İBB Başkanvekili Nuri Aslan Kanal İstanbul projesine ilişkin kritik açıklamalarda bulundu.
Aslan projeyle su kaynaklarının ciddi derecede tehlike altına girdiğine dikkat çekti.
Cumhuriyet’e konuşan doğru planlama ile İstanbul’un su sorunu bulunmadığını ancak bunun, gelecekte sorun yaşanmayacağı anlamına gelmediğini belirtti.
"Her yere su havzası yapamazsınız"
İstanbul’un suyunun üçte ikisinin Avrupa Yakası tarafından tüketildiğini, öte yandan su kaynaklarının ise yalnızca üçte birinin Avrupa Yakası’nda bulunduğunu belirten Aslan, “Kanal İstanbul projesi kapsamında Avrupa’nın en önemli su kaynaklarından olan Sazlıbosna havzasına 70 bin konut yapıldı. 19 Mart sonrası hızlanan bu süreç ile 120 bin konut yapılması hedefleniyor. Bu şekilde en önce korumamız gereken havza imara açılmış oluyor. Bu konuyla ilgili hukuki mücadelemize devam ediyoruz” dedi.
Projede İSKİ’den görüş ve onay alınmadığını ve mevcut haliyle bu projenin teknik olarak doğru olmadığının altını çizen Aslan, “Öncelikle bilinmeli ki her yere inşaat yapabilirsiniz ama her yere su havzası yapamazsınız. Su havzasında İSKİ’yi ve riskleri görmezden gelerek yapılaşmaya gidiyorsunuz ve sonra da buraya altyapı gerekli diyorsunuz. Bölgenin altyapı hizmetinin karşılanması ciddi bir zaman demek. Bu işlerin İSKİ’ye maliyeti yaklaşık 500 milyar lira. Bu, İSKİ’nin beş yıllık bütçesi demek. Beş yıl boyunca İSKİ’nin, çalışan maaşları da dahil hiçbir şeyi ödeyememesi demek” dedi.
Aslan sözlerine şöyle devam etti: “Öte yandan Sazlıbosna’da bulunan Sazlıdere barajı, İstanbul’un tamamının günlük suyunun yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor. Uzmanlar, Kanal İstanbul projesinden Terkos barajının da etkileneceğini söylüyor. Terkos İstanbul’un tamamının su ihtiyacının yaklaşık yüzde 17’sini, Avrupa Yakası’nın su ihtiyacının ise yarıdan fazlasını karşılıyor. Projeye girişenler Sazlıbosna’daki su havzasını devre dışı bırakıp uzun vadede dört baraj yaparak sorunu çözeceğini belirtiyor. Gelecekte yapılacak barajla bugünün su ihtiyacını koruyamazsınız.”



