Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, bugünkü köşesine hobi bahçelerine yönelik başlayan tartışmaları taşıdı. Geçen hafta toplanan AK Parti MKYK’da konuşulanları yazan Babacan, "Osman Gökçek’in ‘Oy kaybederiz. İnsanlar çocuklarıyla hafta sonu nefes alıyor. Çok tepki var’ sözleri konuşulsa da perde arkasında ciddi bir kriz var. O kısmı hiç konuşulmadı." ifadelerini kullandı.

Babacan’ın hobi bahçeleriyle ilgili yazısı şöyle;

"Herkes iktidar partisinin son MKYK toplantısındaki ‘hobi bahçesi’ tartışmasını Osman Gökçek’in sözleri üzerinden tartışsa da toplantıda düzenlemeye sahip çıkan ve ‘Bu gıda güvenliği demektir. Tarım arazileri talan ediliyor. Derhal çözüm bulmalıyız’ diyenlerin olduğunu da unutmayalım. Şimdi, hangi lobinin kazanacağını, tarım arazilerinin yeni rant alanı yaratmak için yok edilmesine izin verilip verilmeyeceğini birlikte göreceğiz.

Hobi bahçelerinin kent rantı için yeni bir araç olarak kullanılması, tarım arazilerinin hobi bahçesi adı altında yok edilmesi, özellikle büyük kentlerin yakınındaki tarım arazilerinin hedeflenmesi, 500 bin liraya alınan bu alanların, birkaç yıl sonra 5-10 milyona satılması gibi gayet ‘planlı ve kasıtlı’ bir talan yapıldığından söz ediliyor.

AKP’nin son MKYK toplantısında bazı itirazlar nedeniyle yeniden gündem olan hobi bahçeleri düzenlemesinin hikayesi, 2020 yılına dayanıyor. O dönem, radikal maddeleri yine lobicilerin devreye girmesiyle tırpanlanarak kabul edilen o yasa, eğer bu 5 yıl içerisinde gerçek anlamda uygulansaydı bugünkü talan ortaya çıkmayacaktı.

İliç maden faciasında mütalaa sunuldu
İliç maden faciasında mütalaa sunuldu
İçeriği Görüntüle

Yani ‘hobi bahçeleri’ bu sürede 3 kat artmayacaktı. Nasıl olduysa, yasanın uygulama yönetmeliği 5 yıl boyunca çıkartılmadı ve neredeyse yasa hiç uygulanmadı. ‘Yönetmelik ne zaman çıkartıldı’ dersiniz, geçtiğimiz nisan ayında. Bu sürede tarım arazileri 3 kat daha fazla talan edildi.

***

Peki bu durum en çok nerelerde yaşandı?

Ankara başta geliyor. Şehre yakın tarım arazilerinde.

Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’ndeki tarım arazilerinde.

Çanakkale Biga, İzmir Kemalpaşa gibi ticari değeri olan yerlerde.

Bodrum ve çevresinde…

Sadece bölgelere bakınca amacın ‘domates yetiştirmek için hobi bahçesi kurmak’ olmadığı anlaşılıyor. Şehir merkezlerine ve tatil yörelerine yakın bu alanlar, zamanla kâr getiren rant alanlarına dönüştürülüyor.

***

Yeniden o toplantıya dönersek; Osman Gökçek’in “Oy kaybederiz. İnsanlar çocuklarıyla hafta sonu nefes alıyor. Çok tepki var” sözleri konuşulsa da perde arkasında ciddi bir kriz var. O kısmı hiç konuşulmadı.

Aynı toplantıda söz alan bazı MKYK üyelerinin bu yasaya sahip çıkmak gerektiğini, bunun iklim krizinin ve savaşın yaşandığı şu dönemde gıda güvenliği ve ekilebilir alanların korunması açısından çok önemli olduğunu söylediği biliniyor.

Konuşanlar, “Tarım arazilerinin yok edilmesi anlamına gelen bu durumun bir an önce durdurmamız gerekir. Bu affedilecek bir durum değil. Derhal çözmeliyiz. Bu gelecekte gıda arzı açısından hayati sorunları beraberinde getirir” değerlendirmeleri yapıldığı anlatılıyor.

***

Bu sevimli hobinin nasıl ranta ve talana dönüştürüldüğüne gelirsek;

Özellikle Ankara çevresinde yaşanan örnekler aktarılıyor. Tarım alanı talanında siyasiler, yüksek yargı organlarının üyeleri ve üst düzey bürokratların işin içinde olduğu kooperatifler rol üstleniyor.

Bu kooperatiflerin, Ankara’ya yakın tarım arazilerinde 500 metrekarelik alanları 1-2 milyon liraya alarak önce hobi bahçesi yaptığı, sonra da 10 milyon liraya varan değerlerle satıldığı öne sürülüyor.

İşi bilenler, ‘tarımsal koruma alanlarındaki yapılara yapı kayıt belgesi verilmez’ hükmünü anımsatıyorlar. İşte delme operasyonu burada yapılıyor. Her af düzenlemesinde bu yapılara 2B affı gibi bir af çıkartılıyor. Bu tarlalar 3-5 yıla kalmadan imara açılabiliyor.

Yeni kent rantının bu yöntem olduğu anlatılıyor. Bunu anlatanlar da yine iktidar partisi mensupları.

Tartışılan teklif ise ana unsurlarıyla iki madde içeriyor. 1- Yeni kooperatifler kurulmasını yasaklıyor. 2- Bu yapılara elektrik su gibi altyapı hizmeti götüren belediyelere ceza veriyor.

Şimdi hep birlikte göreceğiz. Bu talan kapısı açık mı bırakılacak? Yoksa duyarlı siyasilerin müdahalesiyle tarım arazileri kurtulacak mı?"

Kaynak: Haber Merkezi