İran genelinde 14 gündür devam eden protestolar, ekonomik taleplerden rejim değişikliği çağrılarına evrildi. Göstericilere yönelik güvenlik güçlerinin müdahalesinde çok sayıda kişi hayatını kaybetti ve sokaklar gerginliğin merkezi haline geldi.
İran’ın başkenti Tahran ve ülke genelinde devam eden gösterilerde en az 200 kişinin yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. The Time’da yer alan habere göre, yalnızca Tahran’daki 6 hastanede en az 217 protestocunun güvenlik güçlerinin müdahalesi sırasında öldüğü belirtildi. Ölenlerin çoğu ateşli silahlarla yaşamını yitirdi.
Protestolar sırasında bazı devlet binaları ateşe verilirken, polis araçları devrildi ve bazı güvenlik güçleri olay yerinden çekildi. Gösterilere katılanlar arasında yalnızca alt sınıf değil, orta sınıf vatandaşların da bulunması, rejim için ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
Güvenlik güçleri operasyon öncesi internet ve telefon hatlarını keserek iletişimi sınırladı. Bazı bölgelerde Starlink uydularına erişim engellenerek protestocuların iletişimi kısıtlandı. İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, televizyon konuşmasında göstericileri “Trump’ı memnun etmeye çalışan yağmacılar” olarak nitelendirerek sert bir dille uyardı. Tahran savcılığı ise protestocuların idam cezasıyla yargılanacağını duyurdu.
Siyaset bilimci Hüseyin Hafiziyan, yaşananları değerlendirerek, “Kendi halkına en temel ekonomik refahı bile sağlayamıyorlar ve şu an tamamen hayatta kalma moduna geçmiş durumdalar” yorumunu yaptı.
ABD’den de protestolara destek geldi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “ABD protestocuların yanındadır” açıklamasında bulunurken, eski Başkan Donald Trump ise protestocuların öldürülmesi durumunda İran rejiminin ağır bedel ödeyeceğini belirtmişti.
Protestolar 31 eyalete yayılmış durumda. Elektrik ve su kesintileri halkın yaşadığı krizi derinleştirirken, bazı bölgelerde askeri baskılar ve hava savunma sistemlerinin zarar görmesi rejimi hem siyasi hem de askeri açıdan zor durumda bırakıyor.




