Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı’na katılan Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, Jin TV’de yayımlanan özel programda gazeteci Aysel Avesta’nın sorularını yanıtladı. Davet üzerine bir heyet olarak konferansta yer aldıklarını belirten Ahmed, ilk kez bu düzeyde temsil edilmenin sembolik ve siyasal açıdan önemli olduğunu dile getirdi.

Ankara Barosu’ndan Akın Gürlek’in atanmasının iptali için dava!
Ankara Barosu’ndan Akın Gürlek’in atanmasının iptali için dava!
İçeriği Görüntüle

Kürt özgürlük mücadelesinin uzun yıllar inkâr ve saldırılarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Ahmed, gelinen aşamada uluslararası bir platformda temsil edilmenin kazanımların korunması açısından anlam taşıdığını söyledi. Suriye’de eski rejimin yıkılmasının tek başına istikrar getirmediğini ifade eden Ahmed, “Biz de yeni Suriye’nin inşasında varız ve ortağız” diyerek her görüşmede Kürtlerin haklarını gündeme taşıdıklarını aktardı.

Türkiye’nin yaklaşımı ve entegrasyon süreci

Türkiye’nin konferanstaki tutumuna ilişkin değerlendirmesinde Ahmed, bugüne kadar kendilerine yönelik olumsuz bir yaklaşım sergilenmediğini belirtti. Türkiye ile komşu olduklarını ve geçmişte ciddi sorunlar yaşandığını anımsatan Ahmed, mevcut süreçte olumsuz bir tavırla karşılaşmamış olmanın memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Konferansta Türk yetkililerin, özellikle MİT temsilcilerinin de bulunduğunu söyledi.

Entegrasyon meselesinin uluslararası çevrelerin yakından izlediği başlıklardan biri olduğunu kaydeden Ahmed, sürecin doğru ve kapsayıcı ilerlemesinin yalnızca Suriye’yi değil komşu ülkeleri de olumlu etkileyeceğini dile getirdi. Birçok devletin Suriye’deki gelişmeleri adım adım takip ettiğini vurguladı.

SDG ile Şam arasında 30 Ocak’ta duyurulup 2 Şubat’ta yürürlüğe giren anlaşmaya rağmen Kobani’ye yönelik ablukanın sürmesine değinen Ahmed, bu konuyu Şam heyetiyle yaptıkları görüşmelerde gündeme getirdiklerini söyledi. Entegrasyon sürecinin tüm maddeleriyle hayata geçirilmediğini, bazı başlıklarda pürüzler bulunduğunu belirtti.

Ablukanın bir an önce sona ermesi gerektiğini vurgulayan Ahmed, güvenlik güçlerinin entegrasyonu konusunda yaşanan sorunların diyalogla aşılabileceğini ifade etti. Suriye ordusunun cephe hatlarını geri çekmesinin süreci hızlandıracağını dile getiren Ahmed, Kobani’de ilerlemenin ağır seyrettiğini ancak görüşmeler sonrası çözüm umudu taşıdığını kaydetti.

Paramiliter güçlerin kontrolündeki Afrin ve Serekaniye’ye ilişkin konuşan Ahmed, insanların evlerine ve topraklarına dönebilmeleri için güvence sağlanması gerektiğini söyledi. Bu amaçla bir komite kurulmasının önemine dikkat çeken Ahmed, dönüşlerin güvenli şekilde gerçekleşmesinin temel şart olduğunu ifade etti.

Entegrasyon sonrası sistemin nasıl şekilleneceğine ilişkin değerlendirmesinde Ahmed, alt kademedeki kurumlarda büyük değişiklik beklenmediğini, ancak üst kurumların yapısına dair görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Kadınların savunma mekanizmalarındaki varlığının esas olduğunu vurgulayan Ahmed, farklı formüller tartışılsa da kadınların örgütlü biçimde sistem içinde yer almasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Ana dilde eğitim doğal haktır

Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtçe eğitime dair kararnameye de değinen Ahmed, haftada iki saat seçmeli ders uygulamasının yeterli olmadığını söyledi. Ana dilde eğitimin doğal bir hak olduğunu vurgulayan Ahmed, yıllardır Kürtçe eğitim alan öğrencilerin bir anda başka bir dile yönlendirilmesinin gerçekçi olmadığını ifade etti. Bu konuda karşılıklı heyetler oluşturularak görüşmeler yapılması gerektiğini aktardı.

Demokratik Ulus ve kadınlara çağrı

Demokratik Ulus Paradigması’na yönelik eleştirileri de değerlendiren Ahmed, sistemde yaşanan sorunların tümden reddiyeyi haklı kılmayacağını söyledi. Geçmiş deneyimlerden ders çıkarılması gerektiğini ifade eden Ahmed, Kürtler ile Araplar arasında gerilim yaratılmasının kimseye fayda sağlamayacağını belirtti.

Kadınlara da özel bir çağrıda bulunan Ahmed, yeni sistemlerin yeni fırsatlar doğurduğunu, ancak örgütlü olunmadığı takdirde bu fırsatların kaybedilebileceğini vurguladı. Sadece Kürt kadınlarının değil tüm kadınların sesini yükseltmesi gerektiğini dile getiren Ahmed, mücadelenin büyütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: MA