Hükûmet, konut sektöründe hareketliliği artırmak amacıyla yeni düzenlemeleri art arda hayata geçiriyor. İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konut projesinin başlatılması, Yarısı Bizden kampanyasının 2027 sonuna kadar uzatılması ve riskli yapı tespit edilen binaların dönüşüm desteğinden daha hızlı yararlanmasının önünün açılması, son dönemde atılan önemli adımlar arasında yer alıyor.
Aynı süreçte TOKİ de başta İstanbul olmak üzere birçok kentte sosyal konut teslimlerini hızlandırıyor. 500 bin sosyal konut projesinde anahtar teslimlerinin ise 2027 Mart ayında başlayacağı duyuruldu.
Piyasa canlanacak
Son dönemde açıklanan düzenlemeler yalnızca yeni konut üretimini değil, mevcut yapı stokunun yenilenmesini de kapsıyor.
Özellikle İstanbul'da deprem riski taşıyan binaların kentsel dönüşüm sürecinin hızlandırılmasıyla güvenli konut sayısının artırılması ve piyasaya yeni konut arzı kazandırılması amaçlanıyor. Uzmanlar, atılan adımların önümüzdeki dönemde inşaat sektöründe yeni projelerin hayata geçirilmesine de zemin hazırlayacağını değerlendiriyor.
Vatandaş nefes alacak
Konut arzını artırmayı ve kira piyasasında denge sağlamayı hedefleyen düzenlemeler, hem ev sahibi olmak isteyen dar gelirli vatandaşları hem de kentsel dönüşüm bekleyen milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor.
Devlet, ilk kez kiralık sosyal konut modeliyle doğrudan kira piyasasında yer alırken, dönüşüm projelerinde TOKİ ve Emlak Konut'un daha aktif rol üstleneceği yeni model de devreye alındı.
Sektör temsilcileri, son bir ay içerisinde açıklanan düzenlemelerin inşaat sektörüne moral verdiğini, kentsel dönüşüm projelerini hızlandıracağını ve özellikle İstanbul'daki konut arzına önemli katkı sağlayacağını belirtiyor.
Konut üretiminin artmasıyla birlikte kiralık konut piyasasında rekabetin yükselmesi ve bunun zaman içerisinde yüksek kira artışlarının önüne geçilmesine katkı sunması bekleniyor.
Mobilyacıdan nakliyeciye kadar birçok sektör etkilenecek
İstanbul'da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konutun yalnızca kiracılara destek sağlaması değil, gayrimenkul piyasasının çevresinde faaliyet gösteren çok sayıda sektörde de hareketlilik oluşturması bekleniyor.
Piyasa kiralarının altında tutulması planlanan konutların özel kiralık evlere yönelik talebi azaltarak özellikle aynı bölgelerdeki kira fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Konutlara yerleşecek kiracıların emlakçı komisyonu ve benzeri aracılık maliyetlerinden kurtulması da öngörülüyor. Böylece vatandaşın aylık kira yükünün yanı sıra eve giriş sırasında karşılaştığı peşin ödeme maliyetlerinin de azalması hedefleniyor.
Yeni kiracıların taşınmasıyla birlikte perdeci, mobilyacı, beyaz eşya satıcısı, halıcı, dekorasyon firması ve nakliyeci gibi çok sayıda sektörde yeni bir talep oluşması bekleniyor. Bunun yanı sıra boya, tadilat, temizlik ve küçük ev aletleri gibi alanlarda da ekonomik hareketlilik yaşanabileceği belirtiliyor.
Sosyal konut hamlesinin etkisinin yalnızca 15 bin haneyle sınırlı kalmayarak kira piyasasından ev eşyasına kadar uzanan geniş bir ekonomik zinciri hareketlendirmesi bekleniyor.


