Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde oluşturulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” çalışmalarını tamamladı. 68 sayfalık raporun bugün oylanması bekleniyor. Raporda “umut hakkı” başlığına doğrudan yer verilmediği, ancak infaz sürelerine ilişkin ceza hukukunun evrensel ilkelerine atıf yapıldığı belirtildi.
Sözcü'de yer alan habere göre Öcalan tahliye edilirse bir büyük şehirde yaşamasının güvenlik ve bulunduğu mekanın ziyaretçi trafiği yönünden sorun yaratacağı değerlendiriliyor. Bu nedenle İmralı’daki bir evde kalması, koster seferleri ile taşınacak ziyaretçileri ile görüşebilmesi, internet aracılığı ile dünya ile iletişim kurabilmesi gibi düzenlemeler gündeme gelecek.
Mandela'da benzer süreci yaşamıştı
Öcalan’ın durumu Güney Afrika’daki Nelson Mandela’ya uygulanan yöntem konusunda da benzerlik taşıyor. Mandela da “halkı kışkırtmak, sabotaj ve suikastler düzenlemek” gerekçesiyle 1964’te ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 27 yıl süreyle Güney Afrika’daki Robben Adası’ndaki (Fok Adası) cezaevinde kaldı. 1990 yılında devlet başkanı De Klerk tarafından affedildi. Mandela da bir süre daha adada kaldı ve daha sonra normal hayata döndü. 5 Aralık 2013’te öldü.
Bakırhan, liderler zirvesi çağrısında bulunmuştu
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin dünkü Meclis grup toplantısında, tüm siyasi partilere seslendi. Bakırhan, bütün siyasi partileri, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde bir zirvede toplanmaya çağırdı. Bakırhan, “Artık ayrımızı, gayrımızı bir tarafa bırakalım. Türkiye’nin iyiliği ve barışı için siyasi liderler olarak bir araya gelelim, çözümü konuşalım” dedi. Bakırhan, Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşullarının fillî değil, resmî ve yasal bir düzenlemeyle güvence altın alınması gerektiğini söyledi.




