Noam Chomsky’nin eşinden Epstein özrü
Noam Chomsky’nin eşinden Epstein özrü
İçeriği Görüntüle

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, İran ile ABD arasında yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulunarak, uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yaptırımlar konusundaki tutumlarını değerlendirdi.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) konuşan Muhammed İslami, İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumunun seyreltilmesinin, tüm yaptırımların kaldırılıp kaldırılmamasına bağlı olduğunu ifade etti. İslami, zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasının İran’ın gündeminde yer almadığını ve bu konunun Umman’da yapılan müzakere görüşmelerinde de ele alınmadığını belirtti.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA), İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar karşısında sessiz kaldığını savunan İslami, denetçilerin saldırıya uğramayan merkezlerde incelemeler yaptığını, ilerleyen günlerde bazı diğer tesislere de ziyaretler gerçekleştirileceğini söyledi. Saldırıya uğrayan tesislerin denetlenmesi konusunda UAEA ile henüz bir mutabakata varılamadığını kaydeden İslami, Ajansın bu konuda sessiz kaldığını ileri sürdü.

İslami, Umman’da yürütülen İran-ABD müzakerelerine de değinerek, görüşmelerin samimi bir şekilde yürütülmesi halinde farklı bir tablonun ortaya çıkabileceğini ifade etti. Nükleer konunun artık bir bahane olmaktan çıkarılması gerektiğini dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Erakçi'den de benzer açıklamalar

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de daha önce yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in bombardımanlarının İran’ın nükleer kabiliyetini ortadan kaldıramadığını öne sürerek, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin İran’ın hakkı olduğunu ancak zenginleştirme oranı konusunda güven verici bir anlaşmaya hazır olduklarını belirtmişti.

İran ile ABD arasında, Haziran 2025’te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından kesintiye uğrayan nükleer müzakereler, 6 Şubat’ta Umman’da yeniden başlamıştı. Görüşmelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başkanlık ederken, ABD’yi Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etmişti. Müzakereler, Washington’un Tahran’a yönelik bölgedeki askeri varlığını artırdığı ve iki ülke arasındaki tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleştirilmişti.

Kaynak: Haber Merkezi