Raporun açıklandığı 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nde, çocuk işçiliği ve MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) uygulamalarındaki acı tablo bir kez daha gözler önüne serildi.
12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü: Çocuk emeği derinleşiyor
İSİG Meclisi, son yıllarda derinleşen yoksulluk temelinde çocukların öğrenci, çırak ve stajyer adları altında hızla işçileştirildiğine dikkat çekti. Resmi verilere göre her yıl ortalama 13-14 çocuk işçi ölümü kayıtlara geçerken, İSİG Meclisi’nin verileri acı gerçeği ortaya koyuyor: Son 13 yılda en az 862 çocuk işçi hayatını kaybetti. Çocuk işçi ölümleri 2024 yılında 71 iken, 2025 yılında 94’e yükseldi. Önlemlerin yetersizliği nedeniyle binlerce yaralanma ve uzuv kaybı ise kayıtlara bile geçmiyor.
15 Yaşındaki Mahir'in Ölümü
Mayıs ayında hayatını kaybeden 7 çocuk işçiden biri olan 15 yaşındaki MESEM öğrencisi Mahir Buğra Karagön, Hatay İskenderun’da stajyer olarak çalıştığı pastanede 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda elektrik akımına kapılarak can verdi. Haftada bir gün okula gitmesi gerekirken tam zamanlı ve ağır koşullarda çalıştırıldığı belirtilen Mahir’in ölümü, MESEM uygulamasındaki denetimsizliği ve çocuk emeği sömürüsünü yeniden gündeme getirdi. İSİG Meclisi, MESEM'in ucuz iş gücü sağlamak amacıyla kamusal kaynaklarla finanse edilen bir mekanizmaya dönüştüğünü vurguladı.
İş cinayetlerinde ilk sıra yine güvencesiz sektörlerin
Mayıs ayında yaşanan iş cinayetleri sektörel olarak incelendiğinde, ölümlerin en çok güvencesiz ve denetimsiz işkollarında yoğunlaştığı görülüyor.
-
Tarım/Orman: 48 ölüm (16 işçi, 32 çiftçi)
-
İnşaat/Yol: 38 ölüm
-
Taşımacılık: 33 ölüm
-
Belediye/Genel İşler: 16 ölüm
Ölüm nedenlerinde ise ilk sıraları trafik/servis kazaları (51 işçi), yoğun çalışma temposu ve yoksulluğun tetiklediği kalp krizi/beyin kanamaları (37 işçi), ezilme/göçük (34 işçi) ve yüksekten düşme (30 işçi) aldı.
Görünmeyen ölümler: Silikozis, göçmenler ve yaşlı işçiler
Raporda, kamuoyunda pek yer bulmayan ancak kalıcı hasarlar bırakan meslek hastalıklarına da değinildi. Mayıs ayında Ankara'da cam işleme atölyelerinde çalışan Köksal Sağlam ve kardeşi Zeki Sağlam ile kot kumlama işçisi Ferhat Gezer, tedavisi olmayan silikozis hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi.
Ayrıca güvencesizlik kıskacındaki göçmen işçilerden en az 16'sı hayatını kaybetti. Bunlar arasında, sigortasız çalıştığı inşaattan düştükten sonra tedavi masraflarını karşılayamadığı için bakımsızlıktan hayatını kaybeden İranlı işçi Seyedmahdi Mahdian ve üzerine otobüs düşen Senegalli işçi Seringue Fallou Gueye yer alıyor. Yoksulluk nedeniyle emeklilik çağında çalışmak zorunda kalan 50 yaş ve üstü 81 işçi de Mayıs ayında yaşamını yitirenler arasında bulunuyor.
Sendikasızlaştırma ölüm getiriyor
İSİG Meclisi raporunda, Mayıs ayında ölen işçilerin yüzde 95’inin (192 işçi) sendikasız olduğuna dikkat çekildi. Sendikal örgütlülüğün işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesindeki zayıflığına vurgu yapılırken, resmi tatil ve mücadele günü olan 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda bile 10 işçinin çalışırken hayatını kaybettiği belirtildi.
İSİG Meclisi, iş cinayetlerine ve çocuk işçiliğine karşı acil olarak genç işçilerin motor gücü olduğu, sahaya dokunan toplumsal bir mücadelenin örülmesi gerektiği çağrısında bulundu.





