
‘İyi bir okul okursa ona silah alabileceğimi söyledim’
* Oğlum İsa’nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık bir ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık bir ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı oturma odasında şifoniyer üzerine bırakmıştım, oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım.
* Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için ben kendisine ahlaki kültürümüzden bahsettim, silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda silahlardan bir tanesini bırakabileceğimi söyledim. Bu söylememin kastı oğlumun silaha karşı hevesini önlemekti. İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursa sana da silah alabililiriz diyerek kendisine umut sattım ancak bunun üzerine oğlum herkes silah alabiliyor dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah taşıyabileceğini söyledim.
‘Oğlum arkadaşlarımın silahla ateş ettiğini söyledi’
* Oğlum arkadaşlarımın silahla ateş ettiklerini benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi.
* Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma (9-10 Nisan) gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim.
‘Oğluma silahın nasıl kullanılmayacağını, hedef alınıp atış yapılacağını söyledim’
* Daha sonra bu hafta pazartesi (13 Nisan) günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silahla atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim. Silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim.
* Ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini kırmaktı. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa’ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.
* Benim sürekli silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının iç düğmesi vardır. Söz konusu düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır.
* Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi, yani zararlı içeriklerden etkilebileceğini düşünerek kontrol etmek istemişti.
* Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım.
* Oğlum interaktif (konuşmalı/çevrimiçi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde ise her şeyi kapatırdı, bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik.
‘Öğretmenlerine veya öğrencilere karşı olumsuz hissiyatı olduğunu fark etmedim’
* Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı. Oğlumun duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeniyle görüşmüştük.
* Oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatı olduğunu fark etmedim.
* Hatta zaman zaman okulda sana zorbalık yapan, sen hor gören arkadaş ya da öğretmeni oldup olmadığını sorardım. Ancak kendisi bana “Hayır öyle bir şey yok” derdi.
* Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam sekiz senede üç yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi.




