Dervişoğlu istifaların ardından sessizliğini bozdu: İlk kez ihanete uğramıyoruz
Dervişoğlu istifaların ardından sessizliğini bozdu: İlk kez ihanete uğramıyoruz
İçeriği Görüntüle

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sözcü gazetesinden Ali Macit'in sorularını yanıtladı. Çerçeve yasa ve "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan İmamoğlu, CHP Genel Başkanı'nın Meclis'teki konuşmasını "tarihî" bulduğunu söyledi.

İmamoğlu, Türkiye'nin uzun yıllardır terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirterek, "Genel Başkanımızın Meclis konuşmasını tarihî buluyorum. Ortaya koyduğu duyguya, düşünceye ve devlet sorumluluğuna yürekten katılıyorum. Türkiye’nin onlarca yıldır yaşadığı terör ortamında akan kan bizim kanımızdır. Geçen kırk yılda ülkemiz binlerce şehidini toprağa vermiş, fakat terör ortamı bitirilememiştir. Artık bunun sebebini sorgulamanın, gereğini yapmanın zamanıdır. Biz Türkiye’nin geleceğine, barış ve huzuruna 'evet' diyoruz" ifadelerini kullandı.

"Siyasi dizayn isteniyor"

İmamoğlu şöyle devam etti:

Daha evvel meclis çatısı altında bütün partilerin iradesiyle tespit edilen demokratikleşme iradesi hiçe sayılmış, AYM ve AİHM kararları dahi uygulanamamıştır. Barış diyen bizler sürekli olarak sürecin dışına itilmeye çalışılmış, tutuklamalar ve saldırılar ağırlaşmış, Erdoğan bu süreci ısrarla bir “siyasi dizayn sürecine” dönüştürmeye çalışmıştır. Biz onlara asla izin vermeyeceğiz!

Biz, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü ve 86 milyon yurttaşımızın eşitliğini en büyük güvencemiz olarak kabul ediyoruz. Bu temel duruşla, Cumhuriyetimizi demokrasiyle, birliğimizi adaletle, devletimizi hukukla güçlendirecek adımlar atmaktan geri durmayacağız."

"Değişimin ayak seslerini duyanlar, bundan korkanlar ve kaçanlar..."

Yeni Parti ile ilgili olarak da açıklamalarda bulunan İmamoğlu, "Yeni Parti, Türkiye siyaset tarihinin en kapsayıcı davetidir! 19 Mart ve 21 Mayıs darbeleri sonrasında büyüyen toplumsal itirazın, değişim talebinin ve demokrasi iradesinin yeni siyasal taşıyıcısıdır. Milletimizi, miadı dolmuş bu iktidarı göndermeye, milletin iktidarını kurmaya ve hep birlikte huzurlu bir nefes almaya davet ediyorum," diyerek partinin neyi değiştireceğini şu sözlerle açıkladı:

"Değişimin ayak seslerini duyanlar, bundan korkanlar ve kaçanlar, mutlak butlan isimli darbeyle, genel merkezi polis zoruyla basarak ve neredeyse iki yıldır yol arkadaşlarımızı tutuklayarak bizleri durdurabileceğini zannetmiştir. Karşılarındakinin milletin ta kendisi olduğu gerçeğini görmezden gelecek kadar korkak bir yolu tercih etmişlerdir. Bu yönleriyle Yeni Parti, önemli bir geçmişe sahip olan bu mücadelenin bizzat parçasıdır. Gelin ve bu büyük hikâyenin bir parçası olun, Türkiye’nin geleceği için bir tuğla da siz koyun."

"Bu mesele çoktan Ekrem İmamoğlu meselesi olmaktan çıktı"

"Bu mesele çoktan Ekrem İmamoğlu meselesi olmaktan çıkmıştır," diyen İmamoğlu, şunları kaydetti:

"Hakkımda açılmış yaklaşık yirmi farklı dosya var. Bu dosyalarda görev yapan hâkim ve savcıların görev yerlerinin sık sık değiştiğini görüyoruz. Bu yargılamalar kendi doğal seyri içerisinde mi ilerliyor? Duruşmaların televizyonlardan canlı yayınlanmasını istememizin nedeni de budur. Millet görsün. İddiaları görsün. Hakkımdaki tüm davalar gerçek dışıdır ve dayanaksızdır, en absürt haliyle karşımıza çıkmaktadır. Diplomadan casusluğa, Ahmak Davası’ndan rüşvet ve irtikaba kadar tamamı uydurmadır. Cumhurbaşkanının siyasi rakibini ve karşısındaki partiyi yargı kolları marifetiyle yok etme operasyonlarıdır."

"Benimle yüzleşmekten korkuyorlar"

"Adil yargılanma ve savunma hakkınızın güvence altında olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna İmamoğlu şu yanıtı verdi:

"Bırakın güvence altında olmasını, yaşadıklarımız savunma hakkının fiilen kullanılmasının önüne nasıl engeller konulabileceğinin ibretlik bir örneğidir. 6 Temmuz’da bir günde ve aynı saatlerde üç dava planlandı. Ertesi gün, salona getirilmedim. 8 Temmuz’da ise 143 ayrı eylem isnadına karşı ben ve avukatlarımın savunması için yalnızca bir gün ayrıldı. Şimdi soruyorum: Bunun adı savunma hakkı olabilir mi? Savunma hakkı, sanığa mikrofonu uzatıp “Konuş” demek değildir. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz sonsuz süre de istemiyoruz. Biz savunma hakkımızı istiyoruz. İddia makamına aylar boyunca hazırlanma imkânı tanınmışsa savunmaya da bu iddialara hakkıyla cevap verebileceği makul koşullar sağlanmak zorundadır."

Mohammed Salah açıklaması

İmamoğlu, Trabzonspor’da Mohammed Salah transferi hakkındaki soruyu da yanıtladı. "Transfer sebebiyle Trabzonspor yönetimini tebrik ediyorum," diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Ancak başarılı ve istikrarlı bir yönetim anlayışı ile kulübün kasasına 3-4 yıllık süreçte giren 50 milyon avro doğru değerlendirilmelidir. Böylesi önemli bir yıldızın, altyapı gerçeği ile varolması mecbur bir futbol şehri olan Trabzon’a hem maddi yükü azaltacak, hem de sosyolojik ve sportif olarak en yüksek faydayı sağlayacak şekilde ve çok yönlü bir projeksiyonla buluşabilmesini önemsiyorum. Umuyorum ki sayın başkan ve yönetim bu prensiple kulüp için oldukça yüksek bir meblağ olan transfer maliyetini, Trabzon ve Trabzonspor için faydaya dönüştürür."

Kaynak: Haber Merkezi