Derin ekonomik kriz nedeniyle fiilen iflas eden Lübnan, Merkez Bankası’ndaki 280 tonluk altın rezervinin bir kısmını satmayı tartışıyor. Yaklaşık 45 milyar dolar değerindeki altın stoku, kısa vadede nakit akışı sağlayabilir; ancak uzmanlar uzun vadeli finansal riskler konusunda uyarıyor.
Ekonomik kriz derinleşiyor
2019’dan bu yana Lübnan lirası yüzde 90’dan fazla değer kaybetti. Bankalardaki döviz hesaplarına erişim büyük ölçüde kısıtlandı. Hiperenflasyon, işsizlik ve kamu hizmetlerindeki aksama derinleşirken, Lübnan birçok uluslararası kuruluş tarafından fiilen iflas etmiş ülkeler arasında gösteriliyor.
280 ton altın: Bölgenin en büyük rezervlerinden
Lübnan Merkez Bankası (BDL) 280 tonun üzerinde altın rezervine sahip. Yaklaşık 45 milyar dolar değerindeki bu stok, Suudi Arabistan’dan sonra bölgede ikinci sırada bulunuyor. Altın, yıllardır Lübnan’ın ekonomik güvencesi ve stratejik varlığı olarak görülüyor.
Altın satışı: Çözüm mü, risk mi?
Bazı siyasetçiler ve bankacılar, altın satışının kısa vadede likidite sağlayarak kamu finansmanını rahatlatabileceğini savunuyor. Özellikle dış borç yükü ve kamu maaş ödemeleri için nakit ihtiyacı öne çıkıyor.
Ekonomistler ise temkinli yaklaşım sergiliyor:
-
Altın satışı geçici nakit sağlayabilir
-
Uzun vadede finansal güveni zedeleyebilir
-
Rezervlerin azalması kredi notunu düşürebilir
-
Stratejik varlığın kaybı ekonomik kırılganlığı artırabilir
Uzmanlar, satışın dikkatli planlanması gerektiğini vurguluyor.
Yasal ve uluslararası faktörler
1986 tarihli yasa gereği, Lübnan altın rezervlerinin satışı için parlamentonun özel onayı gerekiyor. Bu durum süreci siyasi olarak karmaşık hâle getiriyor.
Kulislere göre, altın satışı Uluslararası Para Fonu (IMF) ile olası bir mali destek programı çerçevesinde gündeme gelebilir. Maliye Bakanlığı kaynakları ise altının kamu bütçesi açısından kritik bir varlık olduğunu belirterek, satış kararının “kamu yararı gözetilerek” alınması gerektiğini ifade ediyor.




