Dünyanın Yeni Yedi Harikası arasında yer alan ve Ürdün'ün kızıl kumtaşı kayalıklarına oyulan antik Petra şehri, yüzyıllardır tarihçilerin ve arkeologların ilgisini çekiyor. Sinema dünyasında ise bölge, özellikle Indiana Jones ve Son Haçlı Seferi filminde Kutsal Kase'nin saklandığı mekan olarak biliniyor. Ancak son keşif, film senaryolarını aratmayacak bir gelişmeye sahne oldu. Arkeologlar, Petra'nın en önemli yapılarından biri olan El-Khazneh (Hazine) tapınağının hemen altında, bugüne kadar bilinmeyen bir mezar odasına ulaştı.
2 bin yıllık mezarda 12 iskelet ve değerli eserler bulundu
Keşfin en önemli noktalarından biri, mezar odasının daha önce bulunan birçok mezarın aksine yağmalanmamış olması oldu. Discovery Channel'ın "Expedition Unknown" (Bilinmeyene Yolculuk) ekibinin de takip ettiği kazı çalışmaları, Amerikan Araştırma Merkezi (ACOR) yöneticisi Pearce Paul Creasman liderliğinde yürütüldü. Araştırma ekibi, öncelikle yer altındaki yapıları tespit etmek için gelişmiş yer radarı (GPR) teknolojisini kullandı. Elde edilen verilerin ardından Ürdün makamlarından alınan özel izinle kazı başlatıldı. Kazı sonucunda mezar odasında 12 insan iskeleti ve çeşitli değerli eserler bulundu. Mezardan bronz, demir ve seramik kaplar çıkarıldı. Belgesel sunucusu Josh Gates, keşifle ilgili yaptığı açıklamada, "Petra'nın bilimsel olarak incelendiği iki yüz yıllık süreçte daha önce buna benzer hiçbir şey bulunamadı. Dünyanın en çok ziyaret edilen, en göz önünde olan yapısının hemen altında bile hâlâ keşfedilmeyi bekleyen devasa sırlar var." dedi.
Kutsal Kase benzerliği dikkat çekti
Keşfi daha da dikkat çekici hale getiren detay ise mezarda bulunan seramik bir kadeh oldu. İskeletlerden birinin kollarının arasında bulunan kadehin, Indiana Jones filminde kullanılan ve hikayenin merkezinde yer alan "Kutsal Kase"ye büyük ölçüde benzediği belirtildi. Josh Gates bu benzerliği, "Tarihin sanatı taklit ettiği muhteşem bir tesadüf" sözleriyle değerlendirdi.
Mezardakiler kimdi?
Hazine binasının girişine yakın bir noktada bulunan mezarın, dönemin önemli kişilerine ait olabileceği değerlendiriliyor. Araştırmacılar, mezarda bulunan 12 kişinin antik Nebati Krallığı içinde yüksek statüye sahip kişiler veya kraliyet ailesi üyeleri olabileceğini düşünüyor. Arkeolog Pearce Paul Creasman, kemiklerin birbirine karışmamış ve eklemli halde bulunmasının bilimsel açıdan büyük önem taşıdığını belirtti. Kalıntılar üzerinde yapılacak DNA ve yaş tayini çalışmalarıyla Nebatilerin yaşam biçimi, beslenme alışkanlıkları, hastalıkları ve kökenleri hakkında yeni bilgiler elde edilmesi bekleniyor. Ayrıca çalışmaların, yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen El-Khazneh yapısının tarihine ilişkin yeni bilgiler ortaya koyabileceği ifade ediliyor.




