İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 1995 yılında gözaltında kaybedilen ve ailesinin 110 gün süren arayışı sonucunda işkence izleri taşıyan bedeni kimsesizler mezarlığında bulunan Rıdvan Karakoç'un zamanaşımına uğrayan davası için adalet çağrısı yapmaya hazırlanıyor.

Karakoç'un nasıl kaybedildiğine, kimler tarafından öldürüldüğüne ve sorumluların neden yargılanmadığına ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmediğini vurgulayan İHD, zamanaşımı kararına itiraz etmek ve adalet taleplerini paylaşmak üzere 18 Eylül 2026 Cuma günü saat 13.00'te İstanbul Anadolu Adliyesi'nde basın açıklaması gerçekleştirecek.

Rıdvan Karakoç'un kaybedilişi ve aradan geçen 31 yıl

Rıdvan Karakoç'un ölümünün insanlığa karşı işlenen ağır bir suç olması nedeniyle zamanaşımına tabi tutulamayacağını belirten kurumun açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Rıdvan Karakoç, 1995 yılında gözaltına alınarak kaybedildi. Ailesinin 110 gün süren ısrarlı arayışı sonucunda, ağır işkence izleri taşıyan bedeni Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’nda bulundu. Rıdvan’ın bedeni resmî kurumlarda dolaşmış, günlerce Adli Tıp Kurumu’nda bekletilmiş, emniyette parmak izi bulunmasına rağmen 'kimliği meçhul kişi' olarak defnedilmişti. Aradan 31 yıl geçti. Ancak Rıdvan’ın nasıl kaybedildiğini, kimler tarafından öldürüldüğünü ve sorumluların neden yargılanmadığını ortaya çıkarmak için etkili bir soruşturma yürütülmedi."

ETHA muhabiri Elif Bayburt tahliye edildi
ETHA muhabiri Elif Bayburt tahliye edildi
İçeriği Görüntüle

"Zorla kaybetme zamanaşımına tabi tutulamaz"

Yargı makamlarının kendi yerine getirmediği soruşturma yükümlülüğünün sonucunu zamanaşımı gerekçesiyle dosyanın kapatılması yoluyla aileye ödetmek istediği ifade edilen açıklamada, zorla kaybetmenin insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suç olduğu yinelendi. Devletin etkili bir soruşturma yürütme yükümlülüğünü zamanaşımı gerekçesiyle ortadan kaldıramayacağı vurgulanarak, zamanaşımı kararına itirazı ve adalet talebini duyurmak üzere herkes Anadolu Adliyesi önündeki buluşmaya davet edildi.

Rıdvan Karakoç kimdir?

1961 doğumlu Rıdvan Karakoç İstanbul’da yaşıyordu. Kürt siyasi partileri ile sanat ve kültür kurumlarında çalışmalar yürütüyordu. 1994 yılında gözaltındaki bir kişinin verdiği ifade doğrultusunda hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

Ailesinin beyanlarına göre “Rıdvan’ı bize getirin; getirmezseniz gördüğümüz yerde öldürürüz” tehditleri aldığı için bir süre hakkında yakalama kararı ile yaşayan Karakoç, 15 Şubat 1995 tarihine kadar ailesi ve uzun süre İHD başkanlığı yapmış avukatı Eren Keskin ile düzenli haberleşti.

Avukatının beyanlarına göre 15 Şubat 1995'ten itibaren kendisinden haber alınamayan Karakoç'un evinin etrafındaki polis ablukası kaldırıldı ve baskınlar sona erdi. Kendisinden bir daha haber alınamayan Karakoç'un ailesi, tüm yetkili kurumlara başvursa da sonuç alamadı.

Ailenin 110 gün süren ısrarlı arayışının sonucunda, 34 yaşındaki Rıdvan Karakoç’un bedeni Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’nda bulundu. Karakoç'un cesedinin savcılık dâhil tüm resmi kurumlardan geçtiği, günlerce Adli Tıp Kurumu’nda bekletildiği ve emniyette parmak izi olmasına rağmen “kimliği meçhul kişi” olarak defnedildiği açığa çıktı.

Beykoz Cumhuriyet Savcılığı tarafından 30 yıldır yürütülen soruşturmada deliller toplanmadığı için dosya zamanaşımına uğradı.

Kaynak: Haber Merkezi