İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran devlet televizyonunda katıldığı programda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile yürütülen diplomatik süreçlere ve Hürmüz Boğazı'nın stratejik statüsüne dair kritik açıklamalarda bulundu. Arakçi, iki ülke arasındaki mutabakat zaptının çok yakın bir zamanda imzalanabileceğini belirtti.
İran devlet televizyonuna gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile üzerinde çalışılan mutabakat zaptının gelecek birkaç gün içinde dijital ortamda imzalanması ihtimalinin masada olduğunu ifade etti. Ancak imzalanacak zaptın bir ön koşul niteliğinde olduğunu vurgulayan Arakçi, "Mutabakat zaptındaki hususlar hayata geçirilmezse, nihai anlaşma ile ilgili müzakere yapılmayacaktır" diyerek Tahran'ın kırmızı çizgilerini hatırlattı.
Nükleer program konusuna da değinen Arakçi, "Eğer yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun durumu netleştirilecekse, bunun tek yolu bu malzemenin İran'da seyreltilmesidir" şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem ve askeri kontrol vurgusu
Olası mutabakat zaptında Hürmüz Boğazı ile ABD tarafından uygulanan deniz ablukasının kaldırılması hususlarının yer aldığını kaydeden Arakçi, bölgedeki jeopolitik hakimiyete ilişkin sert mesajlar verdi. Hürmüz Boğazı idaresinin eskisi gibi olmayacağını belirten İranlı Bakan, şu ifadeleri kullandı:
"Boğaz, Umman ve İran’ın egemenliği altındadır. İki ülke bundan önce boğazdaki hizmetleri ücretsiz sağlıyordu. Umman ile Hürmüz Boğazı’nın idaresine ilişkin olumlu görüşmeler yaptık. Kılıcımız, Hürmüz Boğazı’nın üzerinde olacaktır."
"Anlaşmanın başında İsrail rejimi geliyor"
Medyada dolaşıma giren bazı taslak metinleri onaylamadığını ve gerçeği yansıtmadığını belirten Arakçi, İran'ın dondurulmuş varlıklarının iadesi için de özel bir mekanizma öngörüldüğünü aktardı. Yürütülen diplomatik sürecin sabote edilmek istendiğini savunan Bakan Arakçi, "Bu anlaşmanın düşmanları var ve bunların başında İsrail rejimi geliyor" dedi.
Tahran yönetiminin baskılara boyun eğmeyeceğini yineleyen Arakçi, "Eğer altyapımıza yönelik tehditler nedeniyle geri adım atacak olsaydık, bunu daha önce yapmış olurduk" diyerek sözlerini tamamladı.



